Efsun

Efsun
@efsd
Hani İstanbul'un o ardı arkası gelmez kapalı günlerini bilirsiniz. Güneşin doğacağı tanyerinde, bir kadavra ağartısı peydahlanır. Sanki gece, günü doğuracağım derken onu düşürmüştür. Gün ölü doğar. Gece karanlığının az çok ağarmasından ibarettir gün. Gök ne karadır, ne de ak, renksizliğin ta kendisi olan beti benzi kül bir kurşunidir; hem de kurşun gibi ağır oturur insanın gönlüne.
Sayfa 25·Kitabı okudu
Alıntı
Belirsizliklerle dolu bir dünyayla başa çıkmak için içimize dönüyoruz; dışarıdan yalıtıldıkça dünya giderek daha da belirsizleşiyor ve içe dönüklüğümüzden başka yarenlik edecek bir şey bulamıyoruz.
Sayfa 16
Alıntı
"Ölüm güzelliğin anasıdır," dedi Henry. "Peki ya güzellik nedir?" "Dehşetin ta kendisi." "Aynen öyle," dedi Julian. "Güzellikte şefkat ya da teselli aranmaz. Tam aksine. Gerçek güzellik ürkütücüdür."
Öylece öldü, canı çekiliverdi bedeninden; Ve ölürken acıyla döktüğü koyu kırmızı, tadı buruk kanıyla boyadı beni çiçeklerin tomurcuklandığı vakit Tanrı'nın rahmetine bürünen bahçeler gibi sevindirdi
Sayfa 53
İnsan yalnızken konuşacak kimsesi yokken, bir şeye inanması zordur. İşte o zaman Drogo, insanların birbirlerini ne kadar severlerse sevsinler, gene de hep uzak kaldıklarının bilincine vardı; insan acı çekerken acısı tümüyle kendisinindir, baska kimse bu acının en ufak bir kırıntısını bile üstlenemez; insan acı çekerse başkaları da, sevgileri çok büyük bile olsa, bundan acı duyamazlar; işte yaşamın yalnızlığına yol açan da budur.
Sayfa 145·Kitabı okudu
Alıntı