Dertlerinizi Allah’la aranıza perde etmekten, onlara O’na kulluğunuza verdiğiniz kıymetten fazlasını vermekten sakının.
Hep müteşekkir olun ve bilin ki bu dünyadaki kederleriniz, Allah’ın size bir lûtfudur.
İyiliği duymaya hepimizin ihtiyacı var. İyilikle tanışmak bile bizi iyileştirir. Sadece insan olduğum için ötekinden mesul olduğum bilinci, başka türlü nasıl yaygınlaşabilir? Bir umut televizyonu olsa da bize sadece insanların iyiliklerini anlatsa. İnsanın sadece kötülükten, kavga ve hırstan ibaret olmadığını, kimi ruhların ince dokunuşlarla dünyayı güzelleştirebildiğini bize söylese.
Bir şehirde mekân bütünlüğü bozulunca davranış bütünlüğü de bozuluyor ve arkasından değer bütünlüğü bozuluyor. Artık siz zihninizde ve gönlünüzde kendinize ifade edemeseniz bile birtakım değerlere karşı lakayt kalmaya başlıyorsunuz. Hatta belki de birtakım başka değerleri de gizliden gizliye, fark etmeden kabul ediyorsunuz.
Eski değerlerinize karşı 'Yahu bu zamanda da o olur mu?' demeye başlıyorsunuz.
İşte o, 'Olur mu?' dediğiniz her neyse sizi siz yapan ögelerden bir tanesi ve belki de çok önemlisidir.
Modern çağda şehirleşen toplumun konut ihtiyacı ortaya çıkıyor. Bu ihtiyaç konusunda kendimize göre bir çözüm üretemeyip hemen bunu karşılayabilen en kolay formu seçiyoruz, yani apartmanlar yapıyoruz...