Austerlitz

W. G. Sebald
Tahmini Okuma Süresi:
7 sa. 25 dk.
Sayfa Sayısı:
262
Basım Tarihi:
Nisan 2008
İlk Yayın Tarihi:
3 Eylül 2002
Yayınevi:
Can Yayınları
Orijinal Adı:
Austerlitz
ISBN:
9789750709265
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·262 syf.··
2022 138. kitabı
Austerlitz, Vertigo’dan sonra okuduğum ikinci Sebald eseri ve artık tüm eserlerini okumak istediğim bir yazar daha var. Roman (aslında Sebald tarzı, türler üstü bir metin, anı-roman, biyografi, ropörtaj gibi pek çok türe göz kırpıyor), 1967 yılında isimsiz anlatıcının Belçika seyahatinin anlatımı ve bu esnada bir tren garının bekleme salonunda Austerlitz isimli bir sanat tarihçisiyle tanışmasıyla açılıyor. Sonrasında Austerlitz ile anlatıcının -ki yazardan çokça izler taşıyor- yaklaşık otuz yıla yayılan sürede, farklı şehirlerde görüşmeleriyle ilerleyen hikaye, zamanda zikzaklar çizerek anlatılıyor. Sebald, Anvers’ten Prag’a, Londra’dan Paris’e şehir şehir okuru dolaştırıp, kaleler, kiliseler, garlar gibi şehirlerin belli başlı binalarını bir mimarlık tarihçisi gibi anlatırken, Austerlitz’in de geçmişinin, ailesinin izini sürmesinin hikayesini inşa ediyor yavaş yavaş. Mekanları, tarihin ve hayatın tüm anlarının bir arada toplandığı, adeta geçmiş ve geleceği aynı anda içinde barındıran bir kolektif hafıza ya da geçmişin hayaletleriyle geleceğin izlerini bir arada taşıyan, zamandan bağımsız her şeyi kaydeden tanıklar olarak görüyor Sebald ve muazzam bir zaman, geçmiş, gelecek, tarih sorgulaması sunuyor. Austerlitz’in İkinci Dünya Savaşı gibi bir yıkımla şekillenen geçmişinin gölgesi, adeta tarihin tüm kıyımlarının, acı ve utançlarının temsili gibi, Sebald’in okuru gezdirdiği mekanların üzerine düşüyor ve bu noktada yazar, okura sokakları, binaları öyle muazzam anlatıyor ve o kadar güçlü bir atmosfer yaratıyor ki, sanki geçmişin acılarını ruhunda hisseden Austerlitz’in hislerine ortak oluyor ya da o anki ortamın kasveti, atmosferin ağırlığı sizin de üzerinize çöküyormuş gibi hissediyorsunuz. Sebald’in karakterleri ile okurun arasına koyduğu mesafe ve İkinci Dünya Savaşı
AusterlitzW. G. Sebald · Can Yayınları · 2008140 okunma
#1001kitap~~~
7/10
·262 syf.··
2021 53. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2021 03:37
"Austerlitz", Alman yazar W. G. Sebald in ölümünden önce yayımlanan son kitabı olup, ölmeden önce okunması gereken #1001kitap arasında olduğu için başladığım 1kitaptı. "Jacques Austerlitz"in, vatanından, dilinden ve adından koparılan 1öksüzün, yersiz yurtsuzun öyküsünü anlatan Austerlitz, her gittiği yerde bıraktığı izleri adım adım takip edip oluşan anlatı da akademik 1kariyeri olduktan sonra aile kökeni hakkında bilgi sahibi olur ve araştırmaya başlar, 1belgesel niteliğinde anlatımıyla... "~...vedalaşmanın ıstırabını ve bilinmeyenden duyulan korkuyu 1türlü çıkaramıyo­rum aklımdan, her ne kadar bunların mimarlık tarihi ile 1ilgisi olmasa da. İlgisi yok, diyorum, ama şu da 1ger­çek ki, çoğu kez korkumuzun derecesini en açık, en büyük projelerimiz ele vermektedir...