Varlığımızı değerli ve keyifli kılanın bizim duygularımızdan başka şey sayılamayacağını giderek kavradığımı sanıyorum. "Mutluluk" denebilecek bir şeye yeryüzünün neresinde rastlasam, bakıyorum duygulardan oluşuyor. Para hiçbir şeydi, güç ve kudret hiçbir şey. Her ikisini de elinde bulunduran ama sefalet içinde yaşayan pek çok kişi vardı. Güzellik hiçbir şeydi; güzel erkek ve kadınlar görüyordum, tüm güzelliklerine karşın sefil durumdaydılar. Sağlığın da fazla bir ağırlığı yoktu; herkes kendini ne kadar sağlıklı hissediyorsa o kadar sağlıklıydı; bazı hasta kişiler vardı, ölmelerinden çok kısa süre öncesine kadar yaşam kıvancıyla ışıl ışıl parıldıyordu gözlerinin içi; bazı sağlıklı kişiler de acı çekmekten korktukları için sararıp soluyorlardı. Ama mutluluk insanların güçlü duygulara sahip oldukları, bu duygular için yaşadıkları, onları içlerinden kovup uzaklaştırmadıkları, zorbaca davranmayarak onları bakıp büyüttükleri ve bunun hazzını tattıkları her yerde vardı. Güzellik onu elinde bulundurana değil, onu sevip ona tapanlara mutluluk bağışlıyordu.
Bir zaman özgürlüğün hasretini çekmiştim; derken içtim, boşalttım özgürlük kadehini; yalnızlığı aramıştım bir zaman, derken yalnızlık kadehini diktim kafama; şan ve şöhrette de, sağlık durumunda da başıma aynı şey geldi; sadece bir doyuma kavuşmak ve ardından yeni, başka, değişik bir susuzlukta uyanmak için yaptım bütün bunları.
Ve çılgınlıkların beşiğinde
Verdiğimiz acıyı birbirimize
Silip götürür zaman, kalp unutur
Ama mutlu saatler durur yerinde
Işıltında senin sonu gelmeyen.
Düşüncelerimi dile getirmeye uğraşıyor ama başaramıyorum. Düşünceler dile getirildi mi, her zaman işte öylesine yitiriyor dirimselliğini! Öldürmeyelim, bırakalım yaşasın onlar!