Kalbimin atışını dinliyordum. Bunca zamandır bana eşlik eden bu sesin kesilebileceğini hayal edemiyordum. Geniş bir hayal gücüne hiç sahip olmadım. Yine de bu kalbin çarpışının başımın içine kadar uzanamayacağı o ânı hayal etmeye çalıştım. Ama boşunaydı.
İnsan bilmediği konularda hep abartılı fikirlere sahip olur. Oysa tersine, her şeyin basit olduğunu kabul etmek zorundayım: Giyotin, ona doğru yürüyen insanla aynı seviyede. Bir tanıdığın yanına gidermiş gibi gidiyor insan yanına. Bu da sinir bozucu. Platforma çıkış, göğe yükseliş, hayal gücü ikisini ilişkilendirip buna tutunabilirdi. Oysa giyotin bu hayali de her şeyi olduğu gibi ezip geçiyordu: İnsan gizli saklı, biraz utanç ve çokça da isabetle öldürülüyordu.