Hz. Peygamber "Allah'ın talim ve teyidi olmasaydı ben Kuran'ı dile getiremezdim" inancındadır. Ancak Kur'an sonuçta Hz. Peygamberin diliyle formüle edilmiş bir kelamdır...
Bu noktada kritik soru şudur: Kuran'da Allah'la ilgili kibriya, kebir, mütekkebbir, müntekım, rahman, rahim, vedud, gazap, beddua gibi sıfatlar ve fiiller bizzat Allah'ın kendi ifadeleriyle kendini tanıtması mı yoksa Hz.Peygamberin elçi(rasul) sıfatıyla Allah katından genel mana ve mefhum(kavram) olarak aldığı vahyin ışığında kendi diliyle O'nun adına konuşması mıdır? Bize göre Kuran'daki lafızlar Hz. Peygamberin kendi diliyle Allah hakkında konuşmasıdır.
Bilindiği gibi dil/lisan insanın duygu, düşünce, idrak ve kültür dünyasından bağımsız değildir, bu yüzden Hz. Peygamberin kendi varlık tecrübesinden hareketle Allah'ı gazap, rahmet, beddua gibi insanbiçimci sıfatlarla anlatması gayet tabiidir. Ayrıca "insanlık halleri" tabirinin de ifade ettiği gibi, bir insanın halet-i ruhiyesi sabit ve stabil değil, ahval ve şeraite göre değişkendir. Haliyle Kuran'da hem affedici ve bağışlamaya yönelik teşviklerin hem de birçok beddua ve telin ifadesinin yer alması -haşa- Allah'ın ruh halindeki değişikliğin değil, Hz. Peygamberin yaşadığı iyi-kötü tecrübeler ve bu tecrübelerle ilgili farklı hallerin yansıması gibidir.
Bu açıdan bakıldığında, zat-ı ilahiyye ile ilgili övgü ifadeleri Allah'ın kendini övmesi değil, Hz. Peygamberin mana ve mefhum olarak aldığı vahiyedeki tevhid düsturunca şirk ve müşrik zihniyete karşı bir tepki ifadesidir...
....Demek ki ilk tecrübeler peygamberin rüyasında vuku bulmuştur. Enfal suresi 43-44. ayetlerde Bedir savaşı, Fetih suresi 27. ayette Hudeybiye seferi ile ilgili olarak peygamberin rüyalarından bahsedilmesi rüyada vahyin sadece ilk tecrübelere değil, çok sayıda ayetin inişine konu olduğunu ama bunların gerçek tecrübelerden ayırt edilmemesinden dolayı hakiki tecrübeler olarak kendine yer bulduğunu göstermektedir. Kuran'da diğer diğer peygamberlerin vahiy tecrübelerinde de rüyanın önemli bir yeri vardır ve Kitabı Mukaddeste de Allah'ın peygamberlerle rüyalarında -hatta sadece rüyalarında- konuştuğu ifade edilmektedir.
...Suyuti'de geçen bir rivayete göre Hz. Aişe'nin akrabalarından Talha b. Ubeydullah'ın sık sık Hz. Aişe'nin yanına girip çıkmasını kıskanan Hz.Muhammed'in ona engel olması üzerine, Talha'nın "Hz.Muhammed öldükten sonra ben Aişe ile evleneceğim" diye bir söz sarf etmesi üzerine "Ondan sonra eşlerini nikahlamanız size ebedi olarak helal olmaz(33:53)" ve "Peygamberin zevceleri müminlerin anneleridir(33:6)" ayetleri....