''bazen yağmur şimdiki bir yağmur olarak yağar şehrin üzerine, bazen de daha önceki bir yağmur olarak. minareler, vinç kuleleri, çatılardaki antenler pusun ardında silikleşir. her şey birbirine karışır. çıkıp bir sokakta yürüsek, şehrin boğazına kaçmış oluruz.''
“güzel bir kitap okumak ve ömrümün geri kalanını o kitabı okuduğum yerde geçirmek istiyorum,” demişti. sonra da bana dönüp sormuştu: “insan güzel bir kitap okuduğu yerden nasıl ayrılabilir?”