7/10
·120 syf.··
2026 10. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 22:46
İhanete, dostluğa bir adamın hem genç hem de yaşlı hali açısından bakmasını sevdim. İki zaman arasındaki o görüş farkı çok hoştu. Benim için eksi yanı ise bir çok kez aynı şeylerin sürekli tekrar etmesi oldu
Mumlar Sonuna Kadar YanarSándor Márai · Yapı Kredi Yayınları · 20246,7bin okunma
Tilkinin Gösterdiği Yol
8/10
·456 syf.··
Beğendi
·
2026 112. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 22:12
Elbis Saren, insanların cadı olarak andığı tuhaf bir şifacı kadınla birlikte yaşamaktadır. Bir gün yine her zamanki gibi Oro Ana için malzeme toplamak üzere ormana girmişken karşısına tam da listesinde bulunan bir tilki çıkar ve oğlan da doğal olarak onun peşine düşer. Tabii tüyleri tıpkı altından iplikler gibi parıldayan bu tilkinin peşindeki tek kişi o değildir. Kısa sürede biri büyücü, diğeriyse avcı olan iki kişiyle karşı karşıya kalan El, oradan kaçmak yerine kendini bile şaşırtarak zavallı hayvanın yardımına koşmaya karar verir. Elbette ki sadece saf amaçlar gütmüyordur ama olsun. Şimdilik elimizdeki en iyi şey bu. Bir noktada Elbis, kapandan kurtarmayı başardığı tilkiyle beraber kaçmaya başlar. Arkasından gelen düşmanlara rağmen ona yol gösteren küçük tilkinin rehberliğini kabul eden Elbis, bir süre sonra kendini bildiği ormanın çok ötesinde bulur. O andan sonra geri dönmek artık bir seçenek olmaktan çıktığı için de mecburen tilkinin peşinden ilerlemeye devam eder. Ve sonunda karşısına, bir dağın içindeki sıradışı gölün üzerinde yükselen devasa bir yapı çıkar. Özel varlıkların gittiği bir okul: Nyxhaven Akademisi. İşin kötü tarafı, Elbis bir insan olmasına ve bunu yapamayacak olmasına karşın akademi sınırları içerisine girmeyi başarır fakat aynı zamanda çıkış yolu da ardından kapanır. Çünkü akademi öğrencilerinin oradan ayrılabilmesinin yegâne yolu, öğretim yılını başarıyla tamamlamaları hâlinde mümkündür. Belki diğerleri için bu oldukça basit bir görevdir fakat Elbis, bu süre zarfında hayatta kalabilmek için hem kendi türüne karşı büyük bir nefret besleyen bu doğaüstü canlıların arasında kimliğini gizlemelidir hem de 1. sınıfı bitirene kadar canlı kalmayı başarmalıdır. Hikâyenin genel şekilde konusu bu şekildeydi. Öncelikle söylemeliyim ki fantastik
1000Kitap
Kaos TanrısıD. S. Yon · İndigo Kitap · 202620 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
5/10
·376 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 11:53
Kitabı hiç sevmedim. O kadar sıkıcı geldi ki. Okuyosun ama okuduğun herşey çok tanıdık. Sanki bir kaç kitabın karıştırılmış hali gibi olmuş. Karakterlerin hepsi de çok çocuksu geldi. Ve kitapların çok okunması için sürekli cinsellik katılması ve abartılması benim hoşuma gitmiyor. Herşey yerinde ve dozunda güzel. Uzatılmak için sürekli aynı replik ve konu etrafında dönülmesi, heyecan katılmaya çalışılması ama olamaması, çocuksu karakterler benim için eksi yönler.
Sevgiyi BuluncaGabrielle Sands · Artemis Yayınları · 2025223 okunma
böyle bir zekaya bu tarz salakça ifadeler hiç yakışmadı
Puan vermedi·%39 (111/278 syf.)·
Kadınlar hakkında böyle geri kafalıca yorumlar yaparken elin ayağın hiç titremedi mi Bierce? Sen de böyle saçma sapan ve genel yargılara sahip olacaksan biz erkeklerden umudumuzu keselim en iyisi. Kadınlar hakkındaki düşüncelerin dışında bazı kısımlarda da kendi döneminin tipik Amerikalıları gibi takılmışsın zaten, oralara hiç girmek bile istemiyorum.. Kitabın sonuna kadar okunmaz mıydı? Okunurdu, ama kadınlar hakkında bu kadar sallayınca üst üste okunamıyor işte. Ayrıca kitabında genel olarak ekşi sözlük yazarı gibi takılmış olduğuna da değinmek isterim, bu zamanda yaşıyor olsaydın ekşi sözlükte iyi rağbet görürdün herhalde.. Hayal gücünün hatırına belki uzun zaman sonra başka kitaplarına göz atabilirim, ama şimdilik bu kadarı yeterli.
