Puan vermedi·136 syf.··
2026 7. kitabı
Kitapta okuyucuya şu sorular üzerinde düşünmesi için rehberlik edilir: * Hayat amacım nedir? * Gelecekte nasıl bir insan olmak istiyorum? * Değerlerim nelerdir? * Hedeflerime ulaşmak için neler yapabilirim? Yazar, gerçek yaşamdan örnekler, hikâyeler ve düşündürücü olaylar aracılığıyla kişinin kendini tanımasının önemini vurgular. Kitabın adındaki “kelebek”, insanın hayatının ve mutluluğunun kendi ellerinde olduğunu simgeler. Başarıya ulaşmak için sorumluluk almak, olumlu düşünmek, hedef belirlemek ve pes etmemek gerektiği anlatılır.
Avcunuzdaki KelebekAhmet Şerif İzgören · Elma Yayınevi · 202212,9bin okunma
Dolu Dolu Bir Yaşamın Anahtarı..
10/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2026 52. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 09:50
İlber Ortaylı'nın Bir Ömür Nasıl Yaşanır? adlı kitabını okurken kendimi yalnızca bir kitap okuyormuş gibi değil, hayat tecrübelerini paylaşan bilge bir insanı dinliyormuş gibi hissettim. Yazar, yaşamın farklı alanlarına dair görüşlerini sade ve samimi bir dille aktarırken okuyucuyu düşünmeye ve kendini geliştirmeye teşvik ediyor. Kitapta eğitim, yabancı dil öğrenimi, seyahat, tarih, kültür ve insan ilişkileri gibi birçok konu ele alınıyor. Özellikle gençlere yönelik tavsiyeler, geleceğe daha bilinçli bakabilmek açısından oldukça değerli. İlber Ortaylı, iyi bir hayatın ancak merak ederek, öğrenerek ve dünyayı tanıyarak yaşanabileceğini vurguluyor... Bu kitabı okurken en çok dikkatimi çeken nokta, yazarın okuyucuya hazır reçeteler sunmak yerine düşünme alışkanlığı kazandırmaya çalışması oldu. Her bölümde kendi hayatımı ve alışkanlıklarımı sorgulama fırsatı buldum. Eğer siz de hayata farklı bir pencereden bakmak, kültürel birikiminizi artırmak ve geleceğinizi daha bilinçli şekillendirmek istiyorsanız bu kitabı mutlaka okumanızı tavsiye ederim. Bir Ömür Nasıl Yaşanır? yalnızca okunup bitirilecek bir eser değil, zaman zaman tekrar dönüp bakılabilecek değerli bir yaşam rehberidir.
Bir Ömür Nasıl Yaşanır?İlber Ortaylı · Kronik Kitap · 202065,3bin okunma
Reklam
Puan vermedi·105 syf.··
2026 130. kitabı
Eser uygarlıkların yalnızca siyasi olaylar ve hükümdarlar üzerinden değil, toplumun sıradan bireylerinin yaşamları üzerinden ele alan bir inceleme olarak karşımıza çıkmaktadır. Yazar, çeşitli yazılı kaynaklardan yararlanarak Asur ve Babil insanlarının günlük yaşantılarına götürüyor okuyucuyu. Ben o dönemlerde olmaktan çok hoşlandığım için büyük bir keyifle okudum. Farklı bir kültür ile ilgili ilginç bilgiler edinmek kitabın katkısını artırıyor. Kitapta aile düzeni, evlilik gelenekleri, eğitim anlayışı, ekonomik faaliyetler, dini uygulamalar ve hukuk sistemi gibi pek çok konu ayrıntılı biçimde işlenmiş. Bunun yanında tüccarlar, çiftçiler, zanaatkârlar ve tapınak görevlileri gibi farklı kesimlerin yaşam koşulları anlatılarak dönemin sosyal yapısı ile ilgili de fikir ediniyorsunuz. Eser, okuyucuya binlerce yıl önce yaşayan insanların dünyasını tanıtıyor. Günlük yaşamın ayrıntıları üzerinden Asur ve Babil toplumlarının düşünce biçimlerini, inançlarını ve yaşam alışkanlıklarını ortaya koyarken, bu uygarlıkların insanlık tarihine bıraktığı mirası da anlamaya yardımcı olmuş diye düşünüyorum. Çünkü uygarlıklar yalnızca yaşadıkları döneme değil kendilerinden sonraki medeniyetlere de öncülük etmişlerdir. Dolayısıyla etkilerini yüzyıllar sonrasında bile görmek mümkün. Babil’in astronomlarının incelemeleri, modern geometri ile ilgili çalışmalara öncülük yapması, adalet düzenindeki uygulamaları, Asur‘un mühendislerinin sulama kanalları gibi bir çok örnek verilebilir. Benim özellikle gündelik yaşam içerisindeki tarzları, sosyal hayatları, ikili ilişkileri, kölelik ile ilgili kısımları çok ilgimi çekti. O dönemde kölelik sosyal yaşamın en önemli unsurlarından biriydi. Özgür insan ile köle arasında çok büyük uçurum olabilir fakat kalıcı değildi. Tarihe ve o dönemlere ilgi
