Cehalet İnsanlığın En Büyük Düşmanlığıdır.
Puan vermedi·260 syf.··
2026 3. kitabı
A. M. Celal Şengör’ün Senin Cahilliğin Benim Yaşamımı Etkiliyor adlı eseri, yalnızca bir söyleşi kitabı değil; bilginin hayatımızdaki yerini sorgulatan, cehaletin bireysel bir eksiklikten öte toplumsal bir yük olduğunu hatırlatan güçlü bir metin. Şengör’ün karakteri bu eserde açıkça hissediliyor: keskin bir dil, tavizsiz bir duruş ve bilgiye duyulan derin bir saygı. Onun bilimsel birikimi, jeoloji alanındaki uzmanlığının ötesine geçerek edebiyat, felsefe, tarih ve siyasetle harmanlanıyor; böylece kitap, tek bir disipline sıkışmayan geniş bir düşünce ufku sunuyor. Şengör’ün kişiliğinde öne çıkan en belirgin özelliklerden biri, cehalete karşı duyduğu tahammülsüzlük. Bu tavır, eserin her satırına yansıyor. Mozart’ın kötü müzik karşısında ağlamasını örnek verirken, kendisinin de bilgisizliğe aynı şekilde tepki verdiğini söylemesi, onun bilgiye duyduğu hassasiyetin kişisel bir yansıması. Bu yaklaşım, okuyucuya bilginin yalnızca akademik bir değer değil, aynı zamanda etik bir sorumluluk olduğunu hatırlatıyor. Kitap boyunca Atatürk, Popper, Newton, Einstein gibi isimlerle kurulan bağlar, Şengör’ün düşünce dünyasının evrenselliğini gösteriyor. Bu bağlantılar, bilginin sürekliliğini ve insanlık tarihindeki dönüştürücü gücünü ortaya koyuyor. Şengör’ün duruşu, okuyucuya bilginin adaletin en sağlam temeli olduğunu hissettiriyor. Onun üslubu bazen sert, bazen rahatsız edici olabilir; fakat bu sertlik aslında gerçeğin dönüştürücü gücünden kaynaklanıyor. Bu kitabı okurken ben, bilginin yalnızca bireysel bir kazanım değil, toplumsal bir sorumluluk olduğunu yeniden fark ettim. Şengör’ün tavrı bana, adaletin bilgisizlikle değil, bilgiyle savunulabileceğini hatırlattı. Kitap bana şu olumlamayı kazandırdı: “Cehalet başkalarının yaşamını etkiler, ama bilgelik hepimizi
1000Kitap
Senin Cahilliğin Benim Yaşamımı EtkiliyorCelâl Şengör · Masa Yayınları · 20233,899 okunma
Hayat bir hediye
9/10
·72 syf.·
2026 94. kitabı
Yazar Eric Emmanuel SchmittEric Emmanuel Schmitt benim için Bayan Ming'in Hiç Olmayan On ÇocuğuBayan Ming'in Hiç Olmayan On Çocuğu kitabında bize efsaneleştirerek sunduğu ,Çin ülkesinin üzücü atmosferini anlattığında, hayata ve insanların yaşadığı baskılara karşı duruşuyla kalbime kazınmıştı. Orada bir annenin evladına karşı duyduğu bağlılığı efsaneleştirmişti. Bu kitapta on yaşında minik bir çocuğun, ailesinden destek beklerken, anne ve babasından görmediği değeri, yazdığı mektuplarla, tanrıya yakarışını anlatıyor. Kitapta bir iyilik meleği olan Rose anne sayesinde acılarını daha kabul edilebilir ölçüde yaşıyor. Einstein, Çifte Kavruk, Mavi Peggy gibi arkadaşları var sanki onlarla doğal bir hayat konumundaymış gibi ,hayatın tadını çıkarıyor. Kitaptaki en sevdiğim alıntı"Hayat bir hediye değil emanettir Ödünç verilmiştir. Herkes onu hak etmeye layık olmaya çalısır"Oscar da bunu bilerek hayatını daha iyi yaşamaya çalıştı. Doktoruyla ailesi arasında geçen konuşmayı duyduğu kızgınlığı başka bir tarafa yönlendirip, Rose annesinden aldığı destekle kalan hayatına tutunuyor. Bu kısa kitap sizi iliklerinize kadar etkileyebilir. Çünkü bir anda Oscar'ın arkadaşı olup, onu sarmalamak istiyorsunuz. Kitap kısa yazılsa bile, verdiği mesaj yüreğimize dokunuyor. Yüreğine sağlık Eric Emmanuel SchmittEric Emmanuel Schmitt her kitabında etki günlerce sürüyor.Farkli bir yolculuk için şiddetle tavsiye ederim. Belki de bize verilen hediyenin farkında değiliz. Bı kitap bize bu sorgulamayı yaşatacaktır.
