Elanur Öztürk Hayat o kadar acımasızdı ki sürekli bir şeyler yaşayıp duruyorduk. Bizi ayakta tutan tek şey ise umudumuzdu. Bir şarkıda "Umut fakirin ekmeği ise neden hala aç kalıyoruz?" diyordu. Aslında haklıydı ama bir gün fakirin ekmeği olan umut zamanla hayatımızın güzel günleri için tırmanacağımız bir basamak oluyordu. Hayatın acımasız yüzü ile karşılaştığım zamanlarda yazmak benim umudum olmuştu. Bir şeyler yazıyordum ama isim konusunda oldukça kötüydüm. Kitabıma ne isim verecektim ki? Her zaman çiçeklerin gizli iletişim aracı olduğunu düşünürdüm. Bunun için kitabıma bir çiçek ismi vermeye karar verdim. İnternette bakarken Petunya çiçeğinin ‘’Umudunu Yitirme’’ anlamına geldiğini öğrenince işte bu dedim. Petunya ‘’Umudunu Yitirme’’ beni ayakta tutan kitabım, umudum kesinlikle buydu!
Petunya çiçeği o kadar narin ki eğer kurumuş yapraklarını almazsanız diğer yaprakları da zamanla soluyor. Tıpkı hayat gibiydi. Ne kadar olumsuzluğa takılırsak hayatta bizi o kadar olumsuzluğa çekiyordu. Bunun için hayatta her zaman umudumuzu canlı tutmamız gerekiyordu. Çünkü canlı kalmaya ihtiyacımız vardı…
Kitabımın ana kahramanı Melek ise adı gibi hayatın tamamen beyaz yüzünü görmüş diğer renklerini görmemiş birisi. Yaşadıkları ona bir anda hayatın diğer renklerini değil de beyazın tam zıttı olan simsiyah bir yüzünü göstermişti. Hayat iki şekilde karşımıza çıkıyordu. Ya zamanla beyazı koyulaştırıp karşınıza geliyordu ya da bir anda simsiyah yüzünü gösteriyordu. Bakalım Melek hayatın diğer renklerine karşı nasıl tepkiler verecekti? Hep birlikte göreceğiz…
Kitabın aralarında ise Meleğin yazmış olduğunu öyküler, hikâyeler ve denemelerle karşılaşacağız. Onlar ise kitaba değişik bir hava katıp, Meleğin dünyasından uzaklaşıp başka dünyalara yolculuk yapacağız. Kim bilir belki senin
PetunyaElanur Öztürk · Ritim Sanat Yayınları · 202117 okunma