Ebrar

Küstümm
Biri bize olumsuz bir davranışta bulunduğunda duygusal dünyamızda inciniriz, ama kültürümüzde incindiğini kabul etmek küçük düşürücü bir durum olarak değerlendirildiğinde, incitilmiş olma duygusu bastırılır ve yüzeyde yaşanan şey kızgınlık ve yargılama olur, çoğu zaman alınganlık görünümde. Küsmeyi seven bir toplumuz. Her vesileyle küsmeyin huy haline getirmiş insanlarımız bile var. Oysa küsmek yoğun bir ilişki sürdürme biçimidir. Çoğu zaman, küsülen insan dost kabul edilenlerden daha sık hatırlanır.
Sayfa 54·Kitabı okudu
Psikoloji
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Depresif insan depresyonu aracılığı ile de bu bilinçaltı kızgınlığını dolaylı olarak çevresine yansıtır. Kültürümüzde oldukça yaygın olan kahırseverliği örnek alırsak, bu durum aslında birbiriyle ilintili çeşitli öğeleri birlikte barındırır. Olumsuzluğu çevresine bulaştırma eğilimi pasif-saldırgan bir davranıştır ve insanın kendi sorumlulundan kaçınması açısından etkili bir uyuşturucudur. Depresif insan bardağın boş yarısını algılama eğilimindedir bazıları çevresine sessizce kasvet yayar, kimi ise hiçbir şeyden memnun olmaz, kusuru arar, arayınca da bulur, neredeyse sürekli eleştireldir.
Sayfa 52·Kitabı okudu
Toplumun geçirdiği dönüşümler, insanın doğduğu andan itibaren çevresi tarafından şartlandırılmaları ve geçirdiği yaşantılardan edindiği izlenimlere göre kendine oluşturduğu referans çerçevesini sarsar halde. İnsan yaşantılarına ve çevresindeki olayları bu çerçeveye göre algılama ve anlamlandırma ihtiyacındadır. Bir insanın referans çerçevesi yaşamı boyunca bazı değişikliklere uğrayabilir geçmiş kuşaklarda bu değişiklikler yavaş, dolayısıyla yumuşak bir biçimde gerçekleştirilirdi. Ama artık öyle olamıyor, Bu da kısmi bir etken olarak, toplumumuz bireylerin de daha önce görülmemiş türde davranışların ortaya çıkmasına yol açabiliyor. Bunun nedenlerinden biri de aidiyet duygusunun sarsılması ki bu, özellikle geleneksel değerlere bağlı insanlar için temel yaşam desteğinden yoksun kalma tehdidini de beraberinde getiriyor. Bu baş edilmesi zor durum, zamanla, bir kısım insanın var olmuş olan değerlere daha katı bir biçimde tutunmasına yol açmakta. Geleneklerin bazı esnekliklerle dengelediği katılıklar, artık yerini daha mutlak bir tutuculuğu bırakmakta. Dinin ya da alternatif inanç sistemlerine fanatik bir biçimde bağlanma bazı insanları dağılmaktan bir süre içinde koruyor olabilir. Ancak, giderek felsefesinden uzaklaşma ve biçime yönelme eğiliminde olan din, kimileri tarafından farklı amaçlarla kullanıldığında olay daha da karmaşıklaşabiliyor.
Sayfa 51·Kitabı okudu
Kaderci ve ezik
Kişisel algılarıma göre, yaklaşık son yirmi yıldır zihinlerimize ulaşan uyaran sayısı hızlanarak arttı. Bunların bir bölümü ülkemizdeki toplumsal ve politik olaylara ilişkin; ama beslenme konusundaki çeşitli, bazen de çelişkili bilgiler örneğinde olduğu gibi, insanlar artık neyin kendileri için doğru olduğunu kavrayamaz oldular. Beynin değerlendirebilecek uyaran sayısı sınırlı olduğuna göre, “toplumumuzun belleği yok” tarzındaki yorumlarını nedenle hakça olduğunu bilemiyorum, çünkü ülkemizde olup bitenlerin hızı başdöndürücü ve çoğu kavranması zor durumlar. Kaldı ki gelir dağılımının iyice bozulduğu ikimizde toplumun büyük çoğunluğu için, günlük gaileler, geçim sıkıntısı ve kişisel psikolojik sorunlar öncelikli olma durumunda. Bir de toplumda olup bitenleri ve siyasi çalkantıları kaldıracak güçleri, üstelik pek çoğunun yeterli formasyonları da yok. Sonuç, toplumun tamamı için söylenmese de Bekir Coşku’nun tanımlamasıyla “sessiz, tepkisiz, kaderci ve ezik” kitlelerin oluşmasına da yol açıyor.
Sayfa 50·Kitabı okudu
Tarih boyunca çoğu zaman yönetenler yönetilenlere yok olmuşlardır ve bu, ebeveynin çocuklarına manen yok olması örneğinde olduğu gibi her seviyede gözlemlenebilir.
Sayfa 38·Kitabı okudu