Esra Cebeci

Esra Cebeci
@eesrace
“Hiç kitabınız yok mu?” dedim. “Burada kitap olmadan nasıl yaşıyorsunuz, diye sorabilir miyim? Doğruyu söylemek gerekirse, kitaplarımı elimden alsalar çıldırırım.
Bilgisayar Mühendisi
Kırıkkale Üniversitesi
Ankara
Ankara
28 okur puanı
Nisan 2021 tarihinde katıldı
Veronika Ölmek İstiyor
8/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2023 1. kitabı
Paulo Coelho Çok güçlü bir büyücü, bütün bir ülkeyi yok etmek ister, o ülke halkından herkesin su çektiği bir kuyuya sihirli bir madde atar. Kuyunun suyunu kim içerse delirecektir. Ertesi sabah, herkes kuyudan su çekip içer, hepsi de delirir. Sadece kraliyet ailesi, kendilerine ait özel bir kuyudan su çektiklerinden, büyücü de o kuyuyu zehirlemeyi beceremediğinden, delirmezler. Tabi kral çok kaygılanır, halkının sağlığını ve güvenliğini sağlamak için bir dizi emir verir. Ancak polisler ve müfettişler de halkın içtiği sudan içmiş olduklarından, kralını emirlerini saçma bulur uygulamazlar. Ülkede yaşayanlar kralın emirlerini duyduklarında onun çıldırdığına inanırlar, hep birlikte şatosunun önünde toplanıp tacını ve tahtını bırakması için gösteriler yaparlar. Umutsuzluk içindeki kral tahtından inmeye hazırlanırken kraliçe ona engel olarak der ki “Gel biz de o kuyunun suyundan içelim, o zaman biz de onlar gibi oluruz.” Ve öyle yaparlar. Kral ile kraliçe cinnet suyunu içip anında saçma sapan konuşmaya başlarlar. Bu durumda halk taşkınlığından dolayı pişman olur; öyle ya madem kral bu kadar bilgece konuşuyor, onu alaşağı etmenin bir anlamı yoktur. Ülkede barış ve huzur yeniden hüküm sürer, bu halk komşularından epeyce farklı bir hayat tarzı benimsemiştir ama kral ölümüne dek ülkesini yönetebilmiştir.” Delilik nedir? "Hepimiz şu ya da bu biçimde deliyiz zaten." Ya gerçekten hepimiz deliysek? Ya gerçekten yukarıdaki hikâye gibi hepimiz o sudan içmişsek? O zaman aslında, “delilik nedir?” yerine “normallik nedir?” , “Normal kimdir? “ sorularının cevaplarını mı aramalıyız? Veronika ölmek istiyor, bu soruları sorgulatan bir kitap. Kitapta ana karakterimiz Veronika, aslında normal, her şeyi yolunda olan bir hayata sahip. Veronika ise bu hayattan, her şeyin yolunda olmasından, güzel
Roman
Veronika Ölmek İstiyorPaulo Coelho · Can Yayınları · 2020102,4bin okunma
Reklam
8/10
·
Beğendi
Bugün sizlere GrishaVerse serisinin yan serisi diyebileceğimiz Kargalar Meclisi kitabından bahsetmek istiyorum. Bu iki kitaplık yan seri bence GrishaVerse serisinden daha başarılıydı. Kitap oldukça akıcıydı, olaylar ve karakterler çok iyi kurgulanmıştı ve kitapta her karakterin bölümleri vardı. Ben böyle yazılan kitapları daha çok seviyorum diyebilirim çünkü tek bakış açısı zamanla sıkıcı olmaya başlıyor GrishaVerse’de olduğu gibi. Kaz Brekker, kargaların soğukkanlı ve bir o kadar da zeki lideri. Lakabı, birçok işe bulaşmasından ve taktığı eldivenlerden dolayı kirlieller olarak bilinir. Kaz’ın gülümsediğine az rastlanır. Geçmişte yaşadıkları onu çok etkilemiştir ve kimseye sevgi beslemek istemez (inej’e bile). İnej Ghafa, namı diğer hayalet. Kaz’ın eli kolu hatta gözü kulağıdır. Şehirde olan biten her şeyi dinler ve Kaz’a getirir. Kaz’a büyük bir sevgi besler ama karşılığını alamaz, bunun nedenini