Austerlitz

W. G. Sebald

Puan

8.110 üzerinden
46 kişi
Puan vermedi·288 syf.··
Beğendi
·
2024 63. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2024 00:00
21. yüzyılın en iyi romanları listelerinde ön sıralarda yer alan Austerlitz’in uzun zamandır baskısı yoktu. @sirinetik editörlüğünde #canmodern diziden Sebald kitapları tekrar yayımlanıyor. Çevirmenler değişmekle birlikte metinlerin editörü @sebnemsunar . Austerlitz’in çevirmeni #gülfertunalı W. G. Sebald hakkında daha önce paylaşımlarım olmuştu, yine de kısaca bahsedeyim. Arka kapakta Sebald için ‘toplumun belleği’ ifadesi var, tam olarak böyle. İkinci Dünya Savaşı’nın getirdiği yıkım hakkında yazar. Romanları da belgesel gibi, gerçek - kurgu - anı - deneme arasında geçişler yapıyor. Okuduğum kitaplarında anlatıcıları gezgin, sadece insanların değil mekanların tarihine de değiniyor ve farklı bilgiler veriyor. Artık biliyorsunuzdur fotoğraflar kullanıyor. Austerlitz, İkinci Dünya Savaşı’nda küçük bir çocukken evlatlık verilmiş. Galler’de bir papaz ve eşinin yanında büyüyen Austerlitz gerçek adını bile yatılı okul yıllarında öğreniyor. Yetişkinliğinde mimarlık ve uygarlık tarihiyle ilgili araştırmalar yaparken köklerinin peşine düşüyor. Çekoslovakya’da doğmuş ve savaş zamanı annesi onu korumak için göndermiş. Austerlitz geçmişinin izini sürmesini, çocukluğuna dair anıları hatırlamaya çalışmasını kitabın anlatıcısına yıllar içinde farklı ülkelerde karşılaştıkça anlatıyor ve en son notlarını da ona bırakıyor. Detaylar da bildiğimiz Sebald entelektüelliği. Sebald okumadıysanız da Hava Savaşı ve Edebiyat çok iyi bir başlangıç olur, deneme kitabı.
AusterlitzW. G. Sebald · Can Yayınları · 2024146 okunma
Puan vermedi·288 syf.··
2025 12. kitabı
Modern Alman edebiyatından devam... Yine bir yurtsuzluk,köksüzlük hikayesi okudum. Bu aralar tesadüfen hep bu temadan okumalar yaptım. Austerlitz bir mimarlık tarihcisidir. 1967'de romanın anlaticisi ile Anvers'te, garda tanışır ve arkadas olurlar.Otuz yıllık bu arkadaşlık aralara mesafeler ve uzun zaman dilimleri girerek aynen kaldığı yerden devam eder. Kapitalist mimari sistemi eleştirirlerken bir süre sonra Austerlitz kendi yaşam hikayesini anlatmaya başlar. Jacques Austerlitz, Hitler'in Nazi rejiminin tehdit ettiği Çekoslovakya'dan Kindertransport yoluyla kaçarak 1939'da Britanya'ya çocuk mülteci olarak gelmiştir. Galler'de yaşayan bir din adamı ve eşinin evlatlık edindiği dört buçuk yaşındaki Austerlitz, çocukluğunu Bala'da geçirir. Yaşlı üvey anne babası öldükten sonra Austerlitz geçmişinden ilk kez haberdar olur. Oxford Üniversitesi'ne gider ve Avrupa mimarisi hakkında çalışmalarına başlar. Geçirdiği bir hastalık sonrası Prag'ı ziyaret eden Austerlitz, burada kayıp ailesini bulmaya çalışır. Annesinin yakın arkadaşı Vera'nın yardımıyla gerçek kimliği hakkında bilgi sahibi olmaya başlar. Austerlitz'in aktris ve opera sanatçısı olan annesi toplama kampına gönderilmiş ve 1944 yılında orada ölmüştür. Babası ise Paris'te toplama kampına gönderilmiştir. Roman cok uzun cümlelerden oluşuyor. Bölümler yok. Uzun uzun paragraflar var. Yine konu ile ilgili bir sürü fotoğraf da mevcut. Yazarin farklı bir tarzı var,bu açıdan. Gerçek bilgi ile kurgunun birleştiği roman biyografi havası da taşımaktadır.
AusterlitzW. G. Sebald · Can Yayınları · 2024146 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
9/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2025 94. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Aralık 2025 20:18
“Bizim tarihle ilgilenmemiz…hafızamıza kazınmış kalıp sahnelerle ilgilenmekten ibarettir, biz hep bu sahnelere baktık, oysa gerçek başka yerde, henüz hiç kimsenin keşfedemediği kuytu bir köşede.” Kitabın ilk elli sayfasında ne okuyorum ben diye düşündüm. Sahiden ne? Nereye varacağını hiç belli etmeyen parça parça görüntülerden bahsediyordu yazar. Tren garları, mimari detaylar, rastlantısal karşılaşmalar, tarih kırıntılar gibi görünen parçalardan bir şeyler dikmeye çalıştığını sonradan anladım. Tüm o mekanların, fotoğrafların, zamanın izini, insanın geçmişi saklama-unutma alışkanlıklarını yansıtan birer ‘hafıza mekânı’ gibi ele alındığını fark edince dikkat kesildim. Kitabın