Tsukuru sandalyedeki oturuşunu düzeltip, buzlu sudan bir yudum içti. Geriye bir tek sessiz bir hüzün kalmıştı. Göğsü nün sol tarafında, delici bir aletle deşilmiş gibi kesik kesik bir sancı vardı. Delinen yerden kanının ılık ılık aktığını bi le hissediyor gibiydi. Evet, muhtemelen kandı bu akan. Böyle bir acıyı uzun zamandır, o dört arkadaşı onu terk ettiğinden beri, hiç yaşamamıştı. Gözlerini kapattı, kendini suya bırakır gibi bir süre o acı aleminin içinde yüzdü. Hala acı hissedebili yor olması iyiydi. Öyle düşünmeye çabaladı. Acı bile hissede meyecek hale gelmek, işte bu feci bir durumdu