enfâl

enfâl
My home is Where My heart beats
469 okur puanı
Temmuz 2017 tarihinde katıldı
Buluşalım Öylesine yüksekte ki ışık taşmakta gibidir Birbirine karışmış saatin ve çığlığın kadehinden, Saydam bir akış, içinde Bolluktan başka bir şey kalmayan, belirtilmiş. Buluşalım, alalım Avuç dolusu saf çıplak varlığımızı Sabahın yatağından ve akşamın yatağından, Zamanın izini kazdığı her yerden, Değerli suyun buharlaştığı her yerden, Birbirimize doğru yönelelim, sanki sonunda Her birimiz bütün hayvanlar ve şeyler, Bütün ıssız yollar, bütün taşlar, Bütün akışlar, bütün madenler. Bak, Burada çiçeklenir hiç; ve onun taçlan, Onun şafak ve günbatımı renkleri, onun Yeryüzüne gizemli güzellik katkıları Ve onun koyu yeşili bir de, ve onun dallarında rüzgâr, Bizim içimizde olan altındır: maddesiz altın, Sürmemenin, sahibolmamanın altını, Rıza göstermiş olmanın altını, tek alev İmbiğin biçim değiştirmiş yamacında.
Sayfa 99
Edebiyat
Reklam
Şafakta Daha hızlı olacaktır gök. Bir çember, Aldırışsızlığın gürlediği. Işık Tanrının yerinde. Nerdeyse ateş, görüyor musun, Gece yağmuru suyunun gerdelinde.
Sayfa 89
Edebiyat
Çarpışmayı bırakmış iki savaşçı mı, Yatışmamış düşen iki sevgili mir Hayır, ışık ışılda oynamaktadır Ve işaret hayattır Var olanın saydamlığı ağacında.
Sayfa 97
Edebiyat
Elini ver bana dönüşsüz, Günbegün taşlardan - Işıkta geciken düşlerden Ve sonsuzun kötü arzusundan arındırdığım belirsiz su. Bitmesin kaynağın nimeti Kaynağın yeniden bulunmuş olduğu anda, Ayrılmasın uzaklar Bir kez daha yakından, Artık kurumuş değil de tatsız olan suyun tırpanı altında. Elini ver bana ve önümden git ölümlü yazda Bu değişmiş ışık gürültüsüyle, Dağıl, ben dağılırken, ışıkta.
Sayfa 87
Edebiyat
Ama seni unuturken seninleyim, Parmaklarımı mı gevşetiyorsun, Avuçlarımla bir kadeh mi yapıyorsun, Ben içiyorum, senin susuzluğun yanında, Sonra bırakıyorum suyun akmasını bütün gövdemize.
Edebiyat
Reklam