“Cudjo Lewis’le yaptığım, üç ay süren bu görüşmelerde beni en çok etkileyen şeylerden biri şuydu: Amerika’daki beyaz halk benim halkımı köleleştirdi. Evet, bizi satın aldılar ve sömürdüler. Ama görmezden gelemeyeceğim, boğazıma takılıp kalan gerçek şu ki, beni, benim halkım sattı ve beyaz insanlar satın aldı. Bu, çocukluğumdan beri dinleyerek büyüdüğüm tarih anlatısını, yani beyaz insanların Afrika’ya gidip kırmızı bir mendil sallayarak Afrikalıları kandırdıktan sonra onları bir gemiye doldurup buraya getirdiği hikâyesini yerle bir ediyordu.”
İnsan sadece yeni olana sahip olmak için çalışıyordu.Yeniliğin ve yeni olan her şeyin ne kadar sevildiğini düşündüm.Bebekler bile belki de bu yüzden seviliyordu.Hiç kullanılmamış insanlar oldukları için.Son model, gıcır gıcır,el değmemiş bir et parçası...
"Birçok ülkede ismim vardır" demişti."Elfler arasında Mithrandir, cüceler arasında Tharkûn;gençliğimde, artık belleklerden silinmiş olan Batı'da Olórin idim,Güney'de İncánus,Kuzey'de Gandalf;Doğu'ya hiç gitmem."
Ama Saffet Bey önünden geçen otobüslerin hiçbirine binmiyordu.Çünkü varacağı yere nasıl olsa varırdı insan.Ama o böyle üşümüş böyle yorgun,gene de içinde yenice tutuşmuş bir alevin sıcaklığıyla ancak bir kez çıkacaktı yola.Bundan ötürü dönüşü geciktirmek gerekirdi.