~" "Yaşamöyküleri koleksiyoncusu" olarak da bilinen yazar geçmişin izleri bağlantılarıyla oluşan ruh durumlarını da aslında güzel cümlelerle ifade etmiş bazı yerlerde çok sevdim o bağlantıları ve hatta kitapta bağ kurduğum cümleler de çokça içimi acıtmış olsa da anlatım durumu soluksuz yazma, paragraf kullanımı ve bölüm arası neredeyse hiç olmadığı için soluksuz okumaya maruz kaliyoruz ki bu da okumada neyazikki çok sık kopmalara neden oluyor... Kitabi ilk okumaya başladığımda efsane 1cümle oluşuyor derken cümlenin sonunda cümle çok ilginç 1şekilde bağlanıyordu ve bu sonraki kurduğu bağlantıları severek okumuyordum... Konu seçimi açısından çok özgün olmasina rağmen anlatım açısından sevemedim kitabı aslında mimarinin ve fotograflarin ruhsal duruma baglanti kurmasi çok güzel 1fikir hatta bazı yerlerde benzetmeler çok hoşuma gitti ama anlatımı çok yorucu olduğu için pek sevemedim kitabı... Farklı tarzda kitap okumak isteyenlere tavsiyem olabilir...
AusterlitzW. G. Sebald · Can Yayınları · 2008140 okunma
7/10
·262 syf.··
Beğendi
·
2022 43. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 02 Aralık 2022 23:45
Bir anlatıcının ağzından esrarengiz mimarlık tarihçisi Austerlitz’in hikayesini aktarıyor W. G. Sebald. Bunu özgün bir tarzla, kahramanının ağzından çıkan hayali cümleleri birbiri ardına sıralayarak yapıyor. Çok uzun ve karmaşık cümleler, gerçek ile kurgunun baş döndürücü bir hızla sürekli harmanlanması ve yazarın metni daha iyi anlamamızı sağlayacak paragraflarla ya da bölümlerle bölmeme konusundaki ısrarı, okuması gerçekten zor bir eser çıkarıyor önümüze. Tek bir cümlesinin 7.5 sayfa olduğunu buraya bir not olarak düşersem belki ne demek istediğimi daha iyi anlatabilirim. Ancak bu, ustalığı ile okuyucuyu çarpan bir eser. Anlaşılması zor, içine kapalı, asosyal bir karakter olan Austerlitz’i, konudan konuya atlayan tutarsız bir üslup ile çok da iyi betimliyor Sebald. Öyle ya, zeki ama kafası çok karışık bu garip insan gerçek hayatta karşımıza çıksaydı, aynı metinde gördüğümüz gibi daldan dala atlayan, tutarlılığı düşük, sonu gelmez uzun cümleleri ile konuşacaktı bizimle. Sebald dile hakimiyetindeki ustalığını, belli ki üzerinde uzun süre, ince ince düşünülmüş bu kurgusu ile taçlandırıyor. Romanın ana karakteri Austerlitz, anlatıcı ile 1960larda karşılaşan bir mimarlık tarihçisi. Romanın ilk yarısında, hakkında çok az şey öğrenebildiğimiz bu adamın, sanata ilişkin görüşlerini şehir tarihi ile harmanladığı sohbetleri izliyoruz. Fotoğrafik, etkileyici bir zekası olan ve İngiltere’de mutsuz bir çocukluk geçiren Austerlitz bize Avrupa’nın savaş sonrası değişen çehresini anlatıyor. Romanın ikinci yarısında ise Austerlitz’in gizemli köklerine odaklanıyoruz ve 2. Dünya Savaşı döneminde kaybolan ailesinin hikayesini öğreniyoruz. Çekoslavakya’da doğan ve Nazilerin baskısını arttırması sonucu Yahudi annesi tarafından henüz 4.5 yaşındayken İngiltere’ye gönderilen bir çocuk o.
