Zaman yoktur. Kelime, kendini değil etrafını anlatır. Hatta çoğu kez kendisiyle özdeş olmaya en uzak şeylerden bahseder, birisi zaman dediğinde işaret ettiği aslında zamanın dışında kalan fakat onun tarafından belirlenen bambaşka şeylerin yığınıdır. Zamanın kendisinden, herkes için bir ve ortak bir şey olarak esasında hiç bahsedilmemiştir.
İnsan hep aynı hatayı yapar. Anlamadığı her şeye tesadüf der, bilincinde olmadığı şeyleti kader zanneder. Durmadan benzerini yaşadığı hikâyeler, neden orada durduklarınu idrak edemediği için tosladığı duvarlar, hep başa dönen yollar, kronik hastalıklar. Bunların toplamı kader etmez, onlara müdrik olunmadığı sürece maruz kalınacak yinelemeler demek daha isabetli olur.
Burada doğdum büyüdüm ama toplumun benimle konuşmaya başladığı ilk andan itibaren duyduğum tek bir şey vardı: Benim bütün doğru zannettiklerim yanlıştı.