(Spoiler içerir)
Herkesin öve öve bitiremediği kitabı size nasil anlatmalıyım diye çok düşündüm. İlk başları ilgi çekici olsa da ilerleyen zamanlar da ensest ilişkiyi bize normal bir şeymiş gibi göstermeye çalışan bir kitap. Okurken hep kafamda sorular döndü, anneyle yada ablayla yaşanan ilişkiyi her ayrıntısıyla anlatmasının neresini mükemmel bulupta bu kitap beğenildi. Her sayfada midem alt üst oldu. Aklım durdu. 15 yaşındaki ergen çocuğun cinsel dürtülerini anlatmak için yazılan kitaptan başka bir şey değildi.
Kedilere yapilan iskencelerin açık açık bu şekilde anlatılması ayrı bir soru işareti bıraktı kafamda.
Kafamda soru işaretleri ile kitabı bitirmeye çalışırken bu kadar şey neden oldu diye öğrenmeyi beklerken yazar bize hiçbir şey anlatmadan herkesi öldurup kitabı bitirdi.
Nereden tutarsam tutayım geçen zamana yazık. Kitabı beğenen insanların yorumlarını okudukça da aklım almıyor. Anneniz olabilecek 50 yaşındaki kadinla yaşanan cinsel iliskiyi mi beğendiniz, ablasına tecavuz edilmesini mi, yoksa kafalarda kalan soru işaretlerini mi?
Daha önce de Japon edebiyatıyla ilgili kitap okudum. Ama bu kitap tamamiyle benim için hayal kırıklığı oldu.
Sahilde KafkaHaruki Murakami · Doğan Kitap · 202012bin okunma
Bu yazıdan ve yazıya destek veren kişilerden bir kez daha anlıyoruz ki bazı kişiler roman okumayı bilmiyor ve bilmedikleri gibi cehaletleriyle eleştirme aşamasına bile giriyorlar.
Öğretmen hanım Bu yazının anlaşılacak bir tarafı olmadığı gibi sadece eleştirilen yerden yerildiğini de çoğu kişi anlamayacaktır. Kısacası okuduğunuz metini, kitabı en başta siz anlayamamışsınız ne yazık ki.
karmaşık insan ilişkileri. sally rooney’nin diğer kitaplarında da olduğu gibi hikaye ilişkiler üzerinden ilerliyor. kitapta birden çok ana karakter olmasına rağmen her karakterle ayrı ayrı bağ kurabiliyorsunuz ve bence bu kitapta yazarın yarattığı karakterlerin hepsinin zihninizde bir tasviri oluşuyor, onları hayal etmek çok kolay. bu kadar rahat bağ kurabildiğim kitaplara karşı ayrı bir sevgi hissediyorum. eylül ayının en güzel kısmı intermezzo’yu okuyabilmiş olmaktı.
toplum baskısını, yargıları ve hayatın geçiciliğini; bir kere geldiğiniz hayatı yaşamanız gerektiğini öyle hassas ve dolu dolu anlatmış ki sally rooney, insana cesaret veriyor.
kardeşlik ilişkisine de harika bir dokunuşu var.
eşsiz bir akıcılığı olduğunu düşünüyorum kitabın. hiç sıkılmadım. her bir karaktere hem kızıp hem onları sevdim. hayatı kucaklama ve başa çıkma yöntemlerini okurken bolca düşündüm. ve tutkuyu diğer kitaplarında da olduğu gibi içimde hissettim. bu kitap sally rooney’nin dilini ve hassasiyetini öyle güzel özetlemiş ki, daha nice işine şahit olmak için sabırsızlanıyorum.
Öncelikle şunu belirteyim ki; gereğinden fazla abartılmış bir kitap. Okuyucuya klasik konulardan fazla sunduğu hiçbir şey yok. Popüler kültürün abarttığı, orta şeker satırlar. Karakter gelişimli roman okuyacaksam gider Tütün romanını okurum. İncelemeniz için teşekkürler.
Merhabalar. Uzun süre sonra en çok da kendime. Kaybettiğim, savrulduğum, sığınılacak liman olarak edebiyatı ciddi bir zamandır tercih etmediğim kendime...
Nasılsın? Hissizleştin mi? Yoksa hissin ne
Biz akıllı dört kadın, benim isteğim sonucu dedik ki, Parma Manastırı'nı okuyalım. Ama gelin görün ki sonuç hüsran. Ben ilk 200 sayfaya kadar sorunun kendimde olduğunu düşünüyordum, kızlarla
Neyini anlayamadığınızı ben anlayamadım. Kaldı ki; roman her dönemde kabul görmeli demişsiniz. Bu satırlar arasında hayli mevcut! Gerçi siz biraz düşünce isteyen kitapları belli ki hiç okumamışsınız ki böyle bir yorum yapmışsınız. 200 sayfadan sonra ilerleyip, olan olayları görebilseydiniz günümüzde yaşanılan dalkavulukluk, gösteriş merakı, siyaset aldatmacaları, benci yönetimi fazlasıyla hissederdiniz. Sorun roman da değil, üzülerek söyleyebilirim ki siz ve diğer arkadaşlarınız da... Roman Livaneli gibi bir saatte bitirilmez, kafa yormalı, sıkmalı ama devam etmeli... iyi akşamlar.