Lynda

Lynda
@elegan
Göğe yükselen cinlerin, mele-i ala'dan kulak hırsızlığı yoluyla çaldıkları sözler
Vakia 56/34. ayetteki "füruş" kelimesi genellikle "döşekler" diye çevrilir ancak 35-37.ayetlerin de işaret ettiği gibi bu kelime kadınlardan kinaye olsa gerektir. Nitekim birçok müfessir "Araplar kadını/cariyeyi kinaye yoluyla firaş(döşek), izar(gömlek) libas(elbise) gibi kelimelerle nitelendirirdi" şeklinde bir bilgi nakletmiştir. Bakara 2/187. ayetteki "hünne libasün leküm"(onlar sizin için bir elbisedir) nitelemesi de bu yorumu teyit etmektedir. Ayette kadınların sıfatı olarak geçen "merfua" kelimesi ise "çok güzel, çekici" gibi anlamlar içerir.
Sayfa 51
Din
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Eski Araplar nazarında tüm kavimler Arap ve gayr-i Arab olmak üzere iki kısma ayrılır. Bu ayrım çerçevesinde A'cemi nitelemesi başta ırk, dil ve kültür yönünden Arap olmamayı ifade eder. Acem kelimesi İslam öncesi dönemde genel olarak söylenen sözün anlaşılmaması manasında kullanılmakla birlikte zaman içerisinde Arap dilinin en mükemmel dil olduğu kabulünden hareketle başka dillere sahip toplumlar ve insanları hor görmeyi de içeren ideolojik bir anlam kazanmıştır.
Sayfa 48
Din
Şatıbi'nin ifadesiyle bu ve benzer ayetlerde cennet nimetleri Araplarca bilinen/beğenilen yiyecek ve içecek türleriyle mesela su,süt,şıra,bal,hurma,üzüm gibi içecekler ve meyvelerle tasvir edilmiş, onların pek bilmediği ceviz,badem,elma,armut gibi Acem meyvelerinden açıkça söz edilmeyip, genel manada "fakihe"(meyveler) denilmiştir. İşte bu örneklerin gösterdiği gibi, Kuran'ı ve İslam şeriatını doğru anlamak için vahyin nazil olduğu Arap dilini ve o dönemdeki Arapların dil örfünü esas almak gerekir.
Sayfa 52
Din
Cabiri'nin ifadesiyle bir toplumun dili sadece lisani işaretlerden ibaret değildir. Bilakis toplumun gelenekleri, görenekleri, hayalleri, beklentileri gibi bütün bir kültürel birikimi dilin kapsamına dahildir. Bu itibarla Kuran'ın Arap diliyle nazil olduğunu belirten ayetler sadece lafızların Arapça olduğunu vurgulamaya yönelik değildir.Kaldı ki böyle bir vurgu anlamlı da değildir. Kısacası, Arabilik Kuran vahyindeki mesajların nüzul dönemindeki Arap toplumunun zihinsel ufkuna ve malumuna(ma'hudül-arab) göre sunulduğunu belirten bir niteliktir.
Sayfa 50
Din
Özellikle Almanca ve İngilizce gibi dillerle kıyaslandığında Arapçanın oldukça sığ, sınırlı ve sıkıcı bir dil olduğu hele de felsefi ve derinlikli fikirleri ifadede kifayetsiz kaldığı rahatlıkla anlaşılır. Ayrıca, günümüz dünyasında olan biten sayısız karmaşık hadiseyi Arap diliyle ifade imkanın ne kadar sınırlı olduğunu anlamak için, Arapça yayın yapan televizyon kanallarına veya Arapça gazetelere göz atmak kafidir. Unutmamak gerekir ki bir dilin zenginliği o dilin de dahil olduğu kültür ve medeniyetin bilim,teknoloji, edebiyat, sanat, felsefe gibi alanlardaki çok boyutlu gelişmişlik düzeyiyle ilgilidir.
Sayfa 49
Din