Rivayetler bize çok sayıda ayetin Hz. Ömer'in fikirleri ve ifadeleri doğrultusunda indiğini söyler. Bu örneklerin ayrıntısına girmeden diyebiliriz ki bazı durumlarda Hz. Muhammed'in kendi karar ve düşüncelerinden daha iyi bir fikirle karşılaştığında bunun üzerine düşünmekte ve vahiy de bunu onaylayacak bir tarzda inmektedir.
Kadınlara bakışla ilgili bir konuda idealizm-realizm gerginliğinin vahiy-peygamber ilişkisini nasıl etkilediğini gösteren ilginç bir örnek de Nisa 34 ayetiyle ilgilidir. Bu ayette Allah erkeklerin kadınlar üzerinde kavvam olduklarını, kadınların erkeklere boyun eğmesi gerektiğini ve eğer kadınlar dik başlılık yaparsa erkeğin önce öğüt verdikten sonra yatağından uzaklaştırabileceği, bu da yetmiyorsa tokat atabileceğini söylemektedir.
Bu yüzden Mekke'deki "kölelere özgürlük" sloganı, Medine'de "kölelerinize iyi davranın"a dönüştü. Yani iddia edildiği gibi köleliğin kaldırılmasına dönük tedrici bir süreç işletilmedi, süreç ters işledi ve Mekke'de özgürleştirilmesi istenen köleler, Medine'de hakları iyileştirilen ama kölelikleri baki kalan alt sınıfa dönüştü.
Medeni ayetler, Mekki ayetlerden farklı bir tarzda şekillendi. Mekke'deki idealist tutum Medine'de yerini reel şartlara, konjonktürel hesaplara, siyasi hedeflere bıraktı.