''Nen var Zeze?”
”Hiç. Şarkı söylüyordum.”
”Şarkı mı söylüyordun?”
”Evet.”
”Öyleyse ben sağır olmalıyım.”
İnsanın içinden de şarkı söyleyebildiğini bilmiyor muydu yoksa? Bir şey demedim. Bilmiyorsa bunu ona öğretmeyecektim.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Daha çok anlat” dedim.
“Hoşuna gidiyor mu?”
“Çok. Elimden gelse seninle sekiz yüz elli iki bin kilometre hiç durmadan konuşurdum.”
“Bu kadar yola nasıl benzin yetiştiririz?”
“Gider gibi yaparız.”
"Şaraplı ekmek güzel miydi, Totoca?"
"Bilmem. Tadına bakmadım."
"Neden?"
"Gırtlağıma bir şey düğümlenmişti, yediklerim boğazımdan geçmek bilmiyordu.. Uyuyalım. İnsan uyudu mu her şeyi unutur."
Sayfa 54 - Can Yayınları, 47.Basım, 2001·Kitabı okudu
Tarih, bunu on yedi bin dilde yazmıştı ki, bazı şeylerin bir satten sonra davası olmazdı. Fakat konu Müzeyyen olunca, ben tarihi falan takmazdım. Nitekim, konuya uygun düşen tarih de beni takmayacaktı.