Lynda

Lynda
@elegan
Göğe yükselen cinlerin, mele-i ala'dan kulak hırsızlığı yoluyla çaldıkları sözler
Mehmet Dağ-Hasan Aydın
Tanrının ne olduğuna gelince, Kuran'da biri insanbiçimci, öteki ise bilebileceğimiz her şeyden soyutlanmış iki farklı Tanrı anlayışı yer alır. Bir yanda öfkelenen, intikam alan(züntikam), ezen(kahhar), merhamet eden(rahim), bilen (alim), isteyen(mürid), etrafı kanatlı meleklerle çevrili taht üzerinde oturan, yeri ve gökleri altı günde yaratan, sonra tahtına kurulan bir Tanrı; öte yanda ise hiçbir şeye benzemeyen bir Tanrı
Sayfa 22
Din
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Mehmet Dağ-Hasan Aydın
Bu nedenle Kuran öncelikle insanı kendi Tanrısına inandırmak için beşeri her türlü aracı kullanır. Bunlar arasında insanda var olan ve inanmanın belki de en güçlü temeli iki duyguyu ele alır: Umut ve korku. Kuran insanın bu dünyada elde edemediklerini öteki dünyada elde edebileceği umudunu verir, kutsal bildiriye ters düşen davranışları nedeniyle acıyla ve cezayla(ikab) korkutur.
Sayfa 21
Din
Her dilin ve kültürün nesneler dünyasına bir bakışı, kavrayışı, kategorileri ve yönelişi vardır ve bu bakış tarihsel bir süreç olarak kavrandığında oldukça dinamiktir. Bu durum çoğu kez çeviri dediğimiz etkinliklerde de sıkıntı yaratır. Sözgelimi, Arapçada sözcükler eril ve dişil olarak öbeklenmekte ancak bunun Türk dilinde bir karşılığı bulunmamaktadır. Bu öbeklemenin doğaya,insana, topluma ve kutsal olana bakışta bilişsel,duyuşsal ve kültürel etkisinin olmadığı söylenemez. Kim ne derse desin, Arap dilinde gökyüzü dişi, Tanrı ise eril formlarda anlatılır. Bu formların bilişsel,duyuşsal ve kültürel anlamları bulunur. İnsan biliş, duyuş, dil ve kültür tarafından sınırlanıyorsa, onun ürettiği hiçbir şey geniş anlamıyla evrensel olamaz...
Sayfa 15
Din
islam mutasavvıfları ve vahiy
s.187 Tasavvufi yoruma göre vahiy: bedenin baskısından kurtularak rabbine yönelen insanda marifet nuru ve kudsiyet gücünün ortaya çıkması sayesinde Allah'tan aldığı bilgilerdir. Marifet nurunun artması sonucunda Cibril'i görüp onunla ilişki kuran peygamberler vahiy bilgisine ulaşır. Velilerin kalpleri melekut alemine açıldığından onlar da bu tür bilgiler alır. s.188 Melekler Allah'ın levhi mahfuza kaydettiği bilgilere peygamberlere vahiy olarak evliyaya da ilham -bazılarınca da vahiy olarak- ulaştırır. Peygamberler meleği hem görür hem de hitabını duyar Evliya ise sadece sesi duyar ve fakat bu sesin sahibi olan meleği göremez. Meleği görse de onun hitabını kelam formunda işitemez.
Sayfa 187
Din
Tasavvufi epistomolojik sistem, naslara zahir ve batın gözüyle bakar. Buna göre zahir sadece batının taşıyıcısıdır. Zahir avam için, batın ise seçkinler içindir. Şia'nın seçkinleri imamlar, tasavvufçuların seçkinleri ise evlliyadır.
Sayfa 187
Din