Yaşadığımız zamanımızın giderek daha da azaldığını hissediyor musunuz? Şahsen ben hissediyorum ve konuştuğum birçok kişi de çocukken zamanımızın daha uzun olduğunu fakat giderek zamanımızın daha kısaldığını hissettiklerini söylüyorlar. Bu şuna benziyor, marketlerde fiyatlar artmadan önce cebimizdeki bir miktar parayla daha çok alışveriş yapabiliyorduk. Ama şimdi aynı parayla 2-3 parça alınca eriyip gidiyor. İşte aynısı zaman için de geçerli.
Peki bunun sebebi nedir? Hikâyenin başlangıcı şöyle:
Einstein tarafından yüzyıl önce keşfedilen özel görelilik yasası evreni zamandan bağımsız olarak düşünemeyeceğimizi çünkü evrenin dördüncü boyutunun zaman olduğunu gösteriyordu.[1] Üstelik zaman stabil değil değişkendi. Evrenin farklı yerlerinde farklı zaman akıntıları vardı; zaman, hızdan veya kütle çekiminden etkilenirdi. Einstein hızlanan bir insan için zamanın daha yavaş akacağını bildiriyordu. Yani uzayda ışık hızına yakın seyahat eden bir astronotun zamanı yavaşlar ve Dünya’da geçen zamanla karşılaştırıldığında çok daha az bir zaman yaşamış gibi olur.[2] Örneğin Dünya’da 90 yıl geçerken ışık hızına yakın bir uzay gemisi içinde gezen bir astronotun (hızına bağlı olarak) 9 yılı geçmiş olabilirdi. Bu kuram 100 yıldır çeşitli deneylerle defalarca ispat edildi. [3]
Daha sonra, 2011 yılında, üç astronom, evrenin artan bir hızla genişlediğini buldukları için Nobel ödülü aldılar.[4]
Normalde kütle çekiminden dolayı evrenin genişlemesinin giderek hızlanamayacağı biliniyordu. Fakat bu bilim insanları bizden uzaktaki süpernovaların sadece uzaklaşmadığını aynı zamanda hızlanarak uzaklaştığını gösterdiler. Bu hızlanmayı açıklamak için evrende bilinmeyen gizli bir enerji olduğu teorisini öne sürdüler ve bu enerjinin adını karanlık enerji koydular.[5] Bu enerjinin tüm evrenin % 68’ini