Lynda

Lynda
@elegan
Göğe yükselen cinlerin, mele-i ala'dan kulak hırsızlığı yoluyla çaldıkları sözler
"Musa asasıyla Kızıldeniz'i yardı" sözü bir mucize değil, bir iddiadır. Üç bin yıl kadar önce öyle olağanüstü bir olay gerçekleştiyse olayı görenler için bir mucizedir. Oysa bizim için sadece bir rivayet...
Sayfa 11
Din
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Şeyh ve evliyaları uçurmak için :)
Tanrı tarafından indirildiğine inanılan kitaplarda bir sürü mucizeler anlatılır. Ne var ki o "mucizeler" objektif bir araştırmacı için doğruluğu bir hayli kuşkulu rivayetler olmaktan öte bir anlam taşımayabilir. Şeyh ve evliyaları uçurmak için düzülen "kutsal" yalanların ciltlerle yayımlandığına, bazı basit olayların halkın ağzında yuvarlana yuvarlana nasıl da acayipleşip, garipleştiğine tanık olanlar, "mucize rivayetlerini" halk mitolojileriyle aynı kategoride değerlendirebilirler.
Sayfa 11
Din
Şu anda yeryüzünde "tek doğru yol" iddiasında olan yüzlerce din ve mezhebin hemen hepsi ayrı bir efsaneyi, ayrı bir kutsal yalanı "mucize" yaftasıyla sunmakta... Milyonlarca Katolik, falanca kilisedeki "Meryem Ana heykelinin gözlerinden yaşlar akması mucizesi" hikayesiyle imanlarını güçlendirmekte ve heyecanlanmakta...
Sayfa 12
Din
KURAN'DA "KADINI DÖVME" MESELESİ (NİSA 34)
Son senelerde çokça tartışılan bir mevzudur, Kuran'da kadını dövme emrinin var olup olmadığı. Nisa 34'deki DaRaBe kelimesinin gerçek anlamını nedir? Eğer modernistlerin iddia ettiği gibi DaRaBe kelimesi vurun/dövün anlamına gelmiyorsa o zaman Kuran'daki DaRaBe kelimelerinden hiçbirinin "vurun/dövün" diye anlaşılmaması gerekir. Eğer Kuran'daki herhangi bir ayette DaRaBe kelimesi "dövün/vurun" dışında bir anlamda anlaşılamıyorsa Nisa 34'deki DaRaBe kelimesinin "vurun/dövün" diye anlaşılmasına Kuran'ın kendisi onay vermiş oluyor demektir. Enfal 50 ve Bakara 73 ayetlerindeki DaRaBe kelimesi nasıl çevrilmiş bir bakalım : "Melekler yüzlerine ve arkalarına vurarak..." (Enfal 50) "Sığırın bir parçasıyla ona vurun" dedik...(Bakara 73) Görüldüğü gibi üstteki iki ayette geçen DaRaBe kelimesini en modernist meal yazarları bile "vurun" diye çevirmiş. İngilizce meallerin de neredeyse hepsi DaRaBe kelimesini "beat/strike/hit" gibi "vurmak" anlamına gelen kelimelerle çevrilmiş. Şimdi "o ayet aslında öyle değil, Arapçada DaRaBe kelimesinin 10 tane farklı manası var, yanlış meallendirilmiş" falan diyerek kıvırmak ne kadar doğru?
Din
Düne kadar "nazar oldum, okuyup üfleyin" diyenler bugün "tansiyonum düşmüş/çıkmış" diyor.
Din