Edebiyat
AusterlitzW. G. Sebald · Can Yayınları · 2008140 okunma
10/10
·262 syf.··
Beğendi
·
2022 27. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 21 Nisan 2022 18:46
"Alman halkının bir başkası tarafından büyük felaketine sürüklendiğine kesinlikle inanmıyordu...Bu felaket, gerek her bir ferdin kendi içinde yaşattığı ütopik bir arzu, gerekse aile içinde ortak beslenen birtakım duygular zemininde daha en baştan beri böylesine sapkın bir hal alarak kendi kendini yaratmıştı ve ancak ondan sonra içsel taşkınlığının simgesel temsilcileri olarak, akılsız ve tembel adamlar olan Nazi devlet büyüklerini ortaya çıkarmıştı." (S.153) Baskısı olmayan, güzel kitaplari paylaşırken içim acıyor. Birkaç ay önce bir kitapçıda aniden karşıma çıkmıştı bu kitap. 2.Dünya savaşının kasvetli atmosferine girmeye psikolojim hazır değil düşüncesiyle okumayı da ertelemiştim fakat bambaşka bir üslup karşıladı beni. Ilk 50 sayfa herhalde mimari tarzi anlatan bir kitap okuyacağım hissiyatına kapıldım. Binalar, tren garlari, adliye binalari vs.nin tarihi ve inşa tarzları hakkında kendini okutan fakat anlamlandırmakta zorlandığım bir girizgah oldu. Sonrasinda adı Austerlitz olan hayali akademisyenimiz bizi kendi geçmişine götürüyor. Ailesinden, vatanından koparılmış bir 2.Dunya savaşı çocuğunun ailesini bulma çabası, savaşın o içler yakan trajedisine sizi bogmadan ama bir yandan da hüznünü hissettire hissettire ne olduğunu anlayamadan akıp gidiyor. Hani bazı kitaplarda öyle cümleler olur ki çok derin manalari vardır da yazar onu öyle bir yerde, öyle bir anda söyler ki acaba doğru mu okuyup anladım diye durup bir daha okursunuz ya, işte Sebald bu işi neredeyse kitabin tamamında yapmış. Müthiş bir zeka ve üslup gördüm. Bazen Tolstoy, bazen Borges, bazen Bernhard okuyorum hissine kapılarak hayranlıkla okudugum bir kitap oldu. Herkese tavsiyemdir. Keyifli okumalar.
AusterlitzW. G. Sebald · Can Yayınları · 2008140 okunma
Puan vermedi·288 syf.··
Beğendi
·
2024 63. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2024 00:00
21. yüzyılın en iyi romanları listelerinde ön sıralarda yer alan Austerlitz’in uzun zamandır baskısı yoktu. @sirinetik editörlüğünde #canmodern diziden Sebald kitapları tekrar yayımlanıyor. Çevirmenler değişmekle birlikte metinlerin editörü @sebnemsunar . Austerlitz’in çevirmeni #gülfertunalı W. G. Sebald hakkında daha önce paylaşımlarım olmuştu, yine de kısaca bahsedeyim. Arka kapakta Sebald için ‘toplumun belleği’ ifadesi var, tam olarak böyle. İkinci Dünya Savaşı’nın getirdiği yıkım hakkında yazar. Romanları da belgesel gibi, gerçek - kurgu - anı - deneme arasında geçişler yapıyor. Okuduğum kitaplarında anlatıcıları gezgin, sadece insanların değil mekanların tarihine de değiniyor ve farklı bilgiler veriyor. Artık biliyorsunuzdur fotoğraflar kullanıyor. Austerlitz, İkinci Dünya Savaşı’nda küçük bir çocukken evlatlık verilmiş. Galler’de bir papaz ve eşinin yanında büyüyen Austerlitz gerçek adını bile yatılı okul yıllarında öğreniyor. Yetişkinliğinde mimarlık ve uygarlık tarihiyle ilgili araştırmalar yaparken köklerinin peşine düşüyor. Çekoslovakya’da doğmuş ve savaş zamanı annesi onu korumak için göndermiş. Austerlitz geçmişinin izini sürmesini, çocukluğuna dair anıları hatırlamaya çalışmasını kitabın anlatıcısına yıllar içinde farklı ülkelerde karşılaştıkça anlatıyor ve en son notlarını da ona bırakıyor. Detaylar da bildiğimiz Sebald entelektüelliği. Sebald okumadıysanız da Hava Savaşı ve Edebiyat çok iyi bir başlangıç olur, deneme kitabı.