öğrenmek ister ancak Kaz kapalı bir kutu olduğu için bir türlü sırlarını çözemez. Jesper Fahey ekibin nişancısı ve aynı zamanda yerinde duramayan, kötü bir espri anlayışına sahip şakacısıdır. Kumar oynamayı çok sever bu yüzden ekibin başını çok kez belaya sokmuştur ama yine de ekipteki herkes onu çok sever. Nina Zenik, ekibin güçlü grishası olan Nina bir cellattır. Matthias ile sürekli kavga edeler ama birbirlerin çok severler. Ekip için bir çok fedakârlık yapmıştır. Matthias Helvar: İntikam duygusuyla yaşayan bir frejdalıdır. Bir zamanlar soylu drüskelle askerlerinin üyesiyken Nina yüzünden atılır ve hapse düşer. Nina’yı öldürse mi sevse mi bir türlü bilemez. Ekipte olmayı hiç istemez ama planladığı başka şeyler yüzünden ekipte kalmayı kabul eder. Wylan: :Babasının varlıklı geçmişini arkasında bırakan, bomba ve kimya uzmanı bir kaçaktır. Ekibe birçok yararı
Kargalar MeclisiLeigh Bardugo · Novella Dinamik Yayınları · 20164,568 okunma
8/10
·496 syf.··
Beğendi
·
2021 24. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2021 03:59
Gölge ve Kemik' kitabıyla başlayan serinin ikinci kitabı olan 'Kuşatma ve Fırtına', fantastik sevenlerin heyecanla okuyacağı bir kitap ama maalesef seri kitaplarının ikincilerindeki durağanlık bu kitapta da var. Ancak yazarın sıra dışı yeni karakterleri ikinci kitaba dinamizm katmış. Özellikle korsan prens karakteri kendini çok sevdiriyor. Öyle ki zaten sonrasında sadece bu karakter hakkında bir kitap çıkarmışlar. (bkz. Yara İzi Kralı). Bu kitapta ilk kitabın sonunda Malyen ile birlikte kaçan Alina’nın aslında kaçamayacağı kaderine tanıklık ediyoruz. Serinin diğer kitaplarına göre daha çok olay içeren bir kitap olması yönünden kitabı beğendim ancak kitabı okurken Alina’dan çok fazla şey bekleyerek okuduğumu fark ettim, sonuçta büyüteçleri bulmuştu ve güçlü bir grishaydı ama yinede karanlıklar efendisine boyun eğiyor ve sürekli Malyen ile karanlıklar efendisi arasında kalıyordu. Ama sonradan aslında bu kitabın böyle olması gerektiğini anladım. Kitap bizlere güçlü bir kadını ya da savaşçı bir ruhu anlatmıyor. Sıradan olan ve hep öyle kalmak isteyen bir kızın kaderinden kaçmak isteyişini anlatıyor. Kitabı bu bakış açısıyla okursanız Alina’ya daha az sinir olabilirsiniz. Kitap yazarın artık alıştığım önemli tüm olayları son 100 sayfaya sığdırma geleneği ile yazılmış ve yine sonunda bir kaç küçük ve çok güzel mini hikâye barındırıyor. Yazarın sıra dışı karakterler ve ilginç olaylarla kurguladığı kitap sonunun heyecan ile bitmesiyle de, insanı 3. kitabı okumaya teşvik ediyor. "Her zaman böyle olmayacak. Özgür kaldığın günlerin sayısı arttıkça hayatın kolaylaşacak"
Kitap Yorumu
Kuşatma ve FırtınaLeigh Bardugo · Novella Dinamik Yayınları · 20195,4bin okunma
10/10
·448 syf.··
Beğendi
·
2021 23. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2021 17:04