Şeytanın SözlüğüAmbrose Bierce · Omega Yayınları · 2005115 okunma
9/10
·254 syf.··
Beğendi
·
2026 190. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 12:35
"Önyargıları parçalamak, atomu parçalamaktan zordur "demiş ya Einstein..Kendimi atomu parçalamış gibi hissediyorum. Niye mi? Bu kitabı ilk gördüğümde niyeyse adı tuhaf geldi benim tarzım degil diye düşürdüm.Ama sonra bir kaç arkadaşım o kadar methetti ki okumaya karar verdim .Sıfır beklentiyle başladım ve büyük bir tatmin duygusuyla bitirdim kitabı .. Petrikor, yağmur damlacıklarının kurak bir dönemden sonra kuru toprakla buluşmasıyla ortaya çıkan o karakteristik, taze ve ferah toprak kokusuna verilen isimdir.Ne hoş değil mi ?Çok sevdigim bir kelime yerleşti dağarcığıma..Ben de bayılırım o kokuya ... Kitap iki eksende ilerliyor. Biri aynı işyerinde çalışan bir adam ve kadın .Adlarını bilmiyoruz. Ben kafamda koydum adlarını ama bana kalsın.. Digeride evrende Oasis ve Lapis gezegeni arasında...İONIX döngüsü. Bu döngü yeniden doğuyor. Her döngüde gezegenler birbirine yaklaşıyor ama nu sefer tarih boyunca görülmemiş bir yakınlıkta.Çekim güçleri öyle şiddetleniyor ki ,iki gezegen birbirinin özüne dokunuyor . Tıpkı Yokluk Ülkesinde ki adamla kadın gibi ..Adam artı kutup ,kadın eksi doye tanımlıyor yazar .Zıt kutuplar birbirini çeker teorisini yaşıyorlar adeta.. Onlar da kah yakınlaşıyor, kah en ufak bir duygu geçişiyle uzaklasıyorlar birbirlerinden .Başlarda toksik ilişki diye düşündüm ama yaşadıkları, duygu geçişleri fikrimi değiştirdi. Hem kozmik ,hem psikolojik derinliği olan bir kitap .Metaforik anlatımı olmasına rağmen sade dili insanı yormuyor ..Son zamanlarda sevmeye başladığım Uzakdogu edebiyatı sakinliği var kitapta .. Haziran ortasında olmamıza rağmen bugun yağan yağmur eşliğinde okumak çok keyifli oldu benim için .O kokuyu doya doya çektim içime... Kitapla kalın dostlar.... Petrikor Jonah Axon
PetrikorJonah Axon · Limera Yayınları · 202676 okunma
Puan vermedi·56 syf.··
2026 248. kitabı
Jack London, insanı vahşi doğanın karşısında çırılçıplak bırakan o amansız ve dondurucu evrenini, bu kez Alaska’nın uçsuz bucaksız beyazlığında geçen sarsıcı bir hayatta kalma ve gurur mücadelesiyle örüyor. Kitap, altının ve zenginliğin peşinden Klondike’ın o ölümcül soğuğuna gözü kapalı dalan beyaz adamın medeniyetten uzaklaştıkça geçirdiği zihinsel ve fiziksel dönüşümü, yerli halkların doğayla kurduğu o kadim ve saygılı bağla karşı karşıya getiriyor. Yazar, insanın doğaya hükmetme yanılgısını ve kibrini, eksi elli derecede donan nehirlerin, uluyan kurtların ve sessizliğin ortasında birer birer kırıyor. Kar kaplı o çetin coğrafyada hayatta kalmanın kuralı kas gücü ya da teknoloji değil; doğanın dilini anlamak, sabretmek ve içgüdülere kulak vermektir. London’ın o alametifarikası olan yarı belgesel, sert ve bir o kadar da lirik dili, okurun teninde o dondurucu Kuzey rüzgarını bizzat hissettiriyor. *Bir Kuzey Macerası*; sadece bir macera öyküsü değil; insanın kendi sınırlarıyla, yalnızlığıyla ve en ilkel korkularıyla yüzleştiği, medeniyetin sahte konforundan uzakta, doğanın o acımasız ama adil adaletini fısıldayan kısa, yoğun ve sarsıcı bir Jack London klasiğidir.
Bir Kuzey MacerasıJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202425,4bin okunma