Puan vermedi·348 syf.··
2026 5. kitabı
Dedim ya, bende her şeyi bırakacak ve hayatımda bir kez olsun, cesurca ve saçma bir hareket yapacak cesaret yoktu….. Syf 342 Bir yaz sıcağında buram buram Ege denizi kokan bir kitap.Boşvermişliğin hayatı olduğu gibi yaşamanın anlatıldığı bir eser.Hayattan hiçbir şey ummayanların kitabı.Her bir satırında kendinden bir şeyler bulabileceğin bir eser.Şu hayatı az biraz Zorba gibi yaşayabilseydik daha özgür ,daha mı mutlu olurduk ne?
ZorbaNikos Kazancakis · Can Yayınları · 202420,6bin okunma
Spoil & spoisiz inceleme.
8/10
·624 syf.··
2026 97. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 18:00
Selamlarr. Öncelikle şunu belirteyim ki benim gibi daha önce Dilara'dan Ölüler Konuşamaz kitabını okuyup pek sevemediyseniz bu kitabına kesinlikle şans vermeniz lazım. Ben ölüler konuşamaz'ı neredeyse 2 yıl önce falan okudum. Hikaye gerçekten güzeldi ama sonda çokta mükemmel bir ters köşe olmadığı için sevememiştim. İncelemeye geçmeden önce şunu belirteyim ki SPOİLER var! Kitabı okumadıysanız bu incelemenin bazı kısımlarını okumayı önermiyorum. Burada SPOİLER yok. -------------------------- Şimdi, öncelikle kitap aşırı derecede akıcıydı. 600 küsür sayfa ve puntosunun küçük olmasına bakmayarak ben 1 buçuk günde falan bitirdim. En azından biraz hızlı okuma alışkanlığınız varsa eminim sizde çabuk bitirirsiniz. Yazım dili mükemmel değildi ama gayet yerindeydi. Vasat diyeceğim şekilde kötü değildi en azından. Betimlemelerin de çoğunu beğendim. Gelgelelim ki kitap da klişe olan bazı sahneler de vardı. Bunları okurken bazen gözlerimi devirmedim değil :D Şuna da belirteyim ki kitap 2 kişinin dilinden anlatılıyor. İkizler olan Mira ve Lina'nın dilinden. İlk başlarda biraz kafam karıştı kim kim diye ve ya hangi zaman dilimindeyiz diye ama sonra alıştım artık. Karakterlere gelecek olursak ben Lina ve Ege çiftini Mira ve Poyraz'dan daha çok sevdim. Lina ve Ege yan karakterler sayılmasada hikaye onların üzerine kurulu olmadığı için birnevi yan karakter sayılıyorlar ama. Mira ve Poyraz'ın ilişkisi bana biraz toksik çift vibe'sı verdi. Hele Poyraz'ın bazı odun haraketleri :) SPOİLİ kısıma geldik. -------------------------- Kitap da 2 tane ters köşe vardı. Ancak ben diğer okurların incelemelerinden okuduğum kadarı ile insanların daha çok şaşırdığı ters köşeye değil diğerine şaşırmışım galiba hahshs. Katilin Tuna çıkması beni aşırı hayal kırıklığına uğrattı. Çünki ben Dilara'dan daha
1000Kitap
Kayıp YansımaDilara Keskin · İndigo Kitap · 2025259 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Abdullah Kızılırmak;
10/10
·100 syf.··
2026 31. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 16:39
Türkiye'de modern astronominin kurucularındandır, bilimin halkın içinde ve Türkçe yapılması gerektiğine inanan bir bilim insanıdır. O dönemde suyu elektiriği olmayan bir dağın tepesine , gerektiğinde katırlar ve öğrencilerinin yardımlarıyla Ege Üniversitesinin gözlemevini kurmuştur. Daha sonrasında Antalya'da TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi'nin kuruluşuna da katkıları bulunmuştur. Keza kendisi bir dil devrimcisi ve Atatürk'ün 'Türkçeyi bilim haline getirme' hedefini görev edinmiştir. 1969 yılında 'Gökbilim Terimleri Sözlüğünü' ve ' Gök Atlası' ders kitapları yayımlamıştır, bulutsu- soğurma-sağ açıklık terimlerini türetmiştir. Fakat 12 Eylül1980 darbesinin ardından sıkı yönetim yasası ile haksız bir şekilde çok sevdiği öğrencilerinden üniversiteden uzaklaştırılmış, üzüntü ve stresten ötürü 58 yaşındayken aramızdan ayrılmıştır.
