İnsanların bu kadar geç kavraması çok tuhaf. İstedikleri şeylere göre yaşadıklarını düşünüyorlar. Yaşamlarına isteklerine göre yön verdiklerini. Oysa işin aslı, onları yönlendirenler, korktukları şeyler. İstemedikleri şeyler.
Pervane yeni yaşamına doğru yürümeyi sürdürüyor. Yürümeyi hiç kesmiyor, etrafındaki karanlık bir ana rahmi gibi; karanlık dağıldığında, seher pusunda başını kaldırmak ve doğudan uzanıp iri bir kaya parçasının yan tarafına vuran soluk renkli ışık huzmesini görmekse, yeniden doğmak gibi.
Suçun nerede kimde olduğu konusunda uzlaşamadık. Uzlaşamadıkça Gün’e sevgim arttı. Benim yanımdaydı, benim safımdaydı, beni benden çok savunuyordu.
O güne kadar Gün’le arkadaştık, o günden sonra kardeş olduk.