"Benim ailem de ebeveyn değildi. Annem herkesi seven bir melekti, bu dünyaya ait bir varlık değildi, geçici olarak burada bulunuyordu, o kadar. Babam önce posta kutusundaki isimdi, sonra da küllerini koyduğumuz kavanozdaki isim. Ebeveyn değillerdi, örnek değillerdi, model değillerdi. Benim aile konusunda tecrübem yok."
"Eğer bana babanın resmini çiz deselerdi, banyodaki tıraş makinesini, posta kutusundaki ismini, üç çift ayakkabısının durduğu dolabı ve soluk renkli iki takım elbisesini çizerdim. Ayrıca bir de sessizlik çizerdim, evet, cumartesi ya da pazar, gece nöbetinin ardından uyuyabilmek için bir odaya kapandığında mutlak uyulması gereken sessizlik."