Puan vermedi
kitap kulübü ile okuma listesine almamış olsak, asla okumayacağım, merak edip elime almayacağım kitaplardan biriydi. fazla aşk dolu olacağını düşünerek asla yanaşmazdım açıkcası. keza filmini de izlemiş ama pek beğenememiştim. ama nasıl oldu ise, 2 günde bitirdiğim kitaplar arasına giriverdi. dilinin o akıcılığı, merak uyandıran unsurları... ingiliz toplumunun günümüzde olduğu hale gelmeden önceki sınıf ayrımlarını o kadar incelikle anlatılmıştı ki kitapta, elimden bırakasım gelmedi açıkcası. evet önyargıların hoş olmadığını da bir anlamda kendi üzerimde de görmüş oldum. okuyunuz efendim, hiç bir kitap veyahut kişi, ilk sayfasından kendisini tamamen ortaya koyamaz. biraz irdelemek, biraz yakından bakmak, bir kaç sayfa okumak gerekir. sevgiler jane austen, bize bu kitabı armağan ettiğin için.
Aşk ve GururJane Austen · Antik Kitap · 201298bin okunma
8/10
·116 syf.··
2023 6. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 30 Mart 2023 00:00
uzun zamandır okuma listemde olan o kitap, evet sonunda okudum. üstelik bu kadar minik bir kitabı neden bekletmiştim bu kadar bilmiyorum. kitap, gerçekten çok güzel, akıcı. yazarın kendi içsel yolculuğu, vefat etmiş karısı ile kısa sohbetleri gibi. ama bir yas süreci aslında, bir özlem pınarı. bilmiyorum birçok yeri bana inanılmaz naif geldi. yazarın tarifine göre, bu kadar bencil bi adamın böylesine sevebiliyor oluşu gözümü yaşarttı. uzun bir yolculuk sonrası, eşi durakların birinde inmişte, o onun özlemi ile devam etmek zorundaymış gibiydi. okuyun okutturun efendim, ve yazarın itiraf ettiği gibi güzel sözler söylemek için insanların hayatınızdan çıkmasını beklemeyin.
DulJean-Louis Fournier · Yapı Kredi Yayınları · 20256,7bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
6/10
·191 syf.··
2026 26. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 10:46
Sardalye Sokağı, John Steinbeck 192 Sayfa, Sel Yayıncılık Sardalye Sokağı’nda yaşayan her bir birey kendine özgüdür. Ortak tek yönleri ise yaşam zorluğu çekmeleri, kazançlarını kolay kazanmamalarıdır. 1930lu yılların Amerika’sında konserveciliğin çok yaygın olduğu bir dönemi bir sokak üzerinden anlatır yazar bizlere. Direk ekonomiden, sosyal hayattan moda mod bahsetmez. Bize bunları karakterler üzerinden anlatmaya çalışır. Türlü meslek grupları peydah olmuştur bu sokakta. Sanatçılar, bilimle uğraşmaya çalışanlar, işçiler, fahişeler ve pek tabii aylak takımları da yer alır. Özellikle Mack ve tayfası üzerinden sokağı ve dönemin portresini bize çizmeye çalışır yazar. İyi niyet taşlarıyla döşenmiş yolların bazen iyiye çıkamayabileceğini göstermeye çalışmıştır. Alışılmışın dışında bir roman kaleme almış John Steinbeck. Roman kategorisinde görünse de farklı bir tür gibi. Sanki deneme ya da öykü okuyormuşuz gibi. Rahat okunan bir kitap. Her bölümde farklı bir karakteri tanıyoruz ve Sardalye Sokağı’na daha yakından bakma fırsatı yakalıyoruz. Hani bir bütünlük ararsanız tümünde kitabın, bulmakta zorlanabilirsiniz. Bütünden ziyade parçalara bakmayı tercih etmek kitaptan alacağınız keyifi artıracaktır diye düşünüyorum. Benim beklediğim gibi bir okuma deneyimi oluşmadı. Bunun sebebi yazarın birbirinden güzel dört romanını okumuş olmamdan kaynaklanıyor. Gölgesinde kaldı bu kitap ne yazık ki. Büyük beklentilerle başlamamak lazım hiçbir kitaba. Bunu da tekrar deneyimlemiş oldum diyebilirim. Okuma grubumuzla okuduğumuz sezonun son kitabıydı. Toplantısına katılmamış olsam da tatlı grup arkadaşlarım güzel kıyafet kombinleri ve yorumlarıyla hakkını vermişler kesinlikle. Kuşlar öyle söyledi :) Meraklılarına keyifli okumalar dilerim efendim. Sevgiler #alıntı ”Erkekler bir kadının
Edebiyat
Sardalye SokağıJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 20174,163 okunma
8/10
·104 syf.·
Beğendi
·
2026 28. kitabı
Erkeksiz Kadınlar, kadın özgürlüğünü tasvir ettiği için yayımlandıktan kısa bir süre sonra İran'da yasaklanmış. Toplumun ahlak kurallarına uymadığı için uyarılan yazar İran'ın terk edip Amerika 'ya yerleşmiş. Beş kadın beş ayrı hikaye. Ferruhlika, Zerrinkülah, Munis, Faize, Mehdoht. Aralarında bir öğretmen, bir fahişe, varlıklı bir ev kadınının Tahran'nın yemşeşil bir bağ evinde yolları kesişir. Bu kadınlar aile erkeklerinden ya da dışarıdaki erkeklerden şiddet görmüş, tacize uğramış, yok sayılmışlar. İran'ın yakın tarihini de tanıklık eden bu kısa kitap, kadınların dar alanlardan kaçarak özgürleşme isteğini anlatıyor. Okuyunuz efendim. Kitapla kalın sevgili arkadaşlar.
İnceleme
Erkeksiz KadınlarShahrnush Parsipur · Can Yayınları · 20242,184 okunma
Ölmüşüm gibi arkamdan konuşur musunuz rica etsem?
8/10
·72 syf.··
2026 4. kitabı
Uzunn zaman sonra geldim size. Ne olursam olayım yine geldim. Kim olduysam onunla geldim. Okuyamayan biri olarak geldim. Son zamanlara öyleydim yani. Toparlanma aşamamın 2. kitabıyla geldim size işte karşınızdayım... Ölürsem arkamdan iyi hatırlayın diye kendimi açıklamaya geldim ama insanoğlu vicdanı sebebiyle ölünün arkasından kötü konuşmaz zaten. Konuşmazsınız di mi? İşte bunu merak ederek aldım kitabı. Ölü birinin ardından ne düşünürüz, neler söyleriz ve en önemlisi neleri söyleyemeyiz? Bunun kitabını yazmış Laurent Mauvignier . Kadıköy kitap günlerinde Sel yayıncılıkta görev alan bir beyefendinin tavsiyesi üzerine aldım kitabı. Çok güzel övdü, gerçekten çok samimiydi. Kitabı ne kadar içselleştirdiğini o kadar içten ifade etti ki kayıtsız kalamadım. Sel yayınlarının zaten okuyup beğenmediğim kitabı çok çok nadirdir. Yapıyorlar bu sporu. Kitap intihar eden Luc'un arkasından anne-babasın, yenge-amcasının ve onların kızı (yani Luc'un kuzeni) Celine'in Luc ile ilgili bilinç akışı şeklinde düşüncelerini içeren bir metin. Ara sıra Luc'un kendisi de dahil oluyor hatta bu akışa. Akış dediğim de öyle bir akış ki; hop oraya hop buraya atlayıp duruyor yazar. Bir annesi konuşuyor, bir yengesi; bir Luc'un yaşadığı dönemdeyiz, bir intihar ettiği günde. Allak bullak oldu zihnim ne olduğunu anlayana kadar. Ama bir kere anladıktan sonra akıyor gerçekten, korkmayın. Kitapta en çok hoşuma giden şey, aile ilişkilerini anne-baba gözünden görüp onların, biz evlatları hakkında neler düşündüğünü anlayabilmek oldu. Benim fazlasıyla cebelleştiğim ve hatta ülkemizde birçok gencin de muzdarip olduğunu düşündüğüm bir konu. Hani ebeveynlerinize karşı durabilecek gücünüz kalmadığında, artık yapacak, deneyecek herhangi bir yol, bir çare kalmadığında yavaş yavaş uzaklaşırsınız ya; aranıza uçurum girer,
1000Kitap
Onlardan UzaktaLaurent Mauvignier · Sel Yayıncılık · 2026140 okunma
10/10
·560 syf.··
2026 19. kitabı
Merhabalar Efendim Sizlere en değerli serilerimden olan Bronz'un final kitabı ile geldim. Baştan söyleyeyim bolca duygu yüklü ve spoiler içeren bir yorum olacak. Dikkat edenlere duyrulur. Serinin final kitabı olduğu için konu kısmını atlayarak direk yoruma geçiriyorum. Bronz'un Hisarın hastalığını öğrendikten sonra onu bir onu tedavi için bir kliniğe yatırmasıyla biten son kitabımızın ardından tedavi olan Hisarı okuyarak başlıyoruz bu kitabımıza. Hisar tamamen hastalığından kurtulmuş durumda ama zorlu günler aslında onu Bronz cephesinde bekliyor. Bronz Hisara çok kızgın ve çok kırgın. Kendisini düşünmediği için, onu düşünmediği için, beraber yaşayacakları geleceklerini düşünmediği için, kendini bazı şeylere feda ettiği için. Hem kızgın hem Kırgın olan bir bronz okuyoruz. Hisar ona yaşattıkları için çok pişman ama kendi içinde de haklı sebepleri var ve bu süreçte Hisar'ın Bronz'a kendini affettirmesini ve onun peşinden bir adım olsun ayrılmamasını okuyoruz. Bronzu anlayabiliyorum o yüzden sert davranışlarını, soğukluğu gayet anlaşılabilir. Hisar'ın da yaptığı ile yüzleşmesi ve kendine ne kadar doğru gelse de sevdiği adamın bakış açısından baktığında ve bu durumla bil hassa kendisi de karşılaştığında Bronz'un ne hissettiğini, nasıl kırıldığını gayet iyi anlıyor ve bundan duyduğu pişmanlığı da her defasında dile getiriyor. Bazı şeylerin sonuna geldik final kitabımızda. Çözülen sırlarımız var, geçmişin karanlık perdesi ile yüzleşiyor karakterlerimiz. Fedakarlıklar sonucunda kaybettiğimiz karakterlerimiz var. Çok ağlayarak okudum o kısımları. Aslında Serdal'ın ölmesine üzülmemem gerektiğini biliyordum, çünkü herkes ailesiyle birlikteyken O da en güzel şekilde ailesinin yanına gitmeliydi ve onlara kavuşmalıydı. O yüzden içim bir parça buruk olsa bile onun için en güzel
Bronz 6Özge Naz · Guardian Yayınları · 202674 okunma