"Zeyneb,kızlarımın en hayırlısıdır..."
Hz. Muhammed(sav) ⚘️
"Zeynebin sabrı Ebu'l As'ın imanı."
Zeyneb mücevher demekti.isimlerin kaderler üzerinde etkisi varsa eğer,bu öykü de mücevherler üzerinden sürüp gideceğe benziyordu.Zeyneb;bu hikayenin,ışığı aldığından daha çok yansıtan,en sert ve dayanıklı olan elmas taşı olacaktı.Sadakat gerdanlığı'nın ortasında duracaktı belki de...Zeyneb nazlı bir gül goncası.Aziz ve güzel...Babasının süsü.Işıltılı bir mücevher!Açılmadık bohçalarda gizli,her göze gözükmeyen kapalı bir hazineyken,bir tek As'a gönül bahçasını açmıştı.
"Zeyneb yeryüzünde iman etmiş ilk genç kadındı."
Kadınlara ancak ASİL erkekler değer verir.Alçak erkekler ise hor görürler.
Utanmak ki kulun en ince,en hassas yanıydı.Zedelendi mi o ayar,topyekün dibe vurur ve kulu örtüsüz ve ölçüsüz bırakırdı.
"Yavrum,nasılsınız?Zeyneb'le uyumunuz nasıl?"
"Zeyneb benim şakağımdır anne.Şakayık gülden sonra aşkın ve sadakatin temsilcisi bir çiçektir."
Annelik öyle bir şeydir ki nur tanem,tadılmadan bilinmez.Dünya yüzünde var olan hiçbir lezzete benzemez.Annelik yorucudur.Hatta yıpratıcı ve kutsaldır.Belki de annelik yaşamaktan ve var olmaktan bile vazgeçirici bir hikayedir.
Bir tarafta Allah'ın Son Elçisi’nin "Kızlarımın en hayırlısıdır." diye vasfettiği can paresi Hz. Zeyneb... Diğer tarafta nezaketi, anlayışı, cömertliği ve şefkatiyle Hz. Hatice'nin gönlüne taht kuran şair gönüllü yeğeni Ebu'l As.Aşk,inanç,vahiy,ayrılık,hasret,dua ve kavlileyyinle açılan kilitli kapılar.Sevgilinin tedrisinde kör düğümler çözülürken,İlahi tecelli iki âşık yüreği ikramıyla sevindirecekti.
Gururuna düşkün bu genci daha yakinen tanıtmak isteyenler ona Ebu'l As demişlerdi.Ebu'l As künyeliydi.isyanların babası...Gururun kalası...Aşkın başpehlivanı Ebu'l As Zeyneb'e sevdalıydı.
Bir tevhid