AusterlitzW. G. Sebald · Can Yayınları · 2024140 okunma
Puan vermedi·304 syf.··
2024 18. kitabı
Ağır bir almancası var,benim seviyem için ağır geldi en azından ama okunması gerekli,inceleme yazicam diyip spoiler vermekten korktum açıkçası :) aşk mı dostluk mu ikilemi sanırım dokundu biraz...
AusterlitzW. G. Sebald · Modern Library; Reprint edition · 2002140 okunma
Puan vermedi·288 syf.·
2026 13. kitabı
"Çok sonradan anladım ki bu manzaraların ıssızlığı tam da benim içimdeki kimsesizliği yansıtıyormuş" Bellek, kimlik, aidiyet, kökler, mekan üzerine yazılmış bir metin Austerlitz. Belçika'da başlayan hayat yolculuğunu, bir anlatıcının ve mimari konusunda uzman bir akademisyen olan Austerlitz'in bakışıyla okuyoruz. İkinci Dünya Savaşı sonrası yaşanan değişimlerin izini, Belçika, Prag, Londra, Galler ve Fransa'da sürüyoruz. İkinci Dünya Savaşı öncesi ve sonrasında ortaya çıkan mimari değişimleri, Austerlitz okuyucuya anlatıyor. Binalar tarihe tanıklık ediyor. Kitap ilerledikçe mekan ve zaman bağlamından çıkıp, Austerlitz'in kişisel tarihine odaklanıyoruz. Kötü dönemlerin yaşandığı bir zamanda annesi tarafından bir papazın yanına verilen Austerlitz, büyüme yolculuğunu, yaşadığı olayları, aidiyet ve kimlik konularını okuyucuya anlatmaya başlıyor. Austerlitz mimari yapılarda, Avrupa'nın çeşitli şehirlerinde gerçek ailesinin izini sürerken, o dönemde yaşanan politik gelişmeleri ve Holokaust döneminin olaylarını da okuyoruz. Kişisel bellek ve toplumsal bellek içiçe geciyor ve ortaya belgesel tadında bir eser çıkıyor. Zaman, mekan, bellek, kimlik, aidiyet, kökler, göç metnin ana temaları. Kitapta mekanların fotoğrafları da var. Bu da kitaba belgesel bir metin havası katıyor. Bu tarz metinleri seviyorsanız okuyun derim. Ben kitabı çok sevdim. Mekan ve bellek izlerini takip etmek çok güzeldi. Iyi okumalar dilerim
AusterlitzW. G. Sebald · Can Yayınları · 2024140 okunma
Puan vermedi·288 syf.··
2025 12. kitabı
Modern Alman edebiyatından devam... Yine bir yurtsuzluk,köksüzlük hikayesi okudum. Bu aralar tesadüfen hep bu temadan okumalar yaptım. Austerlitz bir mimarlık tarihcisidir. 1967'de romanın anlaticisi ile Anvers'te, garda tanışır ve arkadas olurlar.Otuz yıllık bu arkadaşlık aralara mesafeler ve uzun zaman dilimleri girerek aynen kaldığı yerden devam eder. Kapitalist mimari sistemi eleştirirlerken bir süre sonra Austerlitz kendi yaşam hikayesini anlatmaya başlar. Jacques Austerlitz, Hitler'in Nazi rejiminin tehdit ettiği Çekoslovakya'dan Kindertransport yoluyla kaçarak 1939'da Britanya'ya çocuk mülteci olarak gelmiştir. Galler'de yaşayan bir din adamı ve eşinin evlatlık edindiği dört buçuk yaşındaki Austerlitz, çocukluğunu Bala'da geçirir. Yaşlı üvey anne babası öldükten sonra Austerlitz geçmişinden ilk kez haberdar olur. Oxford Üniversitesi'ne gider ve Avrupa mimarisi hakkında çalışmalarına başlar. Geçirdiği bir hastalık sonrası Prag'ı ziyaret eden Austerlitz, burada kayıp ailesini bulmaya çalışır. Annesinin yakın arkadaşı Vera'nın yardımıyla gerçek kimliği hakkında bilgi sahibi olmaya başlar. Austerlitz'in aktris ve opera sanatçısı olan annesi toplama kampına gönderilmiş ve 1944 yılında orada ölmüştür. Babası ise Paris'te toplama kampına gönderilmiştir. Roman cok uzun cümlelerden oluşuyor. Bölümler yok. Uzun uzun paragraflar var. Yine konu ile ilgili bir sürü fotoğraf da mevcut. Yazarin farklı bir tarzı var,bu açıdan. Gerçek bilgi ile kurgunun birleştiği roman biyografi havası da taşımaktadır.
