Bu kitabın bendeki yeri çok ayrıdır. İnsanın en masum tarafına dokunur ince ince. Bir insanın yüreğine dokunmak ve bunu bu kadar hafif yapmak, insanı ve dünyayı çok iyi anlamış birinin gözünden yapılabilir bence. Bazı şeyler çok toz pembe gözükür bazı insanlara. Masumiyet çok uzak gelir, sen nerede yaşıyorsun diye sorarlar bazen. Benim de yaşadığım yerde yaşayan bir kitap bu.
Bu gençler her zaman ciddi bir şekilde tartışmaz. Karşılıklı olarak birbirlerinin bam teline basmamaya büyük özen gösterir ve kendi kutsallarını da titizlikle korurlar. Alay konusu olmamak için her şeyi yaparlar. Yine de bir kere incinmeye görsünler, ya karşılarındakini ya da kendilerini öldürecek kadar kafaya takarlar. Bu yüzden de tartışmaya girmekten hiç hoşlanmazlar. Nabza göre şerbet verecek lafları iyi bilirler. Esasen “hayır” anlamına gelen tek bir kelimeyi bile onlarca farklı şekilde rahatlıkla ifade edebilirler. Bir tartışma doğmadan karşı tarafla uzlaşmak için göz teması kurarlar. En sonunda gülerek el sıkışırlarken hepsinin aklından geçen tek kelime şudur: “Gerizekalı!”