Ben kapının kumaşıyım,
Gök değiştirmek için suya batırılmış,
Öğleden sonraya denizötesiyle kenar baskısı yapıyorum, Oyunuyum vücudu üstündeki birkaç gölgenin.
Ama daima vc açıkça görüyorum
Kara lekeyi de imgede, duyuyorum Müziği delen çığlığı, biliyorum içinde
Anlamın sefaletini. Hayır,
Biçim değiştirmeler değildir isteyebileceği
Yerimizin, acısında. Ben umudu söylüyorum,
Onun sevincini, onun kocaman salkım ateşini,
Her gecenin şimşeği çarptığında cama,
Şeyler toplandıklarında şimşekte
Kaynak verinde gibi, ve yollar
Işır bahçelerinde şimşeğin, güzellik
Taşır oraya gezgin adımlarını... Ben düşü söylüyorum, Ama bu yalnızca dinlenmesi içindir yaralı sözcüklerin.
Ben güneş,
Duruyorum dünyanın doruğunda taşlarda.
Söz
Çarmıhtan kurtarılmış. Keneviri görünümün, Sonunda suya bastırılmış.
Sabır
İstemiş ve bilmiş olan. Taç
Yanmaya hakkı olan.
Ben bulut
Razı oluyorum. Ben akşam yıldızı
Razı oluyorum.
Ben olgunlaşmış dünya salkımları,
Ben yola çıkışı
Gecikmiş duvarcıların köylere doğru,
Ben gürültüsü yük arabasının, kaybolan,
Razı oluyorum.
Ama, geç vakit,
Gökyüzünün solmuş kırmızısı
Ona yetecektir, sonsuzluğu için dönüşün Taşlarda, ki irileşmiş
Hâlâ aydınlık dorukların çekimiyle.
Yalnızca hiçin gücü olarak, Hiçin ağzı, tükürüğü, Bağırıyorum,
Ve üstünde sen, ben vadisinin Kalıyor sevinç çığlığı saf biçiminde.
Evet, ben akşamın taşları, aydınlanmış, Razı oluyorum.
Evet, ben su birikintisi
Gökten daha geniş, çocuk
Onun çamurunu kımıldatan, süsen çiçeği Dinmez, anisiz yansımalarında
Suyun, ben, razı oluyorum.
Ve ben ateş, ben
Ateşin gözbebeği, dumanında Otların ve yüzyılların, razı oluyorum.