"Belki kendinden korkulmuş, çekinilmiş, hatta sahte yaltaklanmalar da görmüş, fakat hiçbir insanoğlunun sıcak bir yakınlık duygusunu elde edememiştir. Bu medeniyetin, öbürleriyle ilgisinde ilk görülecek şey, önce gelmiş hiçbir medeniyetin şahit olmadığı bir antipati ve cevapsızlık karşısında kalmasıdır. Zekâsının hep tekniğe doğru kayışı da bu sevgisizliğin doğurduğu güvensizlik psikolojisinden ileri gelse gerektir."
Kendisini bekleyen o korkunç ölümün, çevresindekilerce sıradan bir tatsızlığa ya da (salona kötü kokular yayan birinin girmesi türünden) kibarlığa aykırı bir olaya indirgendiğini görüyordu; İvan İlyiç'in ömrü boyunca uğruna didindiği "kibarlığa" aykırı!
Arapçası Yakub olan hazretin Tevrattaki orijinali Yaᶜqôb, İshak’ın oğlu, İbranice עקב kökünden “ardından gelen, sonraki”. İkiz kardeşinden az sonra doğduğu için bu adı almış. Arapça taᶜqîb, müteᶜâqib, ᶜâqibet ve akabinde’den bildiğimiz ᶜaqb (iz, topuk) ile akraba bir sözcük. Takip = izlemek. Akıbet = izleyen şey, art.
"Ortaçağın sonlarına doğru Batı Avrupa’da jacque/jack/jock en yaygın köylü erkek adı. Dolayısıyla hem Fransızcada hem İngilizcede “köylü, kıro, andavallı” anlamını yapıştırıvermişler. Bizdeki Memiş yahut İbiş gibi bir şey, ama tam değil, çünkü bayağı aşağılayıcı bir tınısı var. Fransızca 14.
yüzyılda jacquerie = köylü isyanı, jaquette = köylü mintanı. İngilizce jack 16. yüzyılda “çiftlik hayvanlarının erkeği”, 17. yüzyılda “herif, uşak, seyis, gemide tayfa”. Jockey esasen “herifçik” demek, ama sanırım özellikle Kuzeyden gelen ağır taşralı bir tip kastedilmiş. Atlara bakan uşağa bu ad verilmiş."
Arapça ᶜaqil devenin kaçmaması için ayağına bağlanan bukağı, ᶜaql bildiğimiz akıl.
Yani şimdi Arapça akıl, devenin ayak bağından mı geliyor? Yok hayır, Araplar o kadar saçma insanlar değil. Doğrusu iki kelime AYNI KÖKTEN türemiş, ikisinin de altında “dizginlemek, gem vurmak, zaptu rapt altına almak” gibi bir fikir var. Şark kültüründe akıl, Batıdaki gibi bir serbest spekülasyon alanı olarak görülmemiş, bir tür fren ya da disiplin unsuru olarak algılanmış.
uçuşan bir kağıt parçası pdf okumak beni de çok yoruyor ve okuduğum kitapların da elimde bulunmasını isteyen biriyim ama bir yanda Sevan Nişanyan'a para kazandırma düşüncesi, öbür tarafta zorlanarak okumak... Allah affetsin, tartıda ikinci taraf daha ağır bastı bende. 🥲 Bir de her kelime kısa kısa anlatıldığı için pdf olarak okumak o kadar da yormadı beni sanırım.