ELİF GÖKÇE

ELİF GÖKÇE
@elfgkce
öğretmen
yüksek lisans
36 okur puanı
Mayıs 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
10/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2020 21. kitabı
Barbarın Kahkahası daha ismi ve kapağıyla ilgi uyandıran ve bizi güzel şeylerin beklediğini haber veren işaretler çaktı en başından.Bitirdiğimde de yanılmadığımı anladım.Yazar, bir motelde tatil yapan insanları ilk bakışta basit olduğu düşünülen ve merak unsuruyla beslediği bir kurguyla çıkarıyor karşımıza.İlerledikçe görüyoruz ki o insanlar bilinçli şekilde bir araya getirilmiş ve her biri ülkedeki bir tipi temsil ederek görevlerini ifâ ediyor.Çocuk, feminist, milliyetçi, akademisyen vb. tiplerle "cinsellik, ayrımcılık, din, kadının toplumdaki yeri , birtakım acı tarihsel gerçekler gibi hassas konuları kimi zaman satır aralarına ustaca yerleştirerek bize farklı düşünsel alanlar açıyor yazar. Bu şekilde matruşka gibi çok katmanlı ve aynı zamanda naif bir okuma deneyimi sunuyor. Bir yandan ,motelde süregelen nahoş hadisenin aslında sadece bir metafor olarak kullanıldığını görmek de romanı basitlikten kurtarıp daha yükseğe kaldırıyor. Son olarak bu kitabın hitap edeceği kitlenin sadece yetişkinler olduğunu söyleyelim
Barbarın KahkahasıSema Kaygusuz · Metis Yayınları · 20202,301 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
9/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2020 20. kitabı
Öncelikle belirteyim ki bütün Türki Cumhuriyetler kardeşimiz soydaşımız olmakla birlikte Krgızistan'ı ayrı bir severim.Akrabalık bağlarıyla kavileşen iki dostluk hediye ettiği için belki de.Onlardan dinlediğim gördüğüm kadarıyla bozulmamış Türk geleneklerinin, samimiyetin ,sadeliğin hüküm sürdüğü yerler oralar yani atayurdumuz. Büyük Kırgız yazarın bu naif eserini bir solukta okudum bir yandan içim acıyarak.Kitap güzel betimleri, cümle kuruluşları, sıcak anlatımıyla öyle akıcı ki elinizden bırakmanız mümkün olmuyor.Romanın başkahramanı ilkokula başlamak üzere olan, anne ve babası tarafından terk edilmiş ,dedesi ve üvey babaannesi ile küçük bir orman köyünde yaşayan bir çocuk.Yokluğu, kimsesizliği her haliyle yaşayan çocuk masum dünyasında filizlendirdiği umut masalında babasının olduğu beyaz gemiye kavuşma hayaliyle yaşar hep.Çocuk kahramanın ismi hiç geçmez kitap boyunca.O, sadece ‘’çocuk’’ tur tüm saflığı ile…Bu, saf gözlerin penceresinden seyrederiz acımasız ,kirlenmiş ve gerçek dünyayı. Aytmatov un efsanevi tatlarla bezediği romandaki gerçeklerin günümüz dünyasında da izdüşümlerini görmek mümkün. Özellikle Bekey teyzenin yaşadığı dram içimi çok acıttı.Sırf, çocuğu olmadığı için kocası Orozkul tarafından uğradığı fiziksel ve psikolojik şiddet bir kez daha ‘’kadının adı yok’’ dedirtti.Hele Mümin Dede… Yaşadığı onca sıkıntıya rağmen torununa kol kanat germesi, yoksulluğun minneti uğruna içi yanmasına rağmen kızının çektiklerine çare olamaması öyle etkileyiciydi ki.Her yaş grubuna kesinlikle tavsiyemdir bu kitap.Merhamet kelimesinin hayatımızdan çıkmaya başladığı bu hengamda ruhumuza ilaç olması umuduyla…
Beyaz GemiCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202387,3bin okunma
8/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2020 19. kitabı
