...yararlılık genellikle toplumun yararına uygun işlev gösterebilmek olarak tanımlanır fakat bugünün toplumu kazanım yönelimlidir ve bunun sonucu olarak başarılı ve mutlu insanları ve özellikle de gençleri göklere çıkarır. Bunlar dışında kalan herkesin değerini görmezden gelir ve bunu yaparken, onur anlamında değerli olanla faydalılık anlamında değerli olan arasındaki belirleyici çizgiyi bulanıklaştırır. İnsan bu farkın bilincinde olmaz ve bireyin değerinin şimdiki faydalılığına bağlı olduğuna inanırsa, o halde inanın ki Hitler'in programına göre ötanazi istemesi kendi açısından tutarlı olacaktır; yani toplumsal yararlılıklarını yaşlanma, tedavi edilemeyen hastalık, zihinsel gerileme veya başka bir engel dolayısıyla yitirmiş olanların "acısız" öldürülmesini savunmalıdır.
İnsanlar, geçiciliğin anızlarını görmeye meyillidir ve hayatlarının hasadını sakladıkları dopdolu ambarları unuturlar: Görevler yerine getirilmiş, sevilenler sevilmiş ve en az bunlar kadar önemlisi, ıstıraplar cesaret ve onurla geride bırakılmıştır.
Ancak özgürlük son söz değildir. Özgürlük öykünün sadece bir kısmı, hakîkatin ise yarısıdır. Olumlu yanı sorumluluk olan fenomenin olumsuz yanından başka bir şey değildir. Aslında sorumluluklara göre yaşanmadığı sürece tamamen keyfiyete dönüşerek dejenere etme tehlikesini barındırır. İşte bu yüzden Doğu Yakası'ndaki Özgürlük Anıtı'nın karşısına, BatıYakası'naSorumlulukAnıtı konulmasını öneriyorum.