AusterlitzW. G. Sebald · Can Yayınları · 2024140 okunma
9/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2025 94. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Aralık 2025 20:18
“Bizim tarihle ilgilenmemiz…hafızamıza kazınmış kalıp sahnelerle ilgilenmekten ibarettir, biz hep bu sahnelere baktık, oysa gerçek başka yerde, henüz hiç kimsenin keşfedemediği kuytu bir köşede.” Kitabın ilk elli sayfasında ne okuyorum ben diye düşündüm. Sahiden ne? Nereye varacağını hiç belli etmeyen parça parça görüntülerden bahsediyordu yazar. Tren garları, mimari detaylar, rastlantısal karşılaşmalar, tarih kırıntılar gibi görünen parçalardan bir şeyler dikmeye çalıştığını sonradan anladım. Tüm o mekanların, fotoğrafların, zamanın izini, insanın geçmişi saklama-unutma alışkanlıklarını yansıtan birer ‘hafıza mekânı’ gibi ele alındığını fark edince dikkat kesildim. Kitabın parçalanmışlık biçimiyle karakteri Austerlitz’in kırılan hafızasının ne kadar uyumlu olduğunu fark ettim. Sebald’ın derdi okurunu önce bu labirentte kaybetmekti, ki bir kimliğin nasıl kaybolmuş olabileceğini hissedebilelim. Çünkü Austerlitz, tarihe Kindertransport diye geçen bir tanımın tanımlanmamış bir parçası. II. Dünya Savaşı’ndan hemen önce Nazi zulmünden kaçırılarak İngiltere’ye gönderilen yaklaşık 10.000 Yahudi çocuktan biri. Kim olduğunu, ailesine ne olduğunu bilmeyen, koparılmış, parçalanmış, dağıtılıp bırakılmış geçmişinin oyuklarında dolaşan kayıp bir ruh. “Militan bir mersiyeci” diyordu Sebald için Susan Sonntag. Anlıyorum şimdi niye böyle dediğini. Sebald yas tutmakla ve sadece kayıpları anlatmakla yetinen biri olmadığı, insanı tarih içindeki yerinden, acı ve iktidar ilişkilerinden, hatırlama-hatırlamama mekanizmalarından hareketle anlattığı için. Melankolisi pasif bir hüzünden ibaret olmadığı, siyasi bir uyarı, hafızaya müdahale etme çabası taşıdığı için. Acıyı estetize etmeden ve unutturmadan anlattığı için. Okurunu kolay bir seyirci gibi konumlandırmak yerine acz, suç,
Edebiyat
AusterlitzW. G. Sebald · Can Yayınları · 2024140 okunma
HARCINA ÖLÜLER BULAŞMIŞ AVRUPA SANAT TARİHİ
9/10
·288 syf.·
2024 110. kitabı
Selâmlar, Zor sıfatı yakıştırılan bir eser AusterlitzAusterlitz ve benim W. G. SebaldW. G. Sebald ‘dan okuduğum ilk eser. Arka kapakta Sebald için” toplumun belleği olmayı üstlendiği” yazıyor, bu ifadenin altını kalınca bir kalemmişçesine çizmiş bir eser Austerlitz. Anlatıcımızın bir tren istasyonda karşılaştığı Austerlitz ‘e dair yaşantıları aktarmasından doğan bir