Otobiyografik roman özellikleri gösteren kitap , isminde geçen "tereddüt" kelimesiyle çekiyor kendine okuyucuyu en başta ;günlük hayatta sıkça duyduğumuz "En kötü karar, kararsızlıktan iyidir." cümlesini de akla getirerek.Gitmek- kalmak, sevmek-nefret etmek, yapmak-yıkmak, ölmek-yaşamak vb. gibi daha birçok birbirine zıt uçlarda bir sarkaç misali sallanan insanın , duracağı yeri tayin edememesi ve bu dengesizlik hâllerinin ruhunda yarattığı bunalımlar çok güzel işlenmiş eser boyunca. Roman içinde roman kurgusuyla oluşturulmuş kitapta ; adı belirtilmemiş bir yazar, Muâlla ve Vildan karakterleri karşılıyor bizi.Yazar ile Vildan'ın ruhlarında esen tereddüt rüzgârları daha belirgin ve acıtıcı.Safa ,öyle güzel ruhsal betimlemeler yapmış ki bizler de karakterlerin duygu dünyalarının içinde buluyoruz kendimizi ve onlarla acı çekiyoruz adeta.Kitabın hoş taraflarından birisi de Vildan karakteri sayesinde romana misafir olan #italyanyazar #pirandello . Yazarın #çıplaklarıgiydirmek adlı piyesinden sıkça alıntılar yapılıp sorular soruluyor ve yaşanan tereddütlü ruh hâllerini daha da derinden duyumsuyoruz Safa nın karakterlerinin. Romanın sonu ise ismine yakışan bir şekilde sis perdesi ardına gizlenmiş kafamızda dolaşan birçok soruyla birlikte.
Bir Tereddüdün RomanıPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 20209bin okunma
8/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2020 17. kitabı
#yiğitbener in #ötekidüşler adlı öykü kitabı klasik öykü anlayışının çok dışında farklı bir edebî zevki hâiz. Öyle ki mektup,anı, şiir,deneme gibi türler sınırlarını aşıp bu kitaptaki öykülere dahil olmuş.Bu melez yapının özgünlüğünün yanı sıra içerikleriyle de mest ediyor yazar. "Ön söz niyetine"alt başlıklı yazısında " Yaşamak bir yönüyle kayıplarla baş etme sanatı değil midir?" sorusuyla sarsıyor önce ve hızla gözümüzün önünden geçen ömrümüzün gerçekten de öyle olduğunu anlıyoruz.Tabii ki bu serüvende herkesin kayıpları ve bunlara direnme gücü farklı farklı.Yazar bu noktada ,son nefesimize dek kaybetmeyeceğimiz, tek kazanımımız olan "düşlerimizi" sunuyor panzehir olarak. Öykülerin ortak paydası "kayıp" ve hepsi birbirinden güzel ve etkileyici. Bu , Bener' den okuduğum ilk kitaptı ama son olmayacak.
Öteki DüşlerYiğit Bener · Can Yayınları · 201790 okunma
6/10
·250 syf.··
Beğendi
·
2020 16. kitabı
Genellikle postmodern çizgide eserlerini oluşturduğunu bildiğimiz yazarın bu eseri ,söz konusu akımın karakteristik özelliklerini bütünüyle yansıtıcı ve zorlayıcı değildi. Yer yer fantastik unsurlarla süslenmiş romanda kurgusal olarak küçük hatalar da gözüme çarptı okuma süresince. Teknik yönünü bir kenara bırakırsak romanda anlatılan hüzünlü öykü beni benden aldı açıkçası. Hayatıma ait, şaşırtıcı derecede benzerlikler bulduğum izdüşümler ; Toptaş’ın sıcacık , sade ve akıcı anlatımıyla birleşince kısa sürede bitirdim kitabı. Bence kitapta en çok öne çıkan ve bunu gözümüze sokmadan küçük , naif dokunuşlarla adeta olumlu subliminal mesaj verir gibi alt metinde okuduğumuz ‘’iyilik yapmaktan asla vazgeçme! ‘’ fikriydi. ’’Üşengeçlik, korkaklık, nemelazımcılık gibi düşüncelerle bizim için belki de küçük sıradan dokunuşlar başkalarının hayatında çok büyük etkileri haiz olabilir.’’i gördüm ben bu romanda.Bitirince aklıma ilk gelen şey kitabın muhakkak tüm kütüphanelerde yer alması oldu.Çünkü çok hasretiz bu acımasız çağda ince şeyleri duyumsamaya ; fedakarlık , samimiyet, vefa gibi güzel hasletleri yeniden hayatımıza hakim kılmaya.
Kuşlar Yasına GiderHasan Ali Toptaş · Everest Yayınları · 202022,1bin okunma