Asur ve Babil'de Günlük HayatArchibald Henry Sayce · Kanon Kitap · 20257 okunma
10/10
·500 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
Herkese merhaba; yarım kalmış bir aşkın izinde, Köy Enstitülerinin umut dolu hikayesini anlatan ve okuyan herkesin kendinden bir parça bulduğu o roman “Keşke” ile geldim. Kitap Fikret’in hapishanede yazdığı mektuplarla başlıyor. Mektuplarla başlayan bu kitapta Köy Enstitüleri’nde okuyup yetişmiş iki öğretmen olan Fikret ve Sabia’nın hayatına konuk oluyoruz. Köy Enstitülerinin ne kadar zengin bir eğitim verdiğine, orada okuyanların umutlarına, hayallerine ve zamana şahit oluyoruz. Tarihin izlerine fazlasıyla rastlıyoruz. Kurguyla birleştirilmiş bu tarih adeta olayların içindeymiş gibi hissettiriyor. Umut, hüzün ve keşke… Her duyguyu ayrı ayrı hissedip yaşatıyor. Olaylar, kişiler, nedenler ve sonuçlar öyle güzel bir araya getirilmiş ki büyük bir hayranlıkla okunuyor. Yaşanan olaylar tüm gerçekliğiyle ortaya seriliyor. Aynı zamanda yazarın dili çok akıcıydı. Duyguları en içten hissediyorsunuz. Duygusal yönü güçlü, düşündüren ve geçmişe farklı bir pencereden bakabilmeyi sağlayan bir kitaptı. Bu tarz kitapları seviyorsanız, kendinizden bir parça bulabileceğiniz “Keşke” kitabını gönül rahatlığıyla tavsiye ederim. Mutlaka okuyun, okutun.
KeşkeSema Soykan · Alfa Yayınları · 20212,017 okunma
10/10
·500 syf.··
2026 45. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 00:00
Yarım kalmış bir aşkın gölgesinde Köy Enstitüsü’nün umut dolu hikayesi. Okuyan herkesin mutlaka kendini bulacağı bu roman ,sevgili @semasoykan ın güzel kaleminden 1940 ile 1980 arsında köy enstitülerinin umut dolu yılları da geçen bu romanda eğitim, idealizm, aşk, dostluk ve kaybedilen değerler üzerine dokunaklı bir anlatım söz konusu. Gerçek bilgi ile öyle güzel kurgulanmış ki, kitabı okurken aaa kurgu bitti şimdi bilgi zamanı gibi bir ayrım yapamıyoruz. Okurken adeta o yıllarda yaşıyor hissi de muazzam. Kitabı okumaya başlamadan önce Sevgili @semasoykan ile yapılan söyleşiye katılma fırsatım oldu. Yani okumadan ön bir bilgi sahibi oldum ve bu bilinçle kitaba başlamak, bu bilgilerle anlamlandırmak gerçekten büyüleyiciydi Hakikati seçmezsen, seçilmeyi beklemek kaderin olur.Hayat bunu öğretti bana . Son olarak, bir kuşağın hayalleriyle, bir sonra kuşağın gerçekleri arasında sıkışan hayatları okumaya hazır mısın ?
KeşkeSema Soykan · Alfa Yayınları · 20212,017 okunma
9/10
·288 syf.··
2026 16. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 21:40
Bitmek bilmeyen uzun cümlelere sahip bir kitap ama edebi yönden de bir o kadar okuması zevkli. Austerlitz kendini, geçmişini arayan birisi; içinde yaşadığı ve anlamlandıramadığı boşluk hissini, çocukluğunu geçirdiği ve kendisine bakıcılık yapan kişilerin yanından ayrıldıktan sonra anlamaya başlıyor. Geçmişinin izlerini Avrupa'nın birçok kentini gezerek mimarisini (kendisi sanat tarihi ve mimarisi üzerine eğitim alıyor) inceleyerek bulmaya çalışıyor ve bu sırada gördüklerini kitabın isimsiz anlatıcısına aktarıyor. Zaten ikisinin tanışması da yine böyle bir mimari inceleme sırasında oluyor. Farklı zamanlarda buluşup gördüklerimi anlatıyor Austerlitz, anne babasının akıbetini, adının nerden geldiğini, nasıl bakıcı aileye geldiğinin izlerini sürüyor.Zamanda ileri geri giderek anlatılanlardan birçok olay birbirine bağlanıyor. Beni en çok etkileyen uzun ama çok güzel yazılmış cümlelerdi.Çevirisinin zorluğunu düşündüm ve çok beğendim.
AusterlitzW. G. Sebald · Can Yayınları · 2024145 okunma
Reklam
Reklam