Lynda

Lynda
@elegan
Göğe yükselen cinlerin, mele-i ala'dan kulak hırsızlığı yoluyla çaldıkları sözler
Böylece Fazlur Rahman, Kur'an hükümlerinin modern çağın ilke, düşünce ve sosyal yapısıyla çelişen bazı hükümlerini tarihsel ve günümüz koşullarında uygulanamaz hükümler ilan ederek, İslam'ın modernizmle uyum sorununu çözmeye çalıştı.
Sayfa 198
Din
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Söz konusu Allah olunca O'na kendilerine benzeyen vasıflar yükleyerek, kendi aralarındaki iletişime benzer bir iletişim tarzının Allah için de geçerli olduğunu tasavvur ediyorlardı. "Sözgelimi insanlar biribiriyle dil, sesler ve bunları simgeleyen harfler aracılığıyla iletişim kurmak yerine zihin dalgalarıyla haberleşseydiler o günün mitolojik kafası Allah'ı beyin dalgalarıyla insana mesaj gönderen ve "telepati" sıfatına haiz bir ilah olarak tasavvur edecek ve Kur'an da bunu, buna benzer kelime ve ifadelerle açıklayacaktı..." (Sinan Öğe, İlahi Kelamın Yapısı s. 120)
Sayfa 105
Din
Kuran'ın indiği bağlamda Allah'a bir mekan ve cihet izafe etmenin inan açısından bir sıkıntı oluşturduğuna dair bir anlayış yoktu. Bu yüzden O'nun semada olduğuna dair Arap algısı tartışma konusu yapılmadan kendisine yer bulmuş ve Allah'a mekan izafe etmekte hiçbir beis görülmemiştir. Bu, daha sonraları kelami tartışmalarda daha soyut bir Allah anlayışının gelişmesiyle problem olarak görülmeye başlamıştır. Tabii ki çözüm olarak nereye koysanız oraya uyan mecaz silahı kullanılmıştır...
Sayfa 88
Din
Vahyin fonksiyonu, peygambere öğretmenlik yapması, ona hiç bilmediği yepyeni şeyler öğretmesi, fiziki dünya veya tarih hakkında bildiği şeylerdeki yanlışları düzeltmesi değil bilakis sahip olduğu bilgileri vahyin ürettiği aydınlık üzere, bir amaç doğrultusunda şekle sokmasıdır. Kuran'da bilgi olarak verilen her husus, Peygamberin kendi çabasıyla ulaşma imkanına sahip olduğu bilgilerdir. Vahyin rolü, Peygamberin hafızasında var olan bilgileri temel mesajın amacına hizmet edecek şekilde bir bütünlüğe dönüştürmektir.
Sayfa 82
Din
Tabatabai'nin ifadesiyle "sema" yüce meleklerin toplanma yeridir, ilahi emir ve hükümlerin gerçekleştiği yerdir, ilahi ölçülerin kaydedildiği levhalar oradadır. İşler oradan sevk ve idare edilir, vahyin kaynağı oradadır. İnsanların amellerinin kaydedildiği defterleri oraya yükselir. "Mele-i ala", semada olduğu düşünülen meleklerin oluşturduğu, Allah'ın başkanlık yaptığı meclistir.
Sayfa 54
Din