eiivitsi

eiivitsi
@eiivitsi

eiivitsi

, bir kitap okudu
9/10
·69 syf.·
Beğendi
·
230 günde okudu
·
Okunma: 31 Mart 2026 00:00
·
2026 10. kitabı
Sezai Karakoç
9.3/10 · 11,7bin okunma
ikiyüzotuzgün 🫠
Avrupa’nın en büyük dramı şudur: Kendini hiçbir zaman sevdirememesi.
Sayfa 9·Kitabı okudu
"Belki kendinden korkulmuş, çekinilmiş, hatta sahte yaltaklanmalar da görmüş, fakat hiçbir insanoğlunun sıcak bir yakınlık duygusunu elde edememiştir. Bu medeniyetin, öbürleriyle ilgisinde ilk görülecek şey, önce gelmiş hiçbir medeniyetin şahit olmadığı bir antipati ve cevapsızlık karşısında kalmasıdır. Zekâsının hep tekniğe doğru kayışı da bu sevgisizliğin doğurduğu güvensizlik psikolojisinden ileri gelse gerektir."
Kendisini bekleyen o korkunç ölümün, çevresindekilerce sıradan bir tatsızlığa ya da (salona kötü kokular yayan birinin girmesi türünden) kibarlığa aykırı bir olaya indirgen­diğini görüyordu; İvan İlyiç'in ömrü boyunca uğruna didin­diği "kibarlığa" aykırı!
Sayfa 56·Kitabı okudu
ölüm ölüm gündelik sözlerimiz arasında geçecek kadar kaba
Arapçası Yakub olan hazretin Tevrattaki orijinali Yaᶜqôb, İshak’ın oğlu, İbranice עקב kökünden “ardından gelen, sonraki”. İkiz kardeşinden az sonra doğduğu için bu adı almış. Arapça taᶜqîb, müteᶜâqib, ᶜâqibet ve akabinde’den bildiğimiz ᶜaqb (iz, topuk) ile akraba bir sözcük. Takip = izlemek. Akıbet = izleyen şey, art.
Ceket, 14 Şubat 2009
"Ortaçağın sonlarına doğru Batı Avrupa’da jacque/jack/jock en yaygın köylü erkek adı. Dolayısıyla hem Fransızcada hem İngilizcede “köylü, kıro, andavallı” anlamını yapıştırıvermişler. Bizdeki Memiş yahut İbiş gibi bir şey, ama tam değil, çünkü bayağı aşağılayıcı bir tınısı var. Fransızca 14. yüzyılda jacquerie = köylü isyanı, jaquette = köylü mintanı. İngilizce jack 16. yüzyılda “çiftlik hayvanlarının erkeği”, 17. yüzyılda “herif, uşak, seyis, gemide tayfa”. Jockey esasen “herifçik” demek, ama sanırım özellikle Kuzeyden gelen ağır taşralı bir tip kastedilmiş. Atlara bakan uşağa bu ad verilmiş."
eiivitsi bir yorumu yanıtladı.
Arapça ᶜaqil devenin kaçmaması için ayağına bağlanan bukağı, ᶜaql bildiğimiz akıl. Yani şimdi Arapça akıl, devenin ayak bağından mı geliyor? Yok hayır, Araplar o kadar saçma insanlar değil. Doğrusu iki kelime AYNI KÖKTEN türemiş, ikisinin de altında “dizginlemek, gem vurmak, zaptu rapt altına almak” gibi bir fikir var. Şark kültüründe akıl, Batıdaki gibi bir serbest spekülasyon alanı olarak görülmemiş, bir tür fren ya da disiplin unsuru olarak algılanmış.
7 Ocak 2009
Bu etimoloji harika bir ilim değil mi? 😍
Önceki 2 yanıtı göster
uçuşan bir kağıt parçası
uçuşan bir kağıt parçası
pdf okumak beni de çok yoruyor ve okuduğum kitapların da elimde bulunmasını isteyen biriyim ama bir yanda Sevan Nişanyan'a para kazandırma düşüncesi, öbür tarafta zorlanarak okumak... Allah affetsin, tartıda ikinci taraf daha ağır bastı bende. 🥲 Bir de her kelime kısa kısa anlatıldığı için pdf olarak okumak o kadar da yormadı beni sanırım.
1 yanıtı göster