dün gece yazıldı
beni kimse kurtarmasın Beni kimse kurtarmasın artık, kurtarılacak yerimi çoktan yaktım ben. İçimde bir ev vardı eskiden, pencereleri çocukluğa bakardı, kapısında annemin sesi dururdu, duvarlarında kimseye anlatmadığım küçük sevinçler asılıydı. Sonra bir gün, kimse gelmeden, kimse kapıyı kırmadan, kimse yangını başlatmadan, o ev kendi kendine tutuştu. Ben de o günden beri içimdeki külün başında bekleyen sessiz bir adamım. Bana mutlu musun diye sorma. Mutluluk benim dilimde eski bir kelime artık, anlamı silinmiş, harfleri dökülmüş, bir vitrinin önünde unutulmuş çocukluk oyuncağı gibi. Baksam tanırım belki, dokunsam kırılır. Ben uzun zamandır yaşamıyorum da, bir şeylere devam ediyorum sadece.
1000Kitap
George Carlin
"Tanıdıklar çoğaldı ama dostlar eksildi. Çabalar arttı ama mutluluklar azaldı. Varlığımızı arttırdık ama değerlerimizi yitirdik. Ve nihayet hayata yıllar ekledik ama yıllara hayat katamadık."
Eksilen
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Karanlığın İçinden Geçen Yolcu İnsan, kendisine doğru yürüyen bir sırdır. Bir sabah ışığın avuçlarında doğar; henüz dünyanın ağırlığını bilmeden, gökyüzünü kendi kalbinin devamı sanır. Rüzgâr onun için yalnızca bir şarkıdır, zaman ise kırılmamış bir aynanın sonsuz yansıması. Her şey mümkündür. Her şey olacak gibidir. Sonra hayat gelir. Sessizce. Bir ağacın gövdesine işleyen yıllar gibi, görünmeden yerleşir insanın içine. Bazı kapılar kapanır, bazı sesler uzaklaşır. Bir zamanlar yıldızlarla dolu olan göğün altında, eksilen şeylerin gölgesi büyümeye başlar. İnsan, kaybettiklerinin adını koyamadığı bir mevsime girer. İşte umutsuzluk o mevsimin adıdır. Ne tamamen gece, ne de tam anlamıyla gündüzdür. Bir eşiğin üzerinde bekleyen gölge gibidir. İçinde konuşan bütün sesler yorulmuştur. Düşler, kıyıya vurmuş eski gemiler gibi sessizce çürümektedir. Kalp, kendi yankısını bile duymakta zorlanır. Ve insan yürür. Nereye gittiğini bilmeden. Bazen kendi içindeki uçurumun kenarında durur. Aşağı baktığında gördüğü şey karanlık değil, cevapsız sorulardır. Çünkü en derin boşluklar ışığın eksikliğinden değil, anlamın kaybından doğar. O anlarda ruh, kendisini terk edilmiş bir ev gibi hisseder. Pencerelerinde bekleyen hatıralar vardır. Tozlanmış odalarında yarım kalmış sevinçler dolaşır. Duvarlarında eski umutların solgun izleri asılıdır. İnsan kendi içine döndükçe, kaybettiği şeylerin aslında kendisinden kopan parçalar olduğunu fark eder. Fakat karanlığın da bir dili vardır. Sessizlikle konuşur.
Alıntı
Ruhsuz derler bana, bakmadan geçip giderler, Gözlerimdeki o yorgunluğu hiç mi hiç görmezler. Bir kalbim vardı oysa, çoktan susup incinen, Şimdi sadece kabuğum kaldı, içimden eksilen.
Çamlar bildiğin gibi, Sık sık ismini söylüyorlar; Rüzgârın ritmi biraz donuk kalsa da, Özlem yine aynı... Değişen hiçbir şey yok. Eksilen tarafımı daha çok sarıyorum; Daha fazla nefes alıyor ve Hafızamı doldurmuyorum; Neredeyse varlığımı sana adıyorum. 20/6/2026 P.P
Ayan beyan ortada değil mi haykırışlarımız Sancılı olsa da varoluşlarımız Haa ayrılıklarımız Hangi şarkıda, hangi yüz Hangi tebessüm hatırlatmadı ki seni bana Uzağımdaki yakınlığım benim, kaçışlarım hep sana Titreyen kalemimden dökülen mısralarım Başımı yastığa koyduğumda canlanır hatıralarım Olmasa ne olur, ne çıkar Ne kaldı ki sanki yanıma kâr Bir avuç umudu çok gören ey nazlı yâr Sanma ki yüreğimde küllenmiş sevdam, hâlâ yanardağ Kaçtıklarıma yakalandım, hep tek çıkmaz sokağımdın Kimseler bilmedi bendeki hüznün kederini Soluğu kesilmiş yarınlar bıraktım, kendimden kaçtım Tebessüme hep borçlu kaldım O da hiç sormadı bana derdimi Dürüp büksem heceleri Yine de gelirsin bana sormadan geceleri Sevdanın en gizemli, en sitemli hâli Ağzıma almadığım yeminleri çiğnemedim ki Avazımın çıktığı yerde susar Yine sana koşar içimdeki deli Hiç olmak ne demek, hiç... Boğazın düğümlenmesi, nefes alıp da konuşamamak Acılar yarışmaz, bilirim de Sevdanın ben miyim son neferi Ne hacet, kadere değil kırgınlığım Peyderpey eksilen ben miyim Yoksa bendeki sen mi
Şiir