parçalanmışlık biçimiyle karakteri Austerlitz’in kırılan hafızasının ne kadar uyumlu olduğunu fark ettim. Sebald’ın derdi okurunu önce bu labirentte kaybetmekti, ki bir kimliğin nasıl kaybolmuş olabileceğini hissedebilelim. Çünkü Austerlitz, tarihe Kindertransport diye geçen bir tanımın tanımlanmamış bir parçası. II. Dünya Savaşı’ndan hemen önce Nazi zulmünden kaçırılarak İngiltere’ye gönderilen yaklaşık 10.000 Yahudi çocuktan biri. Kim olduğunu, ailesine ne olduğunu bilmeyen, koparılmış, parçalanmış, dağıtılıp bırakılmış geçmişinin oyuklarında dolaşan kayıp bir ruh. “Militan bir mersiyeci” diyordu Sebald için Susan Sonntag. Anlıyorum şimdi niye böyle dediğini. Sebald yas tutmakla ve sadece kayıpları anlatmakla yetinen biri olmadığı, insanı tarih içindeki yerinden, acı ve iktidar ilişkilerinden, hatırlama-hatırlamama mekanizmalarından hareketle anlattığı için. Melankolisi pasif bir hüzünden ibaret olmadığı, siyasi bir uyarı, hafızaya müdahale etme çabası taşıdığı için. Acıyı estetize etmeden ve unutturmadan anlattığı için. Okurunu kolay bir seyirci gibi konumlandırmak yerine acz, suç,
Edebiyat
AusterlitzW. G. Sebald · Can Yayınları · 2024146 okunma
HARCINA ÖLÜLER BULAŞMIŞ AVRUPA SANAT TARİHİ
9/10
·288 syf.·
2024 110. kitabı
Selâmlar, Zor sıfatı yakıştırılan bir eser Austerlitz ve benim W. G. Sebald ‘dan okuduğum ilk eser. Arka kapakta Sebald için” toplumun belleği olmayı üstlendiği” yazıyor, bu ifadenin altını kalınca bir kalemmişçesine çizmiş bir eser Austerlitz. Anlatıcımızın bir tren istasyonda karşılaştığı Austerlitz ‘e dair yaşantıları aktarmasından doğan bir eser. Anlatıcının kendi kişisel anlatısıyla Austerlitz ‘in yaşantısının iç içe geçtiği, iki anlatıcılı bakış açısının sunulduğu üstkurmaca diyebileceğimiz sıradışı bir metin. Bunlar eseri zor kılıyor denebilir, hatta Vera karakterinin dahil olduğu kısımlarda üçüncül düzey bir dolaylı anlatımı okuyoruz. Anlatıcı ve Austerlitz ‘in arkadaşlığı; yaklaşık 30 yılı kapsayan kesik kesik bir hikayeyi barındırıyor. Austerlitz ‘in anlattıklarıysa bir kronoloji izlemiyor; çocukluk, gençlik ve şimdilerinin arasında belli bir düzen olmaksızın zihinsel zikzaklar çizen bir hikaye, bu da zorluk sebebi olabilir. Austerlitz bir sanat tarihçisi; mimari yapılar aracılığıyla Avrupa tarihinin izdüşümünün inşa etmeye çalışırken kendi hikayesini de inşa etmeye başlıyor. Onun hikayesi İkinci Dünya Savaşı’nda Alman Faşizm ‘inin kıyımına uğrayan bir aileye götürüyor. Austerlitz Yahudi düşmalığından kaçırılan, evlat edinilmiş bir çocuk aslında. Gerçek bir adı var mesela.. bilmediği. kimliksiz ve yersiz yurtsuz olmanın doğum yeri olabilir bu asıl ismini bilememe gerçeği. Ve bu gerçeğin peşinden, köksüz olmanın genişleyen pek çok halkasını gördüğümüz bir yaşamı var. Her hatırlayış bir doğum sancısının acısını hissettiriyor; karakter dışında olduğu bir hikayenin tam içinde oluyor, adını bile bilmediği bir hikayenin tanığı değil başrolü olduğunu fark ediyor. Bir yandan da herkese mal edilebilir, bilinç düzeyinde olsun ya da olmasın kocaman bir savaşı
AusterlitzW. G. Sebald · Can Yayınları · 2024146 okunma
9/10
·288 syf.··
2026 16. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 21:40
Bitmek bilmeyen uzun cümlelere sahip bir kitap ama edebi yönden de bir o kadar okuması zevkli. Austerlitz kendini, geçmişini arayan birisi; içinde yaşadığı ve anlamlandıramadığı boşluk hissini, çocukluğunu geçirdiği ve kendisine bakıcılık yapan kişilerin yanından ayrıldıktan sonra anlamaya başlıyor. Geçmişinin izlerini Avrupa'nın birçok kentini gezerek mimarisini (kendisi sanat tarihi ve mimarisi üzerine eğitim alıyor) inceleyerek bulmaya çalışıyor ve bu sırada gördüklerini kitabın isimsiz anlatıcısına aktarıyor. Zaten ikisinin tanışması da yine böyle bir mimari inceleme sırasında oluyor. Farklı zamanlarda buluşup gördüklerimi anlatıyor Austerlitz, anne babasının akıbetini, adının nerden geldiğini, nasıl bakıcı aileye geldiğinin izlerini sürüyor.Zamanda ileri geri giderek anlatılanlardan birçok olay birbirine bağlanıyor. Beni en çok etkileyen uzun ama çok güzel yazılmış cümlelerdi.Çevirisinin zorluğunu düşündüm ve çok beğendim.
AusterlitzW. G. Sebald · Can Yayınları · 2024146 okunma