Oscar ve Pembeli MeleğiEric Emmanuel Schmitt · Doğan Kitap · 2026657 okunma
Reklam
8/10
·181 syf.··
Beğendi
·
2026 85. kitabı
#morsandıktakiyazılar Kitap Adı: Köklerimiz Mirasımızdır Yazar Adı: Tuna Tüner Sayfa Sayısı: 183 Kitap Türü: Psikoloji Yazarın tesadüfen izlediğim bir söyleşisinden sonra kitabı okumaya karar verdim. Kitabın konusuna değinecek olursak, bu ara oldukça revaçta bir konu işlenmiş kitapta, "Aile Dizimi". Kitap, açıp açıp tekrar okunacak bir başucu kitabı gibi aynı zamanda. Kişi kendisinde çözemediği durumlar için cevapları mutlaka kitapta bulacaktır. Kitaba geçmeden önce. Aile dizimi yapmak bir uzman işidir, konuya vakıf ve insan psikolojisinden anlayan kişiler yapmalı bu çalışmayı. Günümüzde uzman olmayan kişiler de bu konuyu kendince bir şekilde kullanır olmuş maalesef. Kitaba gelince, kişilerin hayatıyla ilgili yaşadığı olumsuz etkilere cevap aramak için kullanılan yöntemden bahsediliyor. Kişinin hayatla ilgili olumsuz durumları için önce kendini suçlaması yaşanan bir normalite gibi görünse de. Kişilerin ailesine olumsuz bir şeyi konduramama durumları var kitapta. Kişilerin yaşadıkları, blokajlar, tıkanıklıklar, travmaların bir sebebi olduğunu okuyorsunuz sayfalarda. İnsanın tek gerçeği şu andaki ailesi deselerde değil, çünkü travma ve blokajlar kuşaktan kuşağa aktarılan olgulardır. Yazar, kitabın ikinci yarısında profesyonel bir aile dizimi nasıl yapılır bazı örneklerle anlatmış Daha fazla spoiler vermek istemiyorum ve Einstein şu sözü çok güzel açıklıyor, " İnsanlar, ağzından çıkan cümlelerin, beyninden çıkan düşüncelerin, bütün evreni dolaşıp tekrar kendine geri döndüğünü bilse, eminim çok daha dikkatli olurdu." Çünkü sözler sahibini bulamasa da ailesini mutlaka bulur. Kitaptan birkaç alıntı: - Aile Dizimi görünene bakıp görünmeyeni anlama sanatıdır - Tekamül insanın acıyla baş etmesiyle başlar - Çocuklar iyiyi, yetişkinlerse doğruyu seçer - Hepimiz önce
Köklerimiz MirasımızdırTuna Tüner · Destek Yayınları · 2022401 okunma
Türk Bilim İnsanı Türker Kılıç Bilime Vicdan Katıyor
Puan vermedi·192 syf.··
2026 54. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 13:55
Harvard’da yürüttüğü beyin tümörleri araştırmalarıyla daha sonra kanser tedavisinde kullanılan Glivec ilacının geliştirilme sürecine katkı sunmuş, Einstein ve Bertrand Russell’ın da kurucu fikirleri arasında yer aldığı Dünya Sanat ve Bilim Akademisi ile Avrupa Bilim ve Sanat Akademisi’ne seçilen dünyaca tanınmış Türk nörobilimci ve beyin cerrahı Türk Bilim İnsanı Türker Kılıç'ın bu eseri, yalnızca popüler bilim kategorisinde değerlendirilemeyecek kadar geniş bir düşünsel çerçeveye sahiptir. Kitap; nörobilimden ontolojiye, sistem teorisinden etik ve medeniyet tartışmalarına kadar uzanan disiplinlerarası bir yaklaşım ortaya koyar. Bu yönüyle eser, modern insanın yaşadığı epistemolojik ve varoluşsal krize karşı yeni bir paradigma önerisi geliştirmeye çalışan çağdaş düşünce metinlerinden biri olarak okunabilir. Eserin en güçlü tarafı, bilimi yalnızca teknik bir bilgi üretim alanı olarak görmemesidir. Türker Kılıç, modern bilimin ulaştığı sonuçların insanlık tasavvurunu da dönüştürmesi gerektiğini savunur. Özellikle beynin çalışma biçiminden hareketle geliştirdiği “bağlantısallık” yaklaşımı, kitabın hem bilimsel hem de felsefi omurgasını oluşturur. Kılıç’a göre gerçeklik; birbirinden kopuk nesnelerin toplamı değil, ilişkiler ağıdır. Kılıç, insanın zihinsel süreçlerini bir "enformasyon ırmağı" olarak ele alır. 86 milyar nörondan oluşan bu yapı, dış dünyayı salt fiziksel bir gerçeklik olarak değil, bir "ilişkiler ağı" ve "bilgi işleme modeli" olarak algılar. Bu bakış açısı, evrenin birbiriyle bağlantılı olduğu gerçeğini bilimsel bir temele oturtur. Beyindeki bilinç nasıl tek bir nöronda değil bağlantı örüntülerinde ortaya çıkıyorsa; toplum, kültür, etik ve medeniyet de ilişkisel bir bütünlük içinde anlam kazanır. Bu düşünce, klasik pozitivist ve indirgemeci bilim
