Rızkı Hüdaverdi

Rızkı Hüdaverdi
@efilozis
Yoksa hala kanatlarını keşfedemedin mi? Materyalizmin bataklığından kurtaramadın mı kendini? Kapitalizmin korku esaretindeki köleliğin bitmeyecek mi? Haydi gel, yıldızlar çok güzel...
Yolcu
Yıldızlar
5 okur puanı
Ağustos 2021 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Nemesis, Çılgın Bakire!
Dante Cehennemi anlayamamış Dostum. Cehennem, hatıraların küllenmesi, ümitlerin susması. Cehennem haykıramamak, ağlayamamak. Cehennem çöl değil, kuyu: sularında yıldızlar parıldamayan kör bir kuyu cehennem. Çölde yıldızlar konuşur, rüzgâr konuşur… Görmek yaşamaktır, vuslattır görmek. Her bakış, dış dünyayaatılan bir kementtir, bir kucaklayıştır, bir busedir her bakış. Göz bebeklerimizden fışkıran her seyyale mekân canavarını bir anda ehlileştirir. Görmek sahip olmaktır. Gören hangi hakla yalnızlıktan şikâyet edebilir? Mevsimler bütün işveleriyle emrindedir, renkler bütün cilveleriyle hizmetindedir. Çiçekler onun için açar, şafak onun için pırıldar. Gütenberg matbaayı onun için icat etmiştir. Hugo, o okusun diye yazmıştır şiirlerini. Şehrin bütün kadınları onun için giyinip süslenir. Çocukların tebessümü onun içindir. Nemesis, Nemesis… Alnı bir mezar taşı kadar soğuk, bakışı bir cellat satırından daha korkunç ilahe, neyimi kıskandın benim? Elbetteki Promete seni çılgına döndürecekti. Dârâ‘nın azametine, Karun’un debdebesine, İskender’in yiğitliğine kızmakta haklıydın. Homeros, Milton, Beethoven hışmına uğramaya layıktılar. Ey, yıldırımlar gibi, ulu çınarlara musallat tanrıça, ben ne erguvanlar içinde doğan bir Bizans prensiydim, ne gururuyla tanrıları kışkırtan bir titan. Ama mademki yalnız uluları, yalnız mutluları damgalayan parmakların bana kadar uzandı, mademki beni de hışmına layık gördün, seni utandırmayacağım, ya ölüm şarkılarımı boğacak yahut elimden aldığın dünyadan çok daha muhteşem bir kâinat yaratacağım. Sana meydan okuyorum Nemesis, senden korkmuyorum ey çılgın bakire!
Felsefe
Reklam
2023-15
D: İnsanın kendi özüne yabancılaşması en büyük kayıptır. B: Bense sıkıca tutundum özüme! İçimdeki Tanrısallığın rastlantı olmadığı fikrine. Beni bir uyanık uyandırdı hepiniz uykudayken. Ama ben hiç uyandıramadım uyuyan kimse. Uyanıklığın sarhoşluğu öylesine sarmıştı ki dört bir yanımı, artık kendim ile başım beladaydı. D: İçimdeki türlü kişinin sesi yaşım geçtikçe arttı. Bir baktım ki gözlerimi savaşa açmışım. Uyuyanlar savaşı kaybedenlerdir, oysa benim savaşı kazanmak gibi bir umudum var. Kılıcımı biledim, kalkanımı sağlamlaştırdım. Miğferimi giyerken gök kubbedeki kartal ile selamlaştım. "Öyle bir kartalım olsa" dedim, "Salıversem düşmanımın üzerine ve onu yakalayıp bana getirse" B: Sonra ormanın dibinde bir aslan gördün. "Öyle bir aslanım olsa ki, hiç bir düşman yanıma yaklaşamasa." dedin. Peki ya aslanı ve kartalı yakalayabildin mi?
Felsefe
2023-14
B: O şeyin mahlası 'kara ayna'dır. Dokunanın eline yapışır. Bakanın gözlerini kamaştırır. Ve ona türlü türlü oyunlar oynatır. D: Aslında türlü türlü oyunlar oynar desek daha doğru olur Balbazar. Onu büyüler ve düşünce tohumları eker. O tohumlar büyür. büyüdükçe yabani otlar sarar her yanı. Artık bir bakmışsın ne yuvan kalmış, ne ailen, ne de sen. B: Kara Ayna'nın en kötü günahı nedir bilir misin? D: Bilmem, nedir? B: Seni kendine yabancılaştırması...
Felsefe
2023-13
D: Ayrılığın kesinleşene değin, bırak kendini uyuşturucuna. Hangisini seçtin arasından? Çeşitler öyle çok ki, haberin dahi yok kimisinin uyuşturucu olduğundan. Ya da idrakin kavramaz devletin ve/veya toplumun dizinin dibinden ayrılmadığından. B: Genç kızlar için çok heyecanlı bir uyuşturucu seçtim; ismi alışveriştir. D: Peki ya genç oğlanlar için ne seçtin? B: Onlar için de çok heyecanlı bir uyuşturucum var cebimde; ismi oyundur. D: Yaşlılar için de bir şeylerin var mı Balbazar? Ya erginliğe adım atanlar, ya yetişkinler? B: O halde sana öyle bir şey söyleyeyim ki tüm her yeri ele geçirmiş ve kimse layıkıyla bilmiyor ne kadar kötüdür o! D: Nedir o şey ki çocukları da uyuşturur hem de onlar için ölmeyi hiçe sayan ebeveynlerinin gözünün önünde!
Felsefe
2023-12
D: Bu modern insan ki sabah bir ceset gibi kalkar yatağından. Belalar okuyarak kör karanlıkta yola koyulur. Hayalinde bile göremeyeceği hayatı patronuna yaşatmak için var gücüyle tüm yaşamını feda eder. B: Sen çok tehlikeli şeyler söylüyorsun. Kendine hasım mı yaratmak istiyorsun? Onların yaralarını kaşıma! Onları tatlı kabuslarından uyandırma. Çünkü gerçeğe gözlerini açmak her ruha bahşedilen bir lütuf değildir. Ve ekle, iş görmese dünyayı kurtaracağını iddia eder bu modern insan. D: "Ah çalışmasaydım, ah buraya harcadığım zaman benim olsaydı bak görürdün o zaman neler yapardım neler!" B: İşi biter, eve yorgun argın gelir. Kendi yemeğini hazırlayacak takati dahi bedeninde değildir. Çünkü onu yoran şey iş değil, onu yoran şey ruh! D: "Bugün çok çalıştım, dinlenmeyi hak ettim. Yarın görürsün bak neler yapacağım!" B: Yarınlar hiç tükenmez, her zaman yenisi eklenir. D: "Yetmiyor işte yetmiyor zaman. Ah çalışmasam, sen o zaman gör beni!" B: Tatil olur. Bu sefer de boş vaktinde ne yapacağını bilemez. Öyle bir üşengeçlik çöker ki üstüne, ancak baş parmağını kıpırdatabilir bağlanmış görünmez iplerle. D: "Şimdi hangisinden başlayacağım? Yarın hem işe başlarım hem de yapmak istediklerime!" B: Sen bu kafayla hep yarını bekleyeceksin ve her defasında ıska geçeceksin. Ta ki bu dünyadan ayrılışın kesinleşene değin.
Edebiyat
Reklam