Ebu Hureyre'nin (r.a.) rivâyetine göre, Rasülullah (sav) şöyle buyurdular: " Öyle bir devir gelecek ki, insanoğlu, aldığı şeyin helâlden mi, haramdan mı olduğuna hiç aldırmayacak.Böylelerinin hiçbir duası kabul edilemez."
Cemil Abi! Haklısın, mevsimler kaçınılmaz olarak değişiyor. Bizim zahiri tabiatımız, yani bedenimiz de mevsimlerini kaçınılmaz yaşıyor, yaşlanıyor, ölüyor. Ama mevzu bu değil. Mevzu, içimizdeki tabiat değişiyor mu? Gönlümüz çiçeklendi mi? Yaz çilesini çekti mi? Çile çekip meyveye durdu mu? Bu meyveler derildi mi? Ölüme ve yıkıma hazır mı? Sonbahar faniliğini tattı mı? Tadıp da yokluğun sırrına erdi mi?
Ha? Erdi mi? Erenlerden oldu mu?
Bizim ihtiyacımız olan şey eğitim ütopyaları üretmektir. Yeni modeller, yeni mekanlar, yeni sınıflar, yeni öğretmenler, yeni kitaplar, yeni bir öğrenci hayal etmek. Bu mümkün mü peki? Mevcut eğitim, bize hayal kurmayı da büsbütün unutturmadıysa, evet mümkün.
Bazı şeyler hayatımızdan sessizce çıkıp gidiyor . Nasıl da kolayca razı oluyoruz . Hayır , belki direniyoruz bir zaman ; biz değilse bile hâlâ gelincik şurubu şişeleyen ninelerimiz direniyor . Ama işte , ellerimiz yana düşüyor ; nineler masallara bürünüp ; şuruplar , böğürtlen reçelleri , ayva tatlılarıyla birlikte gidiyorlar . Biz buzdolabının buz gibi yüzüne bakakalıyoruz , silkinip bir kola açıyoruz.