Siz daha önce âşık oldunuz, değil mi? Birkaç defa, değil mi? Evet, evet. Ama sevginin ne anlama geldiğini bildiğiniz yok henüz. Bilmiyorsunuz efendim. Belki, bütün bir gece ağladığınız oldu. Ve bütün bir ay doğru dürüst uykuya hasret kaldınız. Belki şiirler de döktürdünüz; hatta zaman oldu, canınıza kıymayı geçirdiniz aklınızdan. Evet, bildiğim şeyler hepsi. Ama bütün bunlar sevgi değil, anlıyor musunuz, sevgi başka bir şeydir.
oysa yaşanılan günlerden her biri değeri hiç kaybolmadan kalacak şahane bir gün olabilirdi benim için; ne var ki, biri de öteki gibi değerini yitirip geride hiçbir anı bırakmadan son buluyordu.
(...)o günlerin birkaç olayını yazayım istedim. Çünkü geçmiş'i sevmeyi öğrendiğimiz, şimdi'nin daha yorgun, daha kayıtsız adımlarla geçtiği çağa giriyorum artık.
Acıda üstünlüğü, anlayışı, gülümsemeyi elden bırakmayıştır sevgi. Kendimize ve yazgımıza sevgi, o bilinemez'in bize ilişkin niyet ve tasarısına, bu niyet ve tasarıyı tümüyle göremesek ve kavrayamasak da evet demek – işte ulaşmamız gereken amaç.