Dünyadaki herkesin içinde ona en yakın ama aynı zamanda en kötü davrandığı kişiydi. Herkese karşı bu kadar iyiyken, ona karşı nasıl kötü olabiliyordu? Mantıklı gelmiyordu. Belki ona ne kadar kırıldığını gösterirse, o da herkese davrandığı gibi iyi davranabilirdi.
Babası çok baskın bir tipti ve annesine kötü davranmıştı. "Daha iyisini yapmayı bilmiyor" fikriyle durumu normalleştirdim. Bu davranışı öğrendiyse, öğrendiğini unutması ve değiştirmesi de mümkün olmalıydı.
Kaçıngan bağlanma stiline sahip Kevin, Naomi'yle arasında belli bir mesafeyi korumak istiyor ve bunu çeşitli yöntemler kullanarak sağlıyor – geliş gidişleri konusunda gizemli davranıyor, Naomi'nin açıkça rahatsız olmasına rağmen eski flörtleriyle bağlantıyı sürdürüyor. Naomi'ye gelince, Kevin'ın aralarına koyduğu engel ve dikkat dağıtan şeyleri kaldırarak daha yakın olmaya çalışıyor. Fakat Kevin bunu içtenlikle istemedikçe çabaları boşa olacak. Çünkü sonuçta yakınlığı yaratmak iki kişinin de isteğiyle olur.
İnsanların açlık çektiğini, bitmek bilmez elektrik kesintileri yüzünden karanlıkta oturduklarını, ailelerinin ihtiyaçları yüzünden çalışmak zorunda kaldıkları için çocukların okula gidemediğini gördükleri halde vicdanları nasıl rahat ediyor, bilmiyorum. Babam, paradan başka bir şey düşünmeyen politikacılardan payına düşmesi gerekenden fazlasını alan Pakistan'ın lanetlenmiş olduğunu söyler.