Bilim
All About Space - Sayı 33 - 2026/01All About Space · Doğan Burda Dergi Yayıncılık · 20263 okunma
8/10
·208 syf.··
2026 87. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 17:28
Bu romanlarda deniz sadece deniz değildir. Açlığın, yoksulluğun, inancın, öfkenin ve hayatta kalma inadının içinde dalgalandığı başka bir şeye dönüşür. Ahmet Büke’nin Deli İbram Divanı kitabını okurken bende en çok bu his kaldı. Ege’nin kıyısında geçen, balıkçıların, yunusların, yoksulluğun ve delilik diye kenara itilen insanların dünyasını anlatan bu roman, kısa olmasına rağmen oldukça dolu bir metin. Ahmet Büke’nin öykücülüğünden gelen güçlü bir anlatı damarı var. Bunu romanda da hissettiriyor. Dil yer yer masalsı, yer yer sert, yer yer de eski bir deniz hikâyesi dinliyormuşsunuz gibi akıyor. Denizcilik terimleri, Ege havası, yunus avı, balıkçılar, dalyanlar, yoksulluk, açlık ve doğayla kurulan o mecburi ilişki romanın atmosferini iyice güçlendiriyor. Okurken zaman zaman Halikarnas Balıkçısı’nı hatırlatan bir hava sezdim; ama Büke’nin dili daha politik, daha sınıfsal ve daha içten bir yerden ilerliyor. Romanın en güçlü taraflarından biri bence “delilik” kavramına yaklaşımı. Deli İbram sadece aklını yitirmiş biri gibi okunmamalı. Bazen toplumun deli dediği kişi, aslında herkesin sustuğu yerde itiraz eden kişidir. Yerleşik düzene, haksızlığa, açlığa, devletin ve güçlülerin dayattığı kurallara karşı kendi bildiği yerden direnen bir karakter var karşımızda. Bu yüzden romandaki delilik bana bir eksiklikten çok, başka türlü bakabilme hâli gibi geldi. Yunus avı meselesi de kitabın vicdan tarafını taşıyor. Halkın kutsal gördüğü, neredeyse masalsı bir anlam yüklediği yunusların devlet teşvikiyle avlanması romanda sadece tarihsel bir bilgi olarak durmuyor; insanın doğayla, inançla ve geçim derdiyle kurduğu çelişkili ilişkiyi de gösteriyor. Açlık bazen insanı kutsal bildiği şeye bile el uzatmak zorunda bırakıyor. Büke’nin romanı en çok burada güçleniyor bence: Kimseyi
1000Kitap
Deli İbram DivanıAhmet Büke · Can Yayınları · 20212,856 okunma
6/10
·335 syf.··
Beğendi
·
2026 35. kitabı
Paragraflar seyrek, kolay okunabilir, klasik bir zombi kurgusu. Pek beğendiğimi söyleyemem fakat okumak zevkliydi. Olaylar çoğunlukla tahmin edilebilir bir şekilde gelişiyordu. Türk karakterlerin geçtiği okuduğum ilk kitap oldu. Biraz çerezlik fazla beklentiye girilmeden okunabilecek bir kitap.
OblivionEge Demirbüken · Ren Kitap · 202521 okunma
Puan vermedi·392 syf.··
2026 387. kitabı
Hakan Günday’ın yer altı edebiyatının sarsıcı ve ödüllü zirve noktalarından biri olan eseri Daha, insan kaçakçılığı gibi karanlık ve trajik bir küresel meseleyi, dokuz yaşındaki bir çocuğun gözünden ve onun canavarlaşıp büyüme hikayesi üzerinden anlatıyor. Kitabın baş kahramanı Gazâ, Ege kıyısında babası Kaptan’ın göçmen kaçakçılığı ağının tam ortasında büyür. Daha çocuk yaşta göçmenlerin dramına, ölümlerine, saklandıkları depolara tanıklık etmekle kalmaz; babasının baskısı ve manipülasyonuyla bu sistemin acımasız bir çarkına, hatta bir işkenceciye dönüşür. Yazar, Gazâ'nın masumiyetini kaybedişini ve bir suç dehasına dönüşme sürecini, felsefi derinlik ve psikolojik tahlillerle harmanlayarak işler. Hakan Günday'ın o kendine has, tokat gibi çarpan, sert ve ödün vermeyen dili, okuyucuyu insan doğasının en karanlık dehlizlerine götürür. "Daha" sadece göçmen krizine değil; iktidar hırsına, baba-oğul ilişkilerine, vicdanın sınırlarına ve insanlığın bittiği o gri alana dair yazılmış, okuduktan sonra uzun süre etkisinden çıkılamayacak modern bir başyapıttır.
DahaHakan Günday · Doğan Kitap · 202517,1bin okunma