eser. Anlatıcının kendi kişisel anlatısıyla Austerlitz ‘in yaşantısının iç içe geçtiği, iki anlatıcılı bakış açısının sunulduğu üstkurmaca diyebileceğimiz sıradışı bir metin. Bunlar eseri zor kılıyor denebilir, hatta Vera karakterinin dahil olduğu kısımlarda üçüncül düzey bir dolaylı anlatımı okuyoruz. Anlatıcı ve Austerlitz ‘in arkadaşlığı; yaklaşık 30 yılı kapsayan kesik kesik bir hikayeyi barındırıyor. Austerlitz ‘in anlattıklarıysa bir kronoloji izlemiyor; çocukluk, gençlik ve şimdilerinin arasında belli bir düzen olmaksızın zihinsel zikzaklar çizen bir hikaye, bu da zorluk sebebi olabilir. Austerlitz bir sanat tarihçisi; mimari yapılar aracılığıyla Avrupa tarihinin izdüşümünün inşa etmeye çalışırken kendi hikayesini de inşa etmeye başlıyor. Onun hikayesi İkinci Dünya Savaşı’nda Alman Faşizm ‘inin kıyımına uğrayan bir aileye götürüyor. Austerlitz Yahudi düşmalığından kaçırılan, evlat edinilmiş bir çocuk aslında. Gerçek bir adı var mesela.. bilmediği. kimliksiz ve yersiz yurtsuz olmanın doğum yeri olabilir bu asıl ismini bilememe gerçeği. Ve bu gerçeğin peşinden, köksüz olmanın genişleyen pek çok halkasını gördüğümüz bir yaşamı var. Her hatırlayış bir doğum sancısının acısını hissettiriyor; karakter dışında olduğu bir hikayenin tam içinde oluyor, adını bile bilmediği bir hikayenin tanığı değil başrolü olduğunu fark ediyor. Bir yandan da herkese mal edilebilir, bilinç düzeyinde olsun ya da olmasın kocaman bir savaşı
AusterlitzW. G. Sebald · Can Yayınları · 2024140 okunma

Yazar Hakkında

W. G. SebaldYazar · 7 kitap
W. G. Sebald, 1944’te Wertach/Allgäu’da doğdu. Edebiyat bilimi alanında Freiburg, İsviçre ve İngiltere’de gördüğü yüksek öğrenimden sonra St. Gallen’da öğretmen olarak, Manchester Üniversitesi’nde ise okutman olarak çalıştı, Norwich’teki East Aglia Üniversitesi’nde doçent olarak görev yaptı. 1984’te profesör unvanı alan Sebald, üniversite kariyerine paralel olarak sayısız monografi ve makale yayınladı, yazınsal yapıtlarını ise 1980’li yılların sonundan itibaren vermeye başladı. Önceleri İngiltere, ABD ve Fransa’da ilgi gören Sebald’in yapıtlarının Almanya’da eleştirmenlerin dikkatini çekmesi 1990’lara rastlar. Satürn’ün Halkaları adlı yapıtı 1998 yılında Los Angeles Times Kitap Ödülü’ne değer görülen W. G. Sebald’in aldığı öteki ödüller arasında Berlin Edebiyat Ödülü, Heinrich Böll Ödülü, Mörike Ödülü ve Heinrich Heine Ödülü sayılabilir. Sebald 14 Aralık 2001’de arabasının direksiyonu başında geçirdiği kalp krizi sonucunda Norfolk’ta öldü.