"Çok sonradan anladım ki bu manzaraların ıssızlığı tam da benim içimdeki kimsesizliği yansıtıyormuş"
Bellek, kimlik, aidiyet, kökler, mekan üzerine yazılmış bir metin Austerlitz. Belçika'da başlayan hayat yolculuğunu, bir anlatıcının ve mimari konusunda uzman bir akademisyen olan Austerlitz'in bakışıyla okuyoruz. İkinci Dünya Savaşı sonrası yaşanan değişimlerin izini, Belçika, Prag, Londra, Galler ve Fransa'da sürüyoruz. İkinci Dünya Savaşı öncesi ve sonrasında ortaya çıkan mimari değişimleri, Austerlitz okuyucuya anlatıyor. Binalar tarihe tanıklık ediyor. Kitap ilerledikçe mekan ve zaman bağlamından çıkıp, Austerlitz'in kişisel tarihine odaklanıyoruz. Kötü dönemlerin yaşandığı bir zamanda annesi tarafından bir papazın yanına verilen Austerlitz, büyüme yolculuğunu, yaşadığı olayları, aidiyet ve kimlik konularını okuyucuya anlatmaya başlıyor. Austerlitz mimari yapılarda, Avrupa'nın çeşitli şehirlerinde gerçek ailesinin izini sürerken, o dönemde yaşanan politik gelişmeleri ve Holokaust döneminin olaylarını da okuyoruz. Kişisel bellek ve toplumsal bellek içiçe geciyor ve ortaya belgesel tadında bir eser çıkıyor. Zaman, mekan, bellek, kimlik, aidiyet, kökler, göç metnin ana temaları. Kitapta mekanların fotoğrafları da var. Bu da kitaba belgesel bir metin havası katıyor. Bu tarz metinleri seviyorsanız okuyun derim. Ben kitabı çok sevdim. Mekan ve bellek izlerini takip etmek çok güzeldi. Iyi okumalar dilerim