Resûlullah (sallallahu aleyhi vessellem), Ebû Hüreyre'ye şöyle buyurmuştur;
" Ey Ebû Hüreyre, ailene namaz kılmalarını emret; şüphesiz Allah sana hiç ummadığın yerden rızık verir."
Ezan okuyanı ve kâmet getireni duyan kimse onun söylediklerini aynen tekrarlar, ancak:
hayye ales salâh ve hayye alel felâh
"Haydin namaza, haydin felâha"
sözlerini duyunca, her birinden sonra:
Lâ havle velâ kuvvete illâ billâh
"Günahtan kaçacak güç, ibâdet edecek kuvvet ancak Allah'ın yardımı ile kazanılabilir" der
Düşün ki her an ben değişiyorum, her an sen değişiyorsun, buna rağmen birbirimizi nasıl tanıyabiliyoruz? Bu kaçan benliklerimizi birbirimizde aramak tecessüsü olmasaydı bir saniye konuşabilir miydik?