Edip Yüksel

Mesaj yazarı
Yazar
Çevirmen
8.2/10
265 Kişi
993
Okunma
227
Beğeni
19,8bin
Görüntülenme

Hakkında

Edip Yüksel, 1957 yılında Güroymak'da Sadrettin Yüksel'in oğlu olarak doğdu. Metin, Müfid, Süreyya ve Nedim Yüksel'in kardeşidir. 12 Eylül Darbesi öncesi İstanbul Akıncılar Derneği bünyesinde etkinliklerde bulundu. Darbeden sonra yargılandı. O yıllarda İslamî camiada genç ve popüler bir yazar olan Edip Yüksel, 1 Temmuz 1986 tarihinden itibaren hadis, sünnet ve icmâyı, mezhepçi öğretiler ve Allah'ın hükmüne ortak koşmak olarak gören "reformist" düşüncelerini yaymaya başladı. Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde makine mühendisliği eğitimi almıştır. Bu düşünceleri nedeniyle, babasının da dahil olduğu İslâm ulemâsı tarafından İslâm dairesinin dışına çıktığı ilan edilince ABD'ye yerleşti ve Reşad Halife'nin öğrencisi oldu. Daha sonra Tucson'a tașınan Yüksel, burada hukuk alanında doktor unvanı aldı ve United Submitters International'in tanınan üyelerinden biri oldu. 1993'te ABD vatandaşlığını elde etti. Düşüncelerini yaymak için bazı web siteleri oluşturdu ve kitaplar yazdı. Türkiye'de çeşitli tartışma programlarına katıldı. 1998 yılında Arizona Üniversitesi Hukuk Fakültesinden hukuk dalında doktora almıştır. Edip Yüksel, Arizona'da bir yükseköğrenim kurumunda yarı zamanlı olarak felsefe hocalığı yapmaktadır.[kaynak belirtilmeli] Evli ve iki erkek çocuk babasıdır.
Ünvan:
Hukuk Doktoru, Felsefeci ve Araştırmacı Yazar
Doğum:
Bitlis, 20 Aralık 1957

Okurlar

227 okur beğendi.
993 okur okudu.
64 okur okuyor.
696 okur okuyacak.
28 okur yarım bıraktı.

Okur demografisi

Kadın% 21.7
Erkek% 78.3
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
Bir bayrak semboldür ve eğer bir bayrak herkes için barış ve adalet üretmiyorsa, o tehlikeli ve zehirli bir bez parçasıdır. Böylesi bir bayrak şeytan tarafından üretilmiş bir puttur. Milliyetçilik adına şeytanca suçların ve korkunç gaddarlıkların işlendiğini görebilmek için sadece geçtiğimiz yüzyıla yüzeysel bir bakış atmak yeterlidir. Milliyetçilik, insanları vampirlere ve yamyamlara dönüştüren bir virüstür. Geçmişte, krallar ve papazlar halkları dini inançlar yoluyla sömürüyor ve onları vampirlere ve yamyamlara çeviriyordu. Şimdi ise, onların yerine sözde demokratik hükümetler ve şirketler aldı. Tanrı vergisi akıllarını kullanma yetisini kaybetmiş vatandaşların kendi rızaları doğrultusunda yönetebilmek ve rahat bir çıkar sağlamak adına din yerine milliyetçiliği kullanıyorlar.
Sayfa 470
Reklam
Reklam
Reklam