Bilim/Felsefe
Yeni Bilim: Bağlantısallık - Yeni Kültür: YaşamdaşlıkTürker Kılıç · Ayrıntı Yayınları · 2021269 okunma
DİNLENEN BEYİN
Puan vermedi·256 syf.··
Beğendi
·
2026 73. kitabı
@dogan_kitap çıkan Dinlenen Beyin’i okuduğumda, modern dünyanın "durursan düşersin" dayatması altında zihnimi ne kadar hırpaladığımı çok net fark ettim. Kitap, her an bir şeyler üretmek zorunda hissettiğimiz bu çağda, hiçbir şey yapmamanın aslında beyin için ne kadar hayati olduğunu harika bir dille anlatıyor. Dr. Joseph Jebelli, boş durmayı bir tembellik değil; beynin kendini tamir ettiği, hafızayı düzenlediği ve üretkenliği beslediği çok aktif bir süreç olarak tanımlıyor. Sürekli koşturmaktan yorulan, tükenmişliğin sınırında gezen herkesin zihnini rahatlatacak,boş zamana, çalışmaya ve dinlenmeye bakış açımı tamamen değiştiren şahane bir rehber diyebilirim. Kitap, "Azıcık mola ver, kahve iç" gibi sığ kişisel gelişim tavsiyelerinin ötesinde,aşırı çalışmanın beynimizi biyolojik olarak nasıl fiziksel bir yıkıma uğrattığını çok çarpıcı nörobilimsel verilerle kanıtlıyor. Kitapta Japonya'da resmi bir ölüm nedeni kabul edilen Karoshi (aşırı çalışmaktan ölüm) vakalarını okuduğumda şok oldum. Aşırı stres altındayken salgılanan kortizol hormonu, beynin hafıza merkezi olan hipokampüsteki nöronları kelimenin tam anlamıyla zehirleyip öldürüyormuş. Yani sürekli meşgul olmak bizi daha zeki yapmıyor, aksine beynimizi fiziksel olarak küçültüyor. Uyku pasif bir durum değil, beynin en yoğun çalıştığı vakit. Biz uyurken bu sistem devreye giriyor ve gün boyu biriken toksik atıkları, zararlı proteinleri adeta yıkayarak temizliyor. Yazar, Einstein'ın karmaşık fizik problemlerinde sıkıştığında kalkıp keman çaldığını anlatıyor. Einstein bunu tembellikten değil, beynin odak ağını kapatıp Varsayılan Mod Ağı’nı açmak için yapıyormuş. Beyin özgürce yüzdüğünde, nöronlar arasında normalde kurulmayan yaratıcı bağlar kuruluyormuş. Kitabın en özgün bölümlerinden biri olan "Ağaca Sarılma Bilimi"
The Brain at RestJoseph Jebelli · Penguin Books Publishing · 20254 okunma
Puan vermedi·272 syf.··
Beğendi
·
2026 610. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 10:57
Cambridge Üniversitesi’nde kuantum fiziği doktorası yapmış bir komedyen olan Ben Miller, bu kitabında bilimsel formülleri bir kenara bırakıp evrenin sırlarını stand-up tadında, eğlenceli bir dille anlatıyor. Kitabın ana başlıkları şu şekildedir: * Uzay ve Zaman: Kara delikler nedir? Zaman yolculuğu gerçekten mümkün mü? Einstein'ın görelilik teorisi aslında ne anlatıyor? * Yaşamın Kökeni: Dünya dışı yaşam var mı? Mars'ta kolonileşmek ne kadar gerçekçi? DNA sarmalımız aslında nasıl çalışıyor? * İklim ve Gelecek: Küresel ısınma dünyayı nasıl değiştirecek ve bilim buna nasıl çözümler üretiyor? Eğer Ben Miller'ın kitapta yer alan bazı görüşlerine katılmasaydınız bile, bilimi anlamak ve evreni sorgulamak adına bu eseri okumanızı tavsiye ederim.
Bilim Aslında Çok EğlencelidirBen Miller · NTV Yayınları · 201488 okunma
Reklam
Reklam