Mert Ekim

1/10
·651 syf.··
2024 23. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Şubat 2024 20:05
(Spoiler içerir) Herkesin öve öve bitiremediği kitabı size nasil anlatmalıyım diye çok düşündüm. İlk başları ilgi çekici olsa da ilerleyen zamanlar da ensest ilişkiyi bize normal bir şeymiş gibi göstermeye çalışan bir kitap. Okurken hep kafamda sorular döndü, anneyle yada ablayla yaşanan ilişkiyi her ayrıntısıyla anlatmasının neresini mükemmel bulupta bu kitap beğenildi. Her sayfada midem alt üst oldu. Aklım durdu. 15 yaşındaki ergen çocuğun cinsel dürtülerini anlatmak için yazılan kitaptan başka bir şey değildi. Kedilere yapilan iskencelerin açık açık bu şekilde anlatılması ayrı bir soru işareti bıraktı kafamda. Kafamda soru işaretleri ile kitabı bitirmeye çalışırken bu kadar şey neden oldu diye öğrenmeyi beklerken yazar bize hiçbir şey anlatmadan herkesi öldurup kitabı bitirdi. Nereden tutarsam tutayım geçen zamana yazık. Kitabı beğenen insanların yorumlarını okudukça da aklım almıyor. Anneniz olabilecek 50 yaşındaki kadinla yaşanan cinsel iliskiyi mi beğendiniz, ablasına tecavuz edilmesini mi, yoksa kafalarda kalan soru işaretlerini mi? Daha önce de Japon edebiyatıyla ilgili kitap okudum. Ama bu kitap tamamiyle benim için hayal kırıklığı oldu.
Sahilde KafkaHaruki Murakami · Doğan Kitap · 202012,1bin okunma
Mert Ekim isimli okura yanıt verildi
Mert Ekim
Öğretmen hanım Bu yazının anlaşılacak bir tarafı olmadığı gibi sadece eleştirilen yerden yerildiğini de çoğu kişi anlamayacaktır. Kısacası okuduğunuz metini, kitabı en başta siz anlayamamışsınız ne yazık ki.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
1/10
·651 syf.··
2024 23. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Şubat 2024 20:05
(Spoiler içerir) Herkesin öve öve bitiremediği kitabı size nasil anlatmalıyım diye çok düşündüm. İlk başları ilgi çekici olsa da ilerleyen zamanlar da ensest ilişkiyi bize normal bir şeymiş gibi göstermeye çalışan bir kitap. Okurken hep kafamda sorular döndü, anneyle yada ablayla yaşanan ilişkiyi her ayrıntısıyla anlatmasının neresini mükemmel bulupta bu kitap beğenildi. Her sayfada midem alt üst oldu. Aklım durdu. 15 yaşındaki ergen çocuğun cinsel dürtülerini anlatmak için yazılan kitaptan başka bir şey değildi. Kedilere yapilan iskencelerin açık açık bu şekilde anlatılması ayrı bir soru işareti bıraktı kafamda. Kafamda soru işaretleri ile kitabı bitirmeye çalışırken bu kadar şey neden oldu diye öğrenmeyi beklerken yazar bize hiçbir şey anlatmadan herkesi öldurup kitabı bitirdi. Nereden tutarsam tutayım geçen zamana yazık. Kitabı beğenen insanların yorumlarını okudukça da aklım almıyor. Anneniz olabilecek 50 yaşındaki kadinla yaşanan cinsel iliskiyi mi beğendiniz, ablasına tecavuz edilmesini mi, yoksa kafalarda kalan soru işaretlerini mi? Daha önce de Japon edebiyatıyla ilgili kitap okudum. Ama bu kitap tamamiyle benim için hayal kırıklığı oldu.
Sahilde KafkaHaruki Murakami · Doğan Kitap · 202012,1bin okunma
Mert Ekim
Bu yazıdan ve yazıya destek veren kişilerden bir kez daha anlıyoruz ki bazı kişiler roman okumayı bilmiyor ve bilmedikleri gibi cehaletleriyle eleştirme aşamasına bile giriyorlar.
