Çünkü öylesine derin yaşamışızdır ki
Bu ışığın bize verdiği günleri!
Hava güzeldi daima, ölünecek kadar güzel, Etraftaki kırlar ıssızdı,
Duyardık yalnızca soluduğunu toprağın
Ve gıcırdadığını kuyu zincirinin, nedeni
Fazla gök gibi kovadan diişen zamanın. Çalışırdık şurda burda, büyiik odalarda, Konuşurduk pek az, paslı bir sesle
Saklandığı gibi bir anahtarın bir taşın altında. Gelirdi bazen gece, yularların ucundan,
Üstü sivah tonozla örtülü vetkin kadın, iten Hayvanlarını, sessiz, sürekli güneşin sularında.
Evet, geceyle
Anlam ihtiyacının
İmgenin soğuk bağrına uzun süre dayandığı
Ve tek başına, içi çok sıkılmış,
Başka bir yana döndüğü, boş arzunun burçları altında.
Arzu Aşk olmuştu gecesel yollarıyla Yüzyıllar hüznünde; ve anlaşılmış Güzellikle, kabul edilmiş sınırla, bellekle Aşk, zaman, taşıyor çocuğu, ki işarettir.
Ve bizim içimizde ve bizden, hâlâ Birbirimiz için öylesine karanlık, ki bu Hatadır ama mukadder, söz
Bitmemiş olduğundan daha varlık gibi,