Kitap bizlere Alina ve Malyen adında iki yetimin hikâyesini anlatıyor. Kitabın fantastik dünyasında Grishalar adında özel güçleri olan kişiler bulunuyor. Bu kişiler kendilerine yüce bilimlerin ustaları diyorlar ve ikinci ordu olarak adlandırılan orduyu oluşturuyorlar.(1.ordu insanlardan oluşuyor.) Kişinin Grisha olup olmadığı küçük yaşlarda yapılan bir testte anlaşılıyor. Küçükken bu testte Malyen’den ayrılmamak için hile yapan Alina 1.Orduda kartograf. Bir gün beklenmedik bir anda güçleri oraya çıkıyor ve çok nadir bulunan güneşin elçisi olduğu öğreniliyor. Böylece grisha evrenine adım atıyoruz. Kitap genel olarak akıcıydı. Yazarın ilk kitabı olmasına rağmen acemiliği çok hissedilmiyordu. Betimlemeler yerinde dil sade kullanılmış ve kurgu güzel oluşturulmuş. Uzun zamandır fantastik romanlara olan özlemim bu kitapla biraz yatıştı ama tabii ki daha güzel kurgu romanları okudum. Her ne kadar kitabın kurgusu ve anlatımı güzel olsa da ilk 100 ve son 100 sayfalar haricinde boş geçen bir kitap. Bu yönden kitabı sevmedim sürekli temponun yüksek olması bu tarz kitaplara daha çok yakışıyor. Bunun haricinde karakterler de daha iyi işlenebilirdi yani kitabı sürekli Alina anlatımıyla değil başka karakterlerin anlatımlarıyla da okuyabilirdik. Böylece kitabın orta kısımları daha iyi olabilirdi. Ergen tavırlı, ne istediğini bilmeyen başkarakter sorunu maalesef bu kitapta da karşımıza çıktığı için bakış açısı değişimi bu kitaba dinamiklik kazandırırdı diye düşünüyorum. Yazar her kitabın sonuna kısa bir kaç hikâye yazmış. Hikâyeler kısa olmasına rağmen koca bir romana sığacak cinste güzelliğe sahipler. Bu hikâyeleri çok sevdiğimi söylemeden geçmeyeyim. Kısacası birkaç eksi yönüne rağmen fantastik sevenler için okunulabilecek bir kitap. Benim puanım ise bu kitaba 10 üzeriden 8.
Kitap Yorumu
Gölge ve KemikLeigh Bardugo · Martı Yayınları · 20207,4bin okunma
Puan vermedi·500 syf.··
Beğendi
·
2021 21. kitabı
Uğultulu Tepeler – Kitap eleştirisi Uğultulu tepeler Emily Bronte tarafından yazılan ve herkesin çok severek okuduğu bir kitap. Ayrıca Emily Bronte’nin ilk ve son kitabıdır. Kitap her ne kadar klasikler arasında mutlaka okunması gereken bir aşk kitabı olsa da bence hiçbir beklentiyi karşılayamayacak bir kitap. Kitapta bir olay örgüsü yok. Kitap tamamen karakter analizi üzerinden devam ediyor. Öyle ki çok fazla benzer isim olduğu için (başından sonuna kadar) karakterleri ayırt etmek çok zor oluyor. Karakter analizi ise bu kitaptaki karakterler için dayanılmaz derecede sıkıcı, sinir edici, iç karartıcı. Özellikle Heatcliff adlı karakter okurken kendinden tiksindiriyor, nefret ettiriyor. “Böyle insanlar olabilir mi? Bu bir aşk mı? “ diye sorgulamaktan kitaptan keyif alamıyorsunuz (ki zaten keyif alınacak bir tarafı yok). Kitap sürekli Heatcliff’in Catherine’e olan sevgisini anlatıyor. Ama bu nasıl bir sevgi bir türlü anlayamıyorsunuz. Buna çocuğunu döverek seven bir anne örneğini verebiliriz. Hırçın, nefret dolu, saplantılı ve psikopatça bir aşk. Buna aşk demeye bin şahit ister. Kitabı evin eski hizmetçisi, çocukların bakıcısı aynı zamanda Heatcliff ve Catherine‘nin arkadaşı Nelly Heatcliff’in yeni kiracısına anlatıyor. Burada ki saçmalık ise 50-60 yaşlarındaki bir kadının her detayı asla atlamadan ve dün yaşanmış bir olay gibi hatırlayarak yeni kiracıya anlatması. Belki kitap Catherine’nin ya da Heatcliff’in bakış açısından yazılmış olsa daha derin duygular barındırabilirdi. Gerçekten en sevmediğim kitap olarak uzun bir süre yerini koruyacak.
Eleştiri
Uğultulu TepelerEmily Brontë · Martı Yayınları · 201257,8bin okunma
Reklam