esra v.

Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bir de benim bu konu vesilesiyle Okyanus'tan yeni öğrendiğim bir şey oldu ki “matara” olarak bildiğimiz su kabının aslı “mathara” imiş yani temizlik kelimesi ile irtibatlı. Rasulü Ekrem Söyledi, İşiten Türk Oldu isimli lügatinde Muammer Parlar kardeşimiz önceden bunu fark ederek kaydetmiş. Muttaki Müslüman cihetinden suyun ilk akla gelen vazifesi temizlik olduğu için içerisinde bulunan şeye, temizlik ihtiyacını diğer ihtiyaçların üstünde tutarak böyle bir isimlendirme yapılmış. Namazın namaz olabilmesi için en önde gelen iki şart taharettir: “hadesten taharet, necasetten taharet”. Su önce bu işe yarar, sonra diğer ihtiyaçlar için kullanılır; mathara yani temizlik aleti.
Sayfa 40 - Tiyo, Okyanus; Mütercim Asım Efendi'nin Arapçadan Okyanus ismiyle tercüme ettiği lügat
Dokunmak
Süleyman Çelebi’nin Mevlidinin bazı tarihçilerin “fetret devri” dedikleri zaman diliminde kaleme alındığını hatırdan çıkarmayın. Türkler hem kendilerine, hem de ötekilerine şiirle dokunmağı başardılar. Olduysa yine olmaması için hiçbir sebep yok. Olduysa olmamış saymanın da hiçbir imkânı yok. Eğer Türklere dokunan Mevlid yerini bulamamış olsaydı ne kendinden önceki Yunus Emre’ye, ne de kendinden sonraki Karacaoğlan’a konulmağa değer bir yer bulabilecektik. İsmet Özel istiklalmarsidernegi.org.tr/IsmetOzel?Id=81...
Peki, ama ‘ceza ne' diye sorulabilir. Ceza içimizdeki irade ile dışımızdaki irade arasındaki çatışmadır. Fakat bu çatışma yakından bakan için böyledir. Yakından bakan külli iradenin cüzi iradeye, hayır herkesin anlayacağı şekilde söyleyeyim, kuşatıcı iradenin kuşatılmış iradeye cebrettiğini görür. Biraz uzaklaşan kuşatılan iradenin kuşatıcı irade içinde kaybolduğunu görür. Biraz daha uzaklaşan sadece kuşatıcı iradeyi görür. Ortada ne çatışma, ne ceza, ne de mükâfat vardır. Tek bir şey kalmıştır. “O” ve “O’nu kuşatacak hiçbir şey olamayacağına göre burada hüküm şudur: sadece “O’nun var olduğu yerde çatışmadan, ikilikten bahsedilemez. Fakat bunu kim söyleyebilir? Yani yalnızca “O”nun var olduğu ve kendisinden başka hiçbir şeyin görülmediği uzaklığa hangi göz temas edebilir? Yalnızca "O'nun gözü. Öyleyse çatışma yalnızca “O”nun için yoktur.
Sayfa 441 - litera
Nilüfer (5) sabahtan beri kıkır kıkır gülüyor neden bu kadar çok gülüyorsun diye sorduğumda cevabı; çünkü bütün dünyalılar benim gülmemi beğeniyor, oldu:)