elif

elif
𓆝 𓆟 𓆞 𓆝 𓆟
Yaşadığı hayat beklediği gibi çıkmamıştı, belki bu. Aslında ona vaat edilenler ile gerçekleşenler arasında bir fark yoktu. Ama o bu vaatleri bambaşka düşlemişti. Her şehrin havasını beğenmenin, her şehirde bir güzellik bulmanın da bir tür tembellik olduğunu düşündü. Kabullenmeyi, razı olmayı kolay kılacak bir yol, kendini kandırmak.
Sayfa 32 - Can Yayınları·Kitabı okudu
Reklam
Bu birbirine benzeyiş, duygularda ve düşüncelerde, hayatı yaşamada birbirinin aynı oluş onu rahatsız ediyor, gelecek günlerin geçenlerden hiç farkı olmayacağını düşündürüyor, korkutuyordu. Her gün yarına ilişkin ümitleri azalıyor, her turnenin ardından kendinden bir parçayı kaybettiğini hissediyordu.
Sayfa 27 - Can Yayınları·Kitabı okudu
kendi benliğimden uzaklaşıyorum toplanıp gidiyorum bu kanlı deliler ülkesinden ben, sağılmış bir inek tuzlanmış bir et doktor/efendi asla doymuyor. i go away from my own self pack up and leave dis lunatic country of blood i, a milked cow the salted meat doctor/massa don’t never get full.
sabah ayrılıyorum doktorla beraber olacağım. göletin oraya gidiyorum . . . son bir kez bakmak için hani? Montgomery orada, gülümsemiyor. sadece bir kaya parçasını işaret ediyor çikolata gibi koyu ve ıslak toprağın üstündeki. işte orada (diyor) bebeğini oraya gömdüler. i leavin in the mornin gon be wit the doctor. i go out by the pond . . . one las’ look you know? Montgomery there, not smilin. jus’ point to a fat rock sittin on some dirt, dark and wet as fudge. there (he say) that there is where they buried yo baby.
derken efendi geliyor, diyor ki doktor beni onun elinden çekip alacakmış beni yanına alıp düzeltecekmiş peki. yeni bir cehennem, ne fark eder. then here come massa say the doctor wanna take me off his hands say he there to get me regular fine. new hell, whatever.
Reklam