10/10
·477 syf.··
Beğendi
·
2024 78. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 27 Eylül 2024 14:06
karmaşık insan ilişkileri. sally rooney’nin diğer kitaplarında da olduğu gibi hikaye ilişkiler üzerinden ilerliyor. kitapta birden çok ana karakter olmasına rağmen her karakterle ayrı ayrı bağ kurabiliyorsunuz ve bence bu kitapta yazarın yarattığı karakterlerin hepsinin zihninizde bir tasviri oluşuyor, onları hayal etmek çok kolay. bu kadar rahat bağ kurabildiğim kitaplara karşı ayrı bir sevgi hissediyorum. eylül ayının en güzel kısmı intermezzo’yu okuyabilmiş olmaktı. toplum baskısını, yargıları ve hayatın geçiciliğini; bir kere geldiğiniz hayatı yaşamanız gerektiğini öyle hassas ve dolu dolu anlatmış ki sally rooney, insana cesaret veriyor. kardeşlik ilişkisine de harika bir dokunuşu var. eşsiz bir akıcılığı olduğunu düşünüyorum kitabın. hiç sıkılmadım. her bir karaktere hem kızıp hem onları sevdim. hayatı kucaklama ve başa çıkma yöntemlerini okurken bolca düşündüm. ve tutkuyu diğer kitaplarında da olduğu gibi içimde hissettim. bu kitap sally rooney’nin dilini ve hassasiyetini öyle güzel özetlemiş ki, daha nice işine şahit olmak için sabırsızlanıyorum.
1000Kitap
İntermezzoSally Rooney · Can Yayınları · 20244,427 okunma
Mert Ekim
Öncelikle şunu belirteyim ki; gereğinden fazla abartılmış bir kitap. Okuyucuya klasik konulardan fazla sunduğu hiçbir şey yok. Popüler kültürün abarttığı, orta şeker satırlar. Karakter gelişimli roman okuyacaksam gider Tütün romanını okurum. İncelemeniz için teşekkürler.
İnceleme 4. Paragrafla Başlıyor
Puan vermedi
Merhabalar. Uzun süre sonra en çok da kendime. Kaybettiğim, savrulduğum, sığınılacak liman olarak edebiyatı ciddi bir zamandır tercih etmediğim kendime... Nasılsın? Hissizleştin mi? Yoksa hissin ne demek olduğunu yeniden mi tanımlıyorsun kendince? Ne de zekisin ama... yazık çok yazık esiyorsun gibi geliyor mu bazen? Haklı mısın? Fazla mı susuyorsun yoksa gereksiz mi konuşuyorsun? Neredesin fatih? Bul kendini! Yoksa kaybolduğunun dahi farkına varılmayacak. Doğru konuma yerleştir kendini. O konum neresi olursa da gereklerini KORKMADAN yap. Korkak olma. Hatta makyaveli bile dinleyebilirsin bazen. Hasıl size de merhaba. Hâlâ kendimle yüzleşmemden sıkılıp çıkmadıysanız incelemeden kitap hakkında da bir şeyler söyleyeceğim. Öncelikle çok net bir şekilde belirtmeliyim ki kurtuluş savaşı ile alakalı kaliteli bir şeyler okumak istiyorsanız bu kitap o kitap arkadaşlar. Savaşı ve tarihi anlatan romanlardan okuduğum çok iyi olay örgülerinden ve anlatın tarzına sahip kitap. Olayların birbirine bağlanış şekli, anadolu ve istanbuldaki durumun ayrı tasvirleri, vatan haini imgesinin spesifikliği... vallahi ben bayıldım. Yani genelde bu tarz kitapları elime alırken off kesin aynı sıkıcı anlatım, ezberlenmiş epik anlatımın sıkıcılığı ile ölürüm. Ama bu myle değil. Gerçekten başarılı bir anlatımdı. Kitabı okuma sürecim o kadar uzadı ki karakter değerlendirmesi yapamıyorum. Ama samim abi çok mutlu oldum. Yani benim için sinemacılarda bir klişe vardır ya "Çanakkale zaferini anlatan düzgün bi film bile yok bak yabancılar nasıl yapıyorlar klişesi" bunun edebiyatta yansıması kurtuluş savaşını anlatan kitapların -ki buna halide edipler bile dahildir- yeterli ve etkili olmadığıydı. Samim abi kalpaklılar ile bu bakışımı kırdı. Çok teşekkürler abi.
KalpaklılarSamim Kocagöz · Literatür Yayınları · 2021802 okunma
Mert Ekim
Hikmet Merhaba; Sen inceleme yapmamış sadece kendini tanıtmışsın birader. Bu yazıyı kaldırmanı öneririm. İyi günler...
3/10
·576 syf.··
2022 1. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 13 Ocak 2022 21:08
Biz akıllı dört kadın, benim isteğim sonucu dedik ki, Parma Manastırı'nı okuyalım. Ama gelin görün ki sonuç hüsran. Ben ilk 200 sayfaya kadar sorunun kendimde olduğunu düşünüyordum, kızlarla konuştuktan sonra anladım, sorun bende yada bizde değil kitapta Bu kadar övülen, yere göğe sığdıralamayan, Tolstoy'un Stendhal ve Parma Manastırı olmasa ben Savaş ve Barış'ı yazamazdım dediği, Balzac'ın bir başyapıt olarak kabul ettiği bu klasik maalesef hiç birimizden geçer not alamadı. Belki onların yaşadığı dönem göz önünde bulundurulursa bir başyapıt olabilir, lakin bir başyapıt bence okunduğu her dönemde kabul görülmeli ve takdir edilmeli. Kısacası realizmin en büyük yazarı kabul edilen canım Stendhalcığım üzgünüm ama bizimle değilsin Kısaca konusundan bahsedecek olursam ; genç,hayalperest toy bir delikanlı olan kahramanımız Fabrizo ve onu büyük yerlere getirmek isteyen halası Düşes Sanseverina'nın entrikalarla dolu olaylarını konu alıyor tüm kitap. Ben kitap boyunca Fabrizo'ya kızmadan geçirdiğim bir sayfa dahi okumadım. Bir hayalin peşinde Napolyon ile savaşa mı girmedi, bir aşkın peşinde adam mı öldürmedi, sevildiğini zannederek düelloya mı girmedi, cebindeki tüm parayı kendisine yardım edeceklerine inanıp herkese mi dağıtmadı, zindana atıldığı anda bile mutlu mu olmadı ‍️Okurken sizi sinir edip, sayfaları kapattıracak ne ararsanız var Fabrizo da. Halasına ve çevirdiği dümenlere girmek dahi istemiyorum. Sonu için okunmaya değerdi diyenlere de bir çift lafım olacak, vallahi son 20 sayfa için 500 sayfa okumaya değmez, billahi değmez. Tavsiye ediyor muyum, hayır. Ama her zaman dediğimi tekrarlıyorum; kitaplar göreceli kavramlardır, benim beğenmediğimi sizler belki beğenirsiniz. Bu okumada bana eşlik eden, onlar olmasaydı asla bitirmeyeceğim hatta yarım bırakacağım bu
Parma ManastırıStendhal · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20192,207 okunma
Mert Ekim
Neyini anlayamadığınızı ben anlayamadım. Kaldı ki; roman her dönemde kabul görmeli demişsiniz. Bu satırlar arasında hayli mevcut! Gerçi siz biraz düşünce isteyen kitapları belli ki hiç okumamışsınız ki böyle bir yorum yapmışsınız. 200 sayfadan sonra ilerleyip, olan olayları görebilseydiniz günümüzde yaşanılan dalkavulukluk, gösteriş merakı, siyaset aldatmacaları, benci yönetimi fazlasıyla hissederdiniz. Sorun roman da değil, üzülerek söyleyebilirim ki siz ve diğer arkadaşlarınız da... Roman Livaneli gibi bir saatte bitirilmez, kafa yormalı, sıkmalı ama devam etmeli... iyi akşamlar.