ay ışığının gözlerimi açık bıraktığı bu gece, pencereden dışarıyı seyrediyorum. eğer karşı evde oturuyor olsaydın, senin sabahların için begonyalar alırdım. hala çocuğum, hala şarkıma ve bu sokağa borçluyum, derdim. dünyanın bütün sabahlarına, uyanmak istemediğim rüyamı anlatarak, gelişimi hızlandırır; tuhaf, belki de zamansız aşk mektubuma ismini yazmayı başarabilirdim...
Ve ben, hiç etliye sütlüye karışmadan, bu çekilen acılar bir düşmüş ve hayat da, sürükleyici bir tragedyaymış da, insanın bir aşamaya varıp eyleme katılması sanki bir kabalık ve bönlükmüş gibi, dinliyordum
Haklıymışım. Bugüne kadar elimde olan yahut olmayan nedenlerle, bazen bile isteye, bazen ister istemez aşktan(aşklardan) kolaylıkla caydım da denize duyduğum aşk hep yerli yerinde kaldı.