Bu kitabı anlayabilmeniz için öncelikle Gnostik /Rafızı düşünce tarzı /ezoterik /hermetist /alşimist/seküler /deist/Simya/kabalist/ateizm/ kelimelerine aşina olmanız ve hakkında bilgi sahibi olmanız
•Yeryüzü Sürgünleri, savaşın yalnızca cephelerde yaşanmadığını, en derin yaraların insanların kalplerinde açıldığını hatırlatan etkileyici bir roman. Şule Akşun, göç etmek zorunda kalan insanların
Deli İbram Divanı’nda Ege insanının doğayla, tarihle, efsanelerle beslenen hayatlarını anlatan Ahmet Büke, Kırmızı Buğday’da hikâyeye bu kez bambaşka bir açıdan yaklaşıyor. Kaderini memleketine bağlamış, ölümden yaşam doğuran insanları anlatan Kırmızı Buğday, Arap Ali, Adnan Bey, Gani Dayı, Teğmen Cemil, Dünya, Maya gibi unutulmaz karakterlerle hem tarihsel hem de toplumsal bir anlatının izini sürüyor.
Toprak, insan, geçmiş ve mücadele... Ahmet Büke'nin kaleminden Anadolu'nun derinliklerine uzanan etkileyici bir roman.
Kırmızı BuğdayAhmet Büke · Can Yayınları · 2025673 okunma
Farklı yerler bir yağmur ikimizde dışarı çıksak ıslanırmıyız Ege...
Ellerini uzat bende uzatacağım farklı yerler aynı hisler aramızda ki 3391 km unut İzmir ve göğe bak...
YERYÜZÜ SÜRGÜNLERİ
.
Kimi için bir dönem romanı, kimi içinse Türkler ve Rumlar arası ilişkilerin konu edildiği bir Ege kasabası okuması. Bana göreyse insan ruhunun yaralarına dokunan, aşkın
Türk edebiyatının en üretken, en çok okunan ve toplumsal hafızayı diri tutan usta kalemlerinden Zülfü Livaneli’nin kaleme aldığı "Balıkçı ve Oğlu", sadece Ege kıyılarında geçen bir balıkçı hikayesi değil; göçmenlik trajedisini, doğa katliamını, aile bağlarını ve vicdan muhasebesini odağına alan sarsıcı bir başyapıttır. Roman; Bodrum’da balıkçılık yapan, denizle ve doğayla iç içe sakin bir hayat süren Mustafa ile karısı Mesude’nin, küçük oğullarını denizde kaybetmelerinin ardından yaşadıkları o devasa evlat acısını ve yası anlatır. Bir gün Mustafa’nın ağlarına takılan, yasa dışı yollarla umuda yolculuğa çıkan bir mülteci teknesinin batması sonucu hayatta kalan tek canlı olan bir bebek, bu acılı ailenin hayatını kökten değiştirir. Livaneli; bir taraftan can pazarının yaşandığı Akdeniz ve Ege’yi bir mülteci mezarlığına çeviren küresel vicdansızlığı masaya yatırırken, diğer taraftan kapitalizmin ve lüks turizmin kıyı şeritlerini, balıkçı köylerini nasıl acımasızca yuttuğunu cerrah titizliğiyle işler. Yazarın o duru, şiirsel ve akıcı dili; bu modern zaman trajedisini toplumsal bir çığlığa ve insanlık onurunun turnusol kağıdına dönüştüren zamansız bir başyapıttır.
Balıkçı ve OğluZülfü Livaneli · İnkılap Kitabevi · 202436,4bin okunma