Insanlar başkalarının karşısında utanmamak için ne kadar çok cinayet işlediler, ne kadar çok savaşa girdiler biliyor musun? Utanmaktan çok korkar insanlar. O kadar çok korkarlar ki alçakça bir iş yaptıklarında ilk istekleri utanma duygusundan kurtulmaktır. Alçaklığa giden yol, utanmayı unutmakla açılır...
Niye alçakların çoğu kral, padişah ya da diktatör olmak ister? Çünkü utanılacak işler yapıp utanmamak en büyük iktidardır. Ve kral olmak o iktidarı ele geçirmektir...
Hayat ona bakan gözlere göre biçim değiştiren, bütün biçimi ve manası kendine bakanın zihninde şekillenen büyülü bir varlık. Hayatın kendine ait bir hakikati var ama o hakikati hiçbir insan, kendi zihninin sınırlarını aşmadan göremez. Kimse de kendi zihninin ötesine geçemeyeceğinden hayat hepimiz için çözülemeyecek bir sır olarak kalacak...
Insan zihninde dolaşabilseniz belki bir düşüncenin izlerini bulabilir, nasıl doğduğunu, nerelerden geçtiğini, hangi düşüncelere çarptığını, nasıl biçimlendiğini anlayabilirsiniz ama bir duygunun izlerini asla bulamazsınız. Düşüncelerin berraklığı duygularda yoktur...
Kadınların arada bir kalbini kırmalı.
Arada bir üzmeli onları.
Sorsak, "Evet öyledir, arada bir kalbimizi kırmalı erkekler," diyecek bir kadın bulamayız.
Ama, kalbini hiç kırmamış bir erkeğe deli gibi aşık olmuş bir kadın bulabilir miyiz, ondan da kuşkuluyum...