“ Hayır, her zaman yalnız dolaşırım, başıma bir şey gelmez,” dedi şapkasını alırken. Neyin önemli olduğunu bir türlü söylemeden Kiti’yi bir kez daha öptü ve neyin önemli olduğu ve böyle bir huzuru ve erdemi ona neyin verdiği sırrını beraberinde götürecek koltuğun altında notaları, dinç adımlarla yaz gecesinin yarı karanlığında kayboldu.
güneşin altında radyo dinleyen çocuk
sen bu dünyaya mı aitsin
hayatın nasıl olduğu değil kimlerle olduğu
önemli dersin
göğe ara sıra başını kaldır bak öyleyse
kendine ait bir yıldız bulabilir misin
içinde hiç bir şey olmayan bir dünya özlüyorsun
hadi bir kaç şeyi daha atsak boşluğa
sevinir misin
sevdikleriyle anlaşamayan anlaştıklarından
durmadan kaçan
bakıp on altı yaşından ağlayan çocuk
peugeot çalışmıyor biraz ittirir misin
eğer çalışsaydı uzun bir yolculuk isterdin
beyaz peugeot’yu kullanan arkadaşına de ki:
çok gaz verme vitesi ikile beni unutma
herkesin herkesle sevgili olduğu bir toplumu
özleyen
ve bütün gün güneşin altında radyo dinleyen
bu çocuğu unutma
bir gün buradan gideceğim
sen kontağı çevir vitesi ikile beni unutma
uzak yollar beni çağırıyor
hiç bir şey